72. Koğuş Kitap Özeti Karakterler Analizi – Orhan Kemal

0

Orhan Kemal’in 72. Koğuş isimli romanının konusu nedir? 72. Koğuş isimli romanın özeti, karakterleri, analizi, hakkında bilgi.

72. Koğuş

Advertisement

72. Koğuş

72. Koğuş, Orhan Kemal‘in 1954 yılında önce uzun hikâye formunda yazdığı, daha sonra oyunlaştırdığı eseridir. Eser, II. Dünya Savaşı yıllarında Türkiye’de bir cezaevinde yoğun sefaletin yaşandığı bir koğuşu ve bu koğuşta kalan Ahmet Kaptan adlı naif karakterli mahkûmun trajedisini anlatır. Orhan Kemal’in 1940 yılında Bursa Hapishanesinde kaldığı dönemde yakından tanıdığı tutukluluk yaşamı 72. Koğuş’a yansımıştır.

Kitabın Özeti;

Öykü, II. Dünya Savaşı yıllarında cezaevinde geçer ve Adembabalar olarak da anılan fakir, kimsesiz, hırsızlıktan, adam öldürmekten içeri girmişlerin bulunduğu 72′nci Koğuş’un anlatımıdır.

Olay, Berbat’la İzmirli koğuşta izmaritine zar atarken; babasını yıllar önce bir liman kahvesinde vuranların amca oğlunu öldüren Ahmet Kaptan’ın idare tarafından çağrılmasıyla başlar. Varlığını bile unuttuğu anası kendisine yüz elli lira göndermiştir. Haber koğuşta büyük bir sevinç yaratır. Bunca çirkefin içinde umutsuzluk yaşayan, izmaritine zar atan, beton zeminde yatan, kimi zaman birbirlerinin kuyusunu kazan, ancak yolları oldu mu her şeylerini paylaşan cezaevinin en yoksul, yoksul olduğu için de en pis koğuşunun Adembabaları için umuttur bir nebze de olsa. Ahmet Kaptan’a haberi uçuran Kaya Ali, Ahmet “ağasının” meydancısı olacağını düşlemeye başlar hemen. Berbat ise yüz elli lirayla oynanacak kumarın, zar tutarsa ne kadar çok getireceğini düşler, kumar oynamayan Ahmet Kaptan’ı zar tutmaya ikna etmeyi ümit eder.

Yüz Elli Lira’nın Getirdiği Değişiklikler

Ahmet Kaptan için ise ne kendisine ne de koğuştan birine ayrıcalık kazandırmıştır bu yüz elli lira. Ağa olmakta da gözü yoktur. II. Dünya Savaşı yıllarıdır. Dışarıda olduğu gibi, içeride de ekmek bulmak zordur. “Kardaş malı ortaklık!” der Ahmet Kaptan, “kaynatalım bir tencere fasulye, doyuralım karınlarımızı”. Adeta bayram yapar koğuş. Ahmet Kaptan çay da pişirtir, sigara da aldırtır.

Advertisement

Her akşam tencere kaynar bundan sonra, kuru fasulye yanına soğan, kırmızı biber, fasulyenin içinde et de vardır hem artık. Her akşam çay ve sigara içilir. Serseri değildir artık onlar, gardiyanlara bile kafa tutarlar. Paraları vardır artık çünkü. Ne de olsa kardeş malı ortak malıdır. Yardakçıları da eksik değildir bu arada Kaptan’ın, ufaktan bir rekabet bile vardır kendi aralarında.

Kaptan’ın has adamı olmayı Kaya Ali’ye kaptırmaya yanaşmayan Berbat, Kaptan’ı kumara oturmaya ikna etme derdindedir. Müdürün odacısı Bobi Niyazi de yanaşır Kaptan’a. O paradan kendi payına da bir şeyler düşeceğini düşünür. Çünkü Bobi, müdürden bir izin kağıdı uydurup Kaptan’ı ve Berbat’ı birkaç saat için dışarı çıkarabilecek şansa sahiptir. Sonunda Kaptan paranın ancak zar atarsa artabileceğine ikna olur ve Sölezli’nin koğuşunda kumar oynar.

Kaptan kumarda kazanmaya başlar, böylece koğuşta tencereler kaynar, etraf temizlenir, Adembabalara yatak alınır, kısacası koğuşun tüm eksikleri giderilir. Ağalar ise bu durumdan hiç hoşnut değillerdir.

Fatma Kaptan’ın Hayatına Giriyor

Tüm bunlar olurken Kaptan’ın yüreğinden bir kadın geçmektedir. Bir kadının annesinin yanında kaldığını, kendisini ziyaretine geldiğini, onu beklediğini, hapisten çıkınca da yuva kurabileceklerini hayal eder. Bu durumu anlayan Bobi, bunu Kaptan’ı söğüşlemek için bir fırsat olarak görür. Erkeklerin çamaşırlarını para karşılığında yıkayan kadınlar koğuşuna çamaşırları o götürmektedir çünkü. Kaptan’ın koğuşun camından baktığında Fatma’yı beğendiğini anlar. Dümeni kurar. Fatma’ya Kaptan’ın çamaşırlarını getirip götürürken ikisinden de habersiz, Fatma’nın ağzından Kaptan’a aşk mektupları yazar. Kaptan’a, Fatma’nın hep kendisinden bahsettiğini söyler. Kaptan aşık olmuştur artık. Bobi ise Kaptan’ın yanına her gidişinde Fatma’dan haber ya da mektup getirme bahanesiyle söğüşler Kaptan’ı. Bobi’nin bir yolunu bulup Kaptan’la Fatma’yı birkaç dakikalığına karşılaştırması, Kaptan’ın ümitlerini iyice artırır. Cezası dolan Fatma ise kısa bir süre sonra cezaevinden ayrılır.

Kaptan, günler boyunca Fatma’nın gelmesini bekler; ama o gelmez. Kaptan iyice kendini kaybeder, gerçeklikten kopar. Bu dönemde zar da atmaz, bu durumdan da en kötü etkilenen 72′nci Koğuş olur. Her şey kısa sürede eski haline döner. Bir gün Kaptan’ın yatağı, yorganı da satılır. Hatta “Fatma geldi, üşüyormuş, ceketini göndersin diyor.” diyerek ceketini ve bu tarz yollarla pantolonunu, kunduralarını bile alır üzerinden 72′nci Koğuş’un Adembabaları.

Advertisement

Bir sonraki kış, bir sabah gardiyanlar Fatma’sını bekleyen Kaptan’ı pencere demirlerine yapışmış ve yarı donmuş bir halde bulurlar. Ancak Kaptan bunu atlatır. Daha sonraki kış ise Kaptan’ın yüreği dayanamaz ve pencere demirlerine yapışmış bir şekilde gardiyanlar tarafından bir sabah ölü bulunur.

Karakterler

Romanın ana karakteri, merkeze konulan “adembabaların” en önemlisi olan Ahmet Kaptan’dır. Ahmet Kaptan, Orhan Kemal tarafından böyle bir hikayenin anlatılmasını mümkün kılan karakter olarak yaratılır.

Kitabın başında, Ahmet Kaptan’a gelen para, normalde hapishanenin en kötü durumdaki koğuşu olan 72. Koğuş’u değiştiren unsur haline gelir. Ancak, Ahmet Kaptan’a paranın gelmesi yeterli değildir: Orhan Kemal, bu karakteri eli açık, cömert, iyi niyetli bir karakter olarak kurgular. Böylece Ahmet Kaptan yalnızca parayı alıp kendi başının çaresine bakmaz, romanın “motif” olarak nitelendirilebilecek sözlerinden biriyle, “Kardeş malı ortaklık” diyerek parayı bütün koğuş için harcar.

Üstelik, Ahmet Kaptan bunu, kendisini adembabalardan biri olarak görmemesine, namuslu ve onurlu bir suçtan içeriye girmiş, onlardan farklı bir insan olduğuna inanmasına rağmen yapar. Bu da onun, kendinden aşağıda gördüğü insanlar için bile fedakarlıktan kaçınmayan bir karakter olarak rolünü güçlendirir.

Romanın son bölümlerinde ise, “karasevdaya tutulan”, tamamen farklı bir Ahmet Kaptan portresi çizilir. Ancak bu da, romanın gidişatı için son derece önemli bir unsurdur, zira kumarda ciddi miktarlarda para kazanan Ahmet Kaptan, 72. Koğuş’u mutlu bir sona ulaştırmaya çok yakındır. Ancak Bobi Niyazi’nin etkisiyle Fatma’ya aşık olması, onun her şeyi bir kenara bırakmasına ve Koğuş’un eski haline dönmesine sebep olur.

Advertisement


Leave A Reply