A Harfi İle Başlayan Zıt Anlamlı Kelimeler

0

A harfi, Türkçede bulunan A harfi ile başlayan Zıt anlamlı sözcükler, kelimeler listesi ve anlamları.

A – B – C – Ç – D – E – F – G – H – I – İ –  K – L – M – N – O – Ö – P – R – S – Ş – T – U – Ü – V – Y – Z

abartmak: küçültmek,


abes: anlamlı, mantıklı,

abuk subuk: anlamlı, manalı,

abullabut: zarif, ince, nazik,

abus: güleç.

acar: güçsüz, sakin, durgun,


acayip: normal, alışılan, doğal.

acele: yavaş, ağır, sakin,

aceleci: uyuşuk, yavaş, sabırlı.

acemi: usta, becerikli, bilgili, tecrübeli,

acı: 1. sevinç, neşe. 2. tatlı, lezzetli,

acıklı: neşeli, gülünç,


acıkmak: doymak,

acımasız: merhametli,

acil: ağır, yavaş,

âciz: güçlü, becerekli.

aç: tok, zengin,

aç gözlü: tok gözlü,

aç gözlülük: tok gözlülük,


açık: 1. belirsiz. 2. gizli, saklı,

açıkça: gizlice.

açıkgöz: saf, ahmak, aptal,

açık saçık: kapalı,

açıktan açığa: gizlice,

açılış: kapanış,

açlık: tokluk, açma: kapama,


açmak: 1. kapatmak. 2. gizlemek,

adalet: zulüm.

adamakıllı: gelişigüzel, kötü.

adamcıl: vahşi, yabani,

adavet: kardeşlik, dostluk,

adi: değerli, kaliteli,

adil: zalim, gaddar, insafsız,

adilâne: adaletsizce, haksızca.


af: cezalandırma,

afacan: uslu.

aferin: kızmak, azar.

affetmek: cezalandırmak,

afiyet: hastalık,

ağaçlık: çorak,

ağarmak: kararmak,

ağdalı: yalın,

ağır: 1. hafif. 2. kolay.

ağırbaşlı: hoppa, şımarık,

ağırlaşmak: 1. iyileşmek, düzelmek, 2. şımarmak,

ağızsız: konuşkan,

ağlamak: gülmek,

ağyar: dostlar,

ahbap: düşman,


ahenk: uyumsuzluk,

aheste: çabuk, hızlı, tez.

ahir: ilk, önce, evvel,

ahşap: kâgir.

ak: kara.

akabinde: ilkin, önce, baştan,

akıbet: ilk.

akıcı: 1. tutuk. 2. katı.

akıllı: aptal, sersem,

akılsız: zeki, açıkgöz,

akıntı: 1. durgunluk. 2. düzlük.

aklamak: 1. suçlamak. 2. kararmak,

aklanmak: cezalandırılmak,

akraba: yabancı, el.

aksak: sağlam, düzgün, elverişli,


aksi: uysal, mülayim,

akşam: sabah, seher,

aktif: pasif, eylemsiz, edilgen.

âlâ: kötü, çok kötü, pek kötü.

alabildiğine: asgari, en az.

alacaklı: verecekli, borçlu,

alâkalanmak: 1. lâkayıt kalmak. 2. nefret etmek,

alâkasız: ilgili,

alâyiş: alçak gönüllülük, tevazu.

albeni: 1. iticilik. 2. hantallık. 3. donukluk,

alçak: yüksek.

alçak gönüllü: kibirli, çalımlı, kendini beğenmiş,

alçalmak: yükselmek,

aldanmak: aldatmak,

aldatmak: aldanmak


aldırışsız: ilgili, alâkalı,

alelâcayip: normal, tabii,

alelacele: ağır ağır, aheste,

alelade: 1. görülmemiş, nadir,ender. 2. seçkin,

alenen: gizlice,

aleni: gizli.

alevlenmek: 1. sönmek. 2.sakin olmak, sakinleşmek,

aleyhtar: taraftar,

alıcı: verici.

alıkoymak: serbest bırakma,

alımlı: sevimsiz, cazibesiz,antipatik,

alıngan: duygusuz, hissiz,

alışmamak: benimsemek,

alışmak: yabancılaşmak, soğumak.

âlicenap: bencil, kötü, gaddar.


âlim: bilgisiz, cahil,

allak bullak: düzenli,

almak: vermek,

alt: üst.

alt üst: derli toplu, düzenli,düzgün,

ameli: nazari

amir: 1. memur. 2. ast. 3. buyurulan. 4. alt.

analı: öksüz,

analiz: sentez,

andıran: apayrı, bambaşka,

andırmak: tamamen ayrı olmak, büsbütün farklı olmak.

ani: yavaş yavaş, ağır ağır.

anlamdaş: zıt anlamlı, karşıt

anlamlı, anlamlı: manasız, anlamsız, boş.

anlamsız: manalı, anlamlı,


anlaşmak: anlaşmazlık, bozuşmak,

anlaşmazlık: anlaşma, barışma, uyuşma,

anlayışlı: anlayışsız, düşüncesiz.

anlayışsız: anlayışlı, düşünceli, zeki.

anormal: normal, tabii,

anot: katot.

antidemokrat: demokrat,

antipatik: sempatik, sevimli,alımlı, cazibeli,

apaçık: gizli,

aptal: zeki, akıllı,

aptallık: zekilik, akıllılık,

arabozanlık: ara buluculuk,

aralamak: 1. kapamak. 2. sıklaştırmak,

ara sıra: daima, sürekli, her zaman,

ardıl: öncül.

arı: katışık, kirli, günahkâr,

arınma: suçlanma, kirlenme,

arızalı: düz, aksamasız, sağlam.

arif: anlayışsız, bilgisiz,

arka: 1. ön. 2. hasım.

arkalı: koruyucusuz.

art: ön. artı: eksi.

artımlı: eksilen,

artırım: müsriflik, israf,

arz: 1. saklama. 2. talep, istem.

asabi: sakin, uslu.

asalet: vekillik,

asaleten: vekâleten,

asayiş: düzensizlik,

asgari: 1. en çok. 2. maksimum,

asıl: taklit, sahte,

asılsız: gerçek,

asil: 1. soysuz. 2. vekil,

askeri: sivil,

asla: her zaman, daima,

asri: eski usul.

asrilik: muhafazakârlık,

ast: üst, amir.

aşağılamak: yüceltmek, gururlanmak,

aşağılık: değerli,

aşırı: ölçülü,

aşırılık: ölçülülük,

aşikâr: gizli.

aşikâre: saklayarak, gizlice.

aşina: yabancı,

aşk: nefret,

atak: çekingen,

ateşlemek: söndürmek,

ateşlenmek: ısısı azalmak, ateşi düşmek, hareketsizleşmek.

atıl: hamarat, çalışkan,

atılmak: çekilmek,

ati: mazi, geçmiş, dün.

atik: hantal, uyuşuk,

atmak: 1. alıkoymak, saklamak. 2. yakına almak, yakınlaşmak,

avanak: açıkgöz,

avutmak: üzmek,

ayak takımı: soylular, asiller,

ayak ucu: baş ucu.

aydınlık: karanlık,

ayık: sarhoş,

ayıklamak: karıştırmak,

ayıp: kusursuzluk, suçsuzluk,kabahatsizlik,

aykırı: 1. uygun. 2. düz.

aylaklık: çalışkanlık,

aymaz: uyanık,

ayrı: 1. yakın, yakında. 2. birlikte, beraber.

ayrıca: toplu, birlikte,

ayrılık: 1. beraberlik, toplu,birlikte. 2. kavuşma,

ayrımlı: 1. ayrımsız, tamam.2. tüm, bütün,

ayrışmak: katılmak, katışmak,

az: çok, fazla,

azade: tutsak, esir.

azat etmek: 1. kapatmak, alıkoymak. 2. tutsak etmek, esir etmek, köle yapmak,

azalmak: 1. artmak. 2. çok gelmek. 3. fazla gelmek.

azamet: 1. küçüklük. 2. tevazu,

azami: en alçak, en az, minimum,

azap: neşe.

azarlamak: sevmek, okşamak.

azgın: sakın, durgun, uslu.

azıcık: çok.

azımsamak: çoksamak.

azınlık: çoğunluk,

azil: taltif.

azletmek: işe almak, tayin etmek.

azlık: 1. çokluk. 2. çoğunluk.



Bir Yorum Yazmak İster misiniz?