Cumhuriyet Nedir? Cumhuriyet Hakkında Bilgi

Cumhuriyet nedir? Cumhuriyetin tanımı, sözlük anlamı ve tarih boyunca gelişimi ile Cumhuiyet hakkında bilgi yazısı.

Cumhuriyet bir devlet idare şeklidir. Cumhuriyet idaresinde halk, egemenliği elinde bulundurur ve bunu seçtiği temsilciler yolu ile kullanır.

Anayasa hukuku devlet şekillerini iki kategoriye ayırır:

1— Monarşiler: Devlet müessesesinin bir tek kişi etrafında teşkilatlanmış halidir.

2— Cumhuriyetler: Devlet başında belli süre için seçimle gelen bir başkan vardır ve onun etrafında çeşitli meclisler bulunur.

Tarih boyunca gelip geçen ve ya halen mevcut devletleri bu kategorilerden birine sokmak mümkündür. Fakat hiçbiri diğerine tıpatıp benzemez. Bu noktayı akılda tutmak şartı ile “cumhuriyet” dediğimiz devlet şeklinin ana çizgilerini belirtebiliriz:

Cumhuriyet kelimesinin sözlük anlamı “halka mensup hükümet şekli ki, hükümdarın yerine halkın seçtiği bir başkan bulunması” ‘dır.

Eski Yunan filozofu Aristoteles (Aristo) cumhuriyeti şöyle tarif eder: “Devleti, herkesin menfaatini gözeterek halk idare ederse, ona cumhuriyet denir“.

Bu ana fikri işleyen, geliştiren Montesquieu : “Yasama, yürütme ve yargı kuvvetleri tek şahısta veya kurulda toplandığı takdirde adı cumhuriyet dahi olsa ve organlar seçimle gelse bile, o rejim, halk idaresi niteliğini taşımaz” diyor.

Cumhuriyet, öyle bir devlet şeklidir ki onda, üç ana kuvvet, ayrı, birbirlerine karşı bağımsız ve birbirini dengeli bir surette denetleme esasına göre kurulmuş olacak, devletin başında da belli bir süre için seçimle gelen bir başkan bulunacaktır.

Tarih Boyunca Cumhuriyet

Cumhuriyet deyimi tarihçiler tarafından ilk olarak Etrüsk krallarının ülkeden çıkarılmasından sonra Roma’da kurulan hükümet için kullanılmıştır. Bazı tarihçiler bu deyimi eski Yunan şehir devletlerj için de kullanırlar. Bu idareler gerçekten birer monarşi değildi, devlet işlerinde nispeten müşterek bir idare vardı. İmparatorluk ve krallıklarda olduğu gibi devlet başkanlığı babadan oğula veya hanedanın diğer fertlerine geçmezdi.

Ortaçağ’da İtalya’daki Venedik, Cenova ve Floransa gibi küçük devletler “cumhuriyet” adını taşırlardı. Fakat buralardaki devlet şekli gerçek bir halk idaresi değildi.

Vatandaşa hürriyet ve eşitlik getiren cumhuriyetlere ancak XVIII. yüzyılın ikinci yarısında Amerika Birleşik Devletleri Bağımsızlık Savaşı ve Fransız Büyük İhtilali imkan hazırlamıştır. XIX. yüzyıl bir devlet şekli olarak cumhuriyetin Avrupa’da ve Amerika’da belirmesi, gelişmesi ve yerleşmesi için girişilen çetin ve kanlı mücadelelerle geçmiştir.

Bir cumhuriyet idaresi gerçek anlamı ile demokrasi değildir. Çünkü demokrasi doğrudan doğruya ülke halkının bir araya gelerek kanunlar yapması, bu kanunları uygulayacak kimseleri seçmesi demektir. Halbuki ülkelerde nüfus çokluğu saf demokrasinin uygulanmasına asla izin vermez. Bu bakımdan vatandaşların büyük bir çoğunluğunun oyu ile seçilen meclis veya meclislerin ülkeyi idare etmesi bakımından cumhuriyet saf demokrasiye en yakın idare tarzıdır.

Etiketler: , , , , ,


Leave a Reply

E-posta hesabınız yayınlanmayacak.