Akdeniz Hakkında Bilgi

0

Akdeniz’in coğrafi konumu, özellikleri, bitki örtüsü ve canlı yaşamı, jeoloji, hidrolojisi, tarihi hakkında bilgi.

akdeniz

Advertisement

AKDENİZ; dünyanın en büyük içdenizidir. Yüzölçümü 2.499.350 km2, uzunluğu 3.860 km, en geniş yeri 1.610 km, en derin noktası Yunanistan’da Mataban Burnu açıklarında 4.405 m. Asya, Afrika ve Avrupa çevrelenen Akdeniz; Cebelitarık Boğazı ile Atlas Okyanusu’na, Marmara Denizi ve Boğazlar aracılığıyla Karadeniz’e, Süveyş Kanalı ile de Kızıldeniz’e bağlanır. Akdeniz’e bağlı denizler ise Tiren, Adriya, İyonya ve Ege denizleridir. Sicilya ile Tunus’un Bon Burnu arasında 140 km’ye düşen genişlik, Akdeniz’i doğu ve batı olmak üzere ikiye ayırır. Tuzluluk oranı, Atlas Okyanusu’na göre çok yüksektir. Gelgit olayı ise çok küçük değişimler gösterir. Kıyılar genellikle dağlıktır, sık sık depremler ve volkan etkinlikleri görülür. Güneyden esen sıcak, kuru, sirokko; kuzeyden gelen soğuk kuru mistral ve bora gibi yerel rüzgârlar görülür.

JEOLOJİ: Trias döneminde (yaklaşık 200 milyon yıl önce) dünyanın kara kütlesi hemen hemen aynı büyüklükte iki anakaraya ayrıldı: Kuzeyde Laurasia, güneyde Gondwana. Laurasia ve Gondwana kütlelerinin oluştuğu ve parçalandığı dönemde bu iki anakaranın arası Tetis Denizi ile doldu. Akdeniz’in kökenini oluşturan Tetis Denizi; bugünkü Akdeniz, Ortadoğu, Basra Körfezi ve Hint Okyanusu boyunca kesintiye uğramaksızın uzadı. Akdeniz’in günümüzdeki son biçimi, Afrika kütlesinin kretas döneminin (yaklaşık 65 milyon yıl önce) sonlarında başlayan ve miosen döneminin (13 milyon yıl önce) sonlarına kadar süren kuzey yönündeki basıncıyla oluştu. Bu kütlenin, aynı zamanda Tetis Denizi’ndeki tortul kütlelerinin sıkışmasına, bükülmesine, kabarmasına yol açması; bugünkü Akdeniz’i çevreleyen kıvrımlı dağ sıralarını oluşturdu.

HİDROLOJİ Akdeniz’in hidroloji ve su yapısı; havzasının yüksek sıcaklığının buna bağlı yüksek buharlaşma oranının etkisi altındadır. Akdeniz’in Atlas Okyanusu ile tek bağlantısı, dar Cebelitarık Boğazı’dır. Akdeniz’e gelen su yapısının % 97.1’i bu bağlantıyla sağlanır; geri kalan bölüm yağışlar (% 1.8), Karadeniz’den akan sular (% 0.7) ve ırmaklar tarafından oluşturulur. Akdeniz’in yitirdiği su yapısı ise % 93.3’ü Cebelitarık Boğazı aracılığıyla, % 6.4′ ü buharlaşmayla, % 0.3’ü Karadeniz’e akan sularla oluşturulur. Buharlaşmayla yitirilen su oranının yağışlarla alınan orandan fazla oluşu, tuzluluk oranındaki yüksekliğin başlıca nedenidir.

Advertisement

Akdeniz Havzası’ndaki sıcaklık değişimleri sulara da yansır. Yüzeydeki su sıcaklığı kış aylarında batı havzalarında 12°C-14°C arasında, doğu havzalarında 14°C-17°C; yaz aylarındaki sı-caklıksa batıda 22°C-25 °C, doğuda 25°C-28°C arasındadır.

Akdeniz Haritası
BİTKİ ÖRTÜSÜ, CANLI YAŞAMI VE DOĞAL KAYNAKLAR: Akdeniz ikliminin kışın serin ve yağışlı, yazın ılık ve kuru oluşu ortaya olağanüstü bir bitki örtüsü çıkarmıştır. Havzanın insan eli değmeyen en kuru bölgelerindeki temel bitki örtüsü buzul sonrası dönemdeki ormanların, yerlerini maki olarak bilinen bodur bitki örtüsüne bırakmasıyla oluştu. Sayısız türden oluşan bu bitki örtüsü, buharlaşmayı azaltan ince yapraklarıyla sıcak ve kurak yaz aylarına uyum sağlar. Bölgeye özgü, büyük ağaç türleri kozalaklılar, zeytin ve meşe ağaçlarıdır. Atlas Okyanusu’nda yaşayan balık toplulukları ve deniz kabuklularının büyük bölümü Akdeniz’de yaşar. Dip balıklarından barbunya, mercan, sinarit, kalkan, tekir, pisi, dil, kırlangıç, mezgit, kaya, hani; yırtıcı balıklar vatoz, köpekbalığı, tırpana, vb; az tuzlu deniz kulaklarında, ırmak deltalarında yılan-balığı, kefal, hamsi, çaça; suyun çeşitli katmanlarında yaşayan uskumru, palamut, orkinos, torik; sığlıklar ve kayalık kıyılarda istiridye, midye, ıstakoz, pavurya, karides başlıca canlı türleridir. Ancak, mevsimsiz avlanma, trol, dinamit atma, yoğun kirlenme, canlı yaşamı son yıllarda büyük ölçüde tehlikeye düşürmüştür.

İtalya (Sicilya), Mısır, İspanya, Tunus kıyıları açıklarında petrol yatakları; Adriya Denizi’nde doğal gaz yatakları vardır.

TARİH: Akdeniz kıyıları ilkçağdan başlayarak çeşitli ve güçlü uygarlıkların merkezi oldu. Ticaret ve ulaşım yollarını ilk açan Fenikelileri Romalılar, Yunanlılar, Sicilyalılar ve Kartaca-lılar izledi. Ticaret üstünlüğünün sürdürülebilmesi için Akdeniz’i denetlemek kaçınılmaz bir zorunluluktu. Roma İmparatorluğu döneminde, Akdeniz bir Roma gölüydü; sonra Bizanslılar, Araplar, Vandallar ve Gotlann Kuzey Afrika ile İtalya’yı işgal etmelerinden yararlanarak üstünlük savaşına başladılar. 7. yüzyılda Afrika üzerinden İspanya’ya ulaşan Araplara karşı Haçlı Seferleri bir tepkiydi; Osmanlı İmparatorluğu döneminde ise Türkler; İspanyol, İtalyan, Fransız, Venedik ve Malta gibi çağın güçlü donanmalarıyla başederek Akdeniz’e egemen oldular. Barbaros Kardeşler, Turgut Reis ve Andrea Doria gibi ünlü denizciler bu dönemde yetişti. 16. yüzyılın sonlarına doğru, Akdenizli ulusların üstünlük için birbirlerini yıpratmalarından yararlanan İngilizler, Akdeniz’e girdiler. 1869’da açılan Süveyş Kanalı, Avrupa’ yı Güney Asya ve Uzakdoğu denizlerine kısa yoldan bağlama açısından Akdeniz’in ticaret önemini artırdı. Birinci Dünya Savaşı sonunda, İngilizler, dünyanın en büyük gücü olmaktan çıktı. İkinci Dünya Savaşı sırasında ise Almanlar, Akdeniz’i ele geçirmeye çalıştılar.

Teknolojinin gelişimi ham petrol ve kimyasal ürünler taşıyan gemilerin çeşitli kazalara uğraması, endüstri atıkları, denetimsizlik sonucunda, dünyanın birçok yerinde olduğu gibi Akdeniz de yoğun bir kirlenme tehlikesiyle karşı karşıyadır. Bu konuda bazı çalışmalar yapılmakta, Akdeniz’e kıyısı olan ülkeler bir araya gelerek ortak önlemler almaktadırlar.

Advertisement


Leave A Reply