Acı İle İlgili Atasözleri Deyimler ve Anlamları Açıklamaları – Acı Çekmek Hakkında

0
Advertisement

İçinde ve anlamında acı, acı çekmek geçen atasözleri, deyimler ve açıklamaları. Acı hakkında atasözleri, deyimler ve anlamları.

Acı İle İlgili Atasözleri - Deyimler ve Anlamları

Acı İle İlgili Atasözleri – Deyimler ve Anlamları

ATASÖZLERİ

***acı acıyı keser, su sancıyı
bir güçlüğü yenmek için başka bir güç yola başvurulmalıdır. DEVAMI

***acı patlıcanı kırağı çalmaz
herhangi bir duruma alışkın olan kimseyi benzer kötü durumlar etkilemez.DEVAMI

***acıkan ne yemez, acıyan ne demez
geçim sıkıntısı içinde bulunan kişi geçinebilmek için her yolu dener, her işi yapar, canı yanan kişi de sonunu düşünmeden ağzına geleni söyler.

Advertisement

***acıklı başta akıl olmaz
büyük sıkıntılar içinde bulunanlar mantık dışı işler yapabilirler. DEVAMI

***acındırırsan arsız olur, acıktırırsan hırsız olur
koruduğunuz kimsenin sürekli acınmasına izin verirseniz arsız olur, emeğinin karşılığını tam olarak vermediğiniz kişi de hırsız olur. DEVAMI

***acıyan uyumuş, acıkan uyumamış
insan sıkıntıya katlanır da açlığa katlanamaz.

***beş parmağın hangisini kessen acımaz?
insan evlatlarını birbirinden ayırt etmez, hangisine zarar gelse aynı üzüntüyü duyar.

Advertisement

***doğru söz acıdır
eksikleri, yanlışları, yolsuzlukları bütün çıplaklığıyla ortaya koyan ve eleştiren söz, bu işi yapanlara acı gelir.

***dost sözü acıdır
yakınlarımız, eksikliklerimizi çekinmeden söylerler.

***hak söz ağıdan acıdır
eksikleri, yanlışları, yolsuzlukları bütün çıplaklığıyla ortaya koyan ve eleştiren söz, bu işi yapanlara acı gelir.

***harmanda dirgen yiyen sıpa, yılına kadar acısını unutmaz
uygunsuz davranışlarından dolayı cezalandırılanlar uzun süre aynı davranışı göstermezler.

Advertisement

***sabır acıdır, meyvesi tatlıdır
sabır zor bir iştir ancak güzel sonuçları vardır.

***soğanın acısını yiyen bilmez, doğrayan bilir
bir iş yapılırken ne kadar güçlük çekildiğini, o işi başarmış olan bilir; başarılmış olan bu işten yararlanan bilmez.

***şeriatın kestiği parmak acımaz
kanunların uygun gördüğü cezaya katlanmak gerekir.

DEYİMLER

***acı (acılar) görmek
kötü günler yaşamak.

Advertisement

***acısı içine (yüreğine) çökmek (işlemek)
1) bir şeyin acısını derinden duymak; 2) kötü bir şey olacağını düşünerek önceden üzülmek.

***acısı ortaya çıkmak
olumsuz sonucu yavaş yavaş ortaya çıkmak: Dur bakalım daha hele, o içtiklerinin acısı bir bir çıkacak ortaya. -M. İzgü.

***acısını almak
1) acılığını gidermek; 2) sızıyı dindirmek.

***acısını bağrına (içine) basmak (gömmek)
bir üzüntüye, sıkıntıya yakınmadan katlanmak.

Advertisement

***acısını çekmek
yapılan yanlış bir işin doğurduğu sıkıntı ve üzüntü içinde bulunmak.

***acısını çıkarmak
1) acılığını yok etmek: Soğanın acısını çıkarmak. 2) mec. uğradığı maddi veya manevi zararı karşılayacak bir iş yapmak: Bunca gecikmişliğe rağmen o günlerin acısını çıkarabilmesine imkân tanımalıydı. -E. Şafak. 3) mec. öç almak: Ustanın kendisini küçük burjuva münevveri diye aşağılık görmesinin acısını çıkarıyor. -N. Hikmet.

***acısını görmek
bir yakınının ölümünü görmek.

***(bir şeyin) acısı çıkmak
bir şeyin olumsuz, kötü sonucu bir süre sonra ortaya çıkmak: Dünkü yorgunluğun acısı bugün çıktı.

Advertisement

***(birinin) acısına dayanamamak
bir kimse bir yakınının ölümünden büyük üzüntü duymak.

***(birinin) acısını almak
sıkıntısını, üzüntüsünü azaltmak.

***(birinin) canını acıtmak
birine acı vermek: Korku, canını acıtacak, elle tutulur gözle görülür bir madde oldu. -N. Hikmet.

***canı acımak
1) çarpma, vurma vb. sonucu acı duymak: Şaşkınlığından bir kestane yığınına çarptı, canı acıyordu. -S. F. Abasıyanık. 2) üzülmek, rahatsız olmak.

Advertisement

***canına acımamak
kendini düşünmeden, kendine bakmadan yaşamak.


Bir Yorum Yazmak İster misiniz?