Acıpayam Nerededir?

0

Acıpayam nerededir? Acıpayam hangi ilimize bağlıdır, tarihçesi, eserleri, Acıpayam ilçesi özellikleri, hakkında bilgi.

Acıpayam;Denizli İli’ne bağlı ilçe ve merkezidir. 1 bucağı (Kelekçi) ve 50 köyü vardır. İlin güneyinde; kuzeyden Merkez ve Çardak, güneyden Çameli, batdan Kale ve Tavas, doğudan Burdur’un Tefenni ilçeleriyle çevrilidir.

Advertisement

Kuzeyi, batısı ve doğusu, yükseltileri 2.000 m’yi aşan dağlarla kaplıdır. Batıda Kır Dağı (1.875 m), doğuda Eşber Dağı (1.833 m), güneyde Bozdağ (2.420 m), kuzeyde Mallı Dağı (2.245 m) önemli yükseltilerdir. İlçenin başlıca ırmağı, Acıpayam Ovası’nı sulayan Dalaman Çayı’dır (229 km). Akdeniz Bölgesi’ne yakın olmasına karşın, yüksek dağlarla çevrili olduğundan, iklim karasal özellik taşır. Yazlar çok sıcak, kışlar soğuk geçer. Dağların yüksek kesimlerinde zengin çam ormanları göze çarpar. Tarım (buğday, arpa, mısır, nohut, fasulye, şekerpancarı, patates, üzüm, elma), hayvancılık (koyun, keçi) temel geçim kaynaklarıdır. Krom yatakları vardır.

Acıpayam Ovası’nın batı eteğinde, deniz düzeyinden 950 m yükseltide kurulu olan ilçe merkezi, il merkezine 47 km uzaklıktadır.

Tarih:

İlçenin Türklerden önceki tarihine ilişkin bilgiler çok azdır. Anadolu Selçuklu Devleti döneminde Türkmenlerin yerleştiği yörenin adı Gölhisar idi. Beylikler döneminde Germiyanoğullarının egemenliği altındaydı. 1381’de Yıldırım Bayezit, Germiyan Beyi Süleyman Şah’ın kızı Devlet Hatun ile evlenince Acıpayam düğün armağanı olarak Osmanlılara verildi. 1402 Ankara Savaşı’nda Acıpayam yeniden Germiyanoğulları’nın egemenliğine girdi. Kısa süre sonra yeniden Osmanlı topraklarına katıldı. O dönemde Garbi Karaağaç adını taşıyan ilçe, 1888’de Denizli Sancağı’na bağlandı. Denizli, Cumhuriyet döneminde il olunca Acıpayam da bu ile bağlı bir ilçe oldu.

Tarihsel Eserler:

İlçe tarihsel eser açısından oldukça yoksuldur. İlçeye bağlı Yazır Köyü’nde dikkat çeken bir yapı vardır. Yazır Köyü Camisi olarak tanınan bu yapı, 1802’de Yazıroğulları adlı bir aile tarafından yaptırılmıştır. 19. yüzyıl başlarında, yaptırılmış olmasına karşın, Selçuklu döneminde örneklerine sıkça rastlanan ahşap tavanlı ve ahşap sütunlu camilerin bir devamı sayılabilecek bu yapı, uzunlamasına gelişen bir plana sahiptir. Yaşı mimarlığından çok, içindeki kalemişi bezemeleri ve özellikle figürlü betimleriyle dikkati çeker. Duvarlar kırmızı ve yeşil tonların egemen olduğu barok motifler ve manzaralarla süslüdür. Tablolar gibi çerçeveli üniteler halinde; ağaçlı bahçeler içinde camiler, meyvelerle çiçeklerden oluşan natürmortlar; kavun, karpuz ve başka meyvelerin kümelendiği bostan betimleri duvarları kaplar. Özellikle cami içinde bu tür resim olayının gerçekleştirilmesini, Osmanlılarda Batılılaşma hareketinin halka yansıyan ilginç bir görüntüsü olarak değerlendirmek gerekir.

Advertisement


Leave A Reply