Açlık İle İlgili Atasözleri ve Anlamları

0

İçinde açlık, aç olmak kelimesi geçen, açlık ile ilgili atasözleri ve açıklamaları. Açlık hakkında atasözleri ve anlamları.

açlık ile ilgili atasözleri

Açlık İle İlgili Atasözleri ve Anlamları

*** ile yatınca arada dilenci doğar
karı koca yoksul olursa bunların çocukları da yoksul olur.

*** aman bilmez, çocuk zaman bilmez
hiçbir mazeretle susturulamaz, çocuk da istediği şeyi hemen elde etmek ister.

*** aslandan tok domuz yeğdir
soysuz olup para kazanan, soylu olup da para kazanmayandan üstündür.

*** at yol almaz, it av almaz
iş gördürdüğünüz kimselerin haklarını tam olarak vermezseniz kendilerinden yararlanamazsınız.


*** ayı oynamaz
kendisinden iş beklenilen kimseden emeğinin karşılığı esirgenmemelidir.

*** domuz darıdan çıkmaz
kötü yaradılışlı olan kimse kime, neye zarar verdiğini düşünmeden sadece karnını doyurmaya bakar.

*** doymam, tok acıkmam sanır
insan elde ettiğinden çoğunu ister, varlıklı insan ise daha fazlasını ister.

*** elini kora sokar
insan, geçimini sağlamak için kendisini her türlü tehlikeye atar.


*** esner, âşık gerinir
herkes içinde bulunduğu koşula göre davranır.

*** gezmektense tok ölmek yeğdir
yoksulluk ölümden de beterdir.

*** gözünü, arlar gözünü
yaptığın işlerde uyanık davranmazsan çok kötü durumlarla karşılaşır, gözünü dört mak zorunda kalırsın.

*** ile dost olayım diyen peşin karnını doyursun
yakınlık kurduğumuz kimsenin sağlama olanağı bulunmayan şeyi, ondan beklemeden kendimiz elde etmeye çalışmalıyız.

*** ile eceli gelen söyleşir
ın gözü hiçbir şeyi görmez, karnını doyurabilmek için kendisine güçlük çıkaran bir kimseyi öldürebilir.

Devamı

*** it fırın duvarını deler
kimse karnını doyurmak için önüne çıkan engellerin tamamını aşar ve isteğini elde eder.


*** kalmak, borçlu olmaktan iyidir
sözünün eri olana, borcunu ödeyememek kalmaktan daha ağır gelir.

*** köpek fırın deler
kimse karnını doyurmak için önüne çıkan engellerin tamamını aşar ve isteğini elde eder.

*** kurt aslana saldırır
kimse karnını doyurmak için gerekirse ölümü göze alır.

*** kurt yavrusunu yer
ın gözü kararmıştır, karnını doyurmak için ölümü bile göze alarak kendisinden kat kat güçlü olan yaratıklarla boğuşur.

*** mezarı yoktur
kişi yoksul olabilir, işsiz ve parasız kalabilir ama kalmaz, mutlaka bir geçim yolu bulur.

*** ne yemez, tok ne demez
yoksul kimse eline geçen şeyin iyisine kötüsüne bakmaz, varlıklı kişi ise en güzel şeylerde bile kusur bulur.

*** ölmez gözü kararır, susuz ölmez benzi sararır
yoksulluk insanı öldürmez ama türlü türlü üzüntü ve sıkıntı içinde yıpratır.


*** tavuk kendini arpa (buğday) ambarında sanır
insanlar, yokluğunu, yoksulluğunu çektikleri şeyler için olmayacak hayaller, düşler kurar.

*** tokun gözüne bakmakla doymaz
yoksul insanla ilgilenmek ancak ona yardım etmekle olur.

*** yanında sarpın kurcalanmaz
bir kimsenin yanında, onun çok duyarlı olduğu konuya değinmemek gerekir.

*** yanından k
insan tehlikelidir.

*** yeri başka, acı yeri başka
insanın yüreği ne denli acıyla dolu olsa da yemek yemeyi ister.

***a dokuz yorgan örtmüşler, yine uyuyamamış
1) olan kimse, kendisine ne kadar rahatlık sağlanırsa sağlansın, dinlendirilemez. 2) bir şeye ihtiy duyan kimse, ancak onun giderilmesiyle rahata kavuşturulabilir.

Devamı

***ın gözü ekmek teknesinde olur
kişinin tek düşüncesi, yaşaması için gerekli olan şeyi elde etmektir.

***ın imanı olmaz
olan kimseden her türlü kötülük beklenebilir.

***ın karnı doyar, gözü doymaz
tutkulu olduğu konuda insan doyumsuzdur, yetinmek bilmez.

***ın koynunda (karnında) ekmek durmaz (eğleşmez)
kazancı yetmeyen kişi, eline geçeni hemen harcar, yarını için bir şey saklayamaz.


***ın kursağına çörek dayanmaz
yoksulluk içinde bulunan kimsenin bir eksiği giderilse başka bir eksiği kendini gösterir.

***ın uykusu gelmez
1) olan kimse, kendisine ne kadar rahatlık sağlanırsa sağlansın, dinlendirilemez. 2) bir şeye ihtiy duyan kimse, ancak onun giderilmesiyle rahata kavuşturulabilir.

***lık ile tokluğun arası yarım yufka
yoksul olan buna üzülmemelidir, küçücük bir şey bile en büyük ihtiyacı gidermeye yeter.

***çok söyleme arsız edersin, bırakma hırsız edersin
yönetimi altında bulunan kimselere sık sık müdahale edenler bekledikleri verimi alamadıkları gibi onları da arsız ederler; yiyecek ve para bakımından da sıkıntıya düşürenler onları hırsızlığa itmiş olurlar.

***sabanın tutağına yapışan el kalmaz
çiftçilik yapan veya çalışan kalmaz.

***tamah varken müflis acından ölür
elinde avucunda bir şey bulunmamakla birlikte küçük kazançları beğenmeyen kişi büyük kazanç hayaliyle geçinir.

***tıngır elek tıngır s, elim hamur karnım
çalışmalarımla başkalarına yarar sağlıyorum ancak bundan kendim yararlanmıyorum.

***tok ın hâlinden bilmez
varlıklı olan, yoksulun ne denli sıkıntı içinde bulunduğunu bilmez.

***uçan kuş kalmaz
yaşam kavgası vermeyi bilen ne yapar yapar rızkını çıkarır.

***yılan sokan uyumuş, kalan uyumamış
yoksulluk, lık acıların en dayanılmazıdır.




Bir Yorum Yazmak İster misiniz?