Açık Nedir? – Sözlük Anlamı

0
Advertisement

Açık ne anlama gelir? Açık kelimesinin terimler sözlüklerindeki anlamı, deyimler ve birleşik kelimelerin anlamları nedir?

1. Açılmış, kapalı olmayan, kapalı karşıtı
“Açık pencereden, pastırma yazının mavi ışıkları girmekte.” – E. Atasü

2. Engelsiz, serbest
“Açık yol.”

3. Örtüsüz, çıplak
“Yolcuların hepsi indikten sonra Mehmet Akif göründü, beni açık başıyla selamladı.” – A. Kabaklı

4. Boş
“Kâğıtta açık yer kalmadı.”

Advertisement

5. Görevlisi olmayan, boş (iş, görev), münhal
“Açık kadro.”

6. Aralığı çok
“Açık adımlarla.”

7. Çalışır durumda olan
“Bazı dükkânları açık olan caddeden sola saptılar.” – Ö. Seyfettin

8. Kolay anlaşılır, vazıh
“Açık, dobra sualleriyle karşısındakinin en azından keyfini kaçırır.” – E. Işınsu

Advertisement

9. Gizliliği olmayan, olduğu gibi görünen
“Bu adamın her işi açıktır.”

10. Her türlü düşünceyi hoşgörüyle karşılayabilen, etkisinde kalabilen
“Her çeşit kafa ve gönül fırtınalarına açık bir adamdı o.” – T. Buğra

11. Rengi koyu olmayan, koyu karşıtı
“Açık sarı saçlı, zayıf bir kadın keman çalıyordu.” – Ö. Seyfettin

12. Sevişme sahnelerini bütün çıplaklığıyla anlatan (kitap, resim, film vb.)

Advertisement

13. Belirgin bir biçimde
“İnsan, mağlubiyetini bu kadar açık kabul eder mi?” – M. Yesari

14. Bir gereksinimin karşılanamaması durumu
“Bütçe açığı.” “Ülkenin doktor açığı.”

15. Belli bir yerin biraz uzağı
“Tren yolu nehrin açığından geçer.”

16. Denizin kıyıdan uzakça olan yeri
“Limanda bilinen gemiler, oysa açıklardadır.” – B. Necatigil

“isteklerini uygun bir biçimde söylemesini bilen kimse, onları önünde sonunda elde eder” anlamında kullanılan bir söz
bütçenin gider fazlasını, para sağlayarak ortadan kaldırmak
bir iş yerinin çalışır durumunu sürdürmek
birinin yaptığı işte hile, yanlış veya usulsüzlük aramak
kasıtlı olarak yaptığı yanlışı veya hileyi yakalamak
1. geliri, giderini karşılamamak

Advertisement

2. gizlenmek istenen bir olayı, bir düşünceyi veya durumu elde olmayarak ortaya koymak, açıklamak

gerçeği çekinmeden söylemek
1. anlaşılmayan yön bırakmadan anlatmak
2. çekinmeden söylemek
Para hanesi boş bırakılarak imza edilen bono, açık senet
Yaptırılacak bir işin, satın alınacak bir malın ucuza sağlanması için işi yapacak veya malı satacak kişiler arasında fiyat düşürme yarışına dayanan işlem
Açık çek
Yüz kızartıcı, edepsiz, müstehcen, cinsel çağrışım yüklü (söz, anlatım)
“Fani bir iz bırakmış burda yatmışsa kimler / Aygın baygın mâniler, açık saçık resimler” – F. N. Çamlıbel
Peşin para veya bono vermeden yapılan alışveriş
Açık yürekli
“Açık kalpli olmamak çağ dışı bir tutum olur.” – B. Felek
Bankaların güvendikleri müşterilere rehin, ipotek veya kefil istemeksizin verdikleri borç para
Hesap verebilecek durumda olan, dürüst
Futbolda sağ başta bulunan oyuncu
“Eski bir sağ açık, gollerinden çok alnına düşen perçemi için sevilirdi.” – H. Taner
Bir görevliyi geçici bir süre işten uzaklaştırmak
İçerisinde değişken bulunan ve bu değişkenin alacağı değerle doğruluğu veya yanlışlığı kesinleşen önerme


Leave A Reply