Alaeddin Akçasu Kimdir? Türk Farmakoloji Biliminin Kurucusunun Hayatı

0

Alaeddin Akçasu kimdir ve ne yapmıştır? Farmakoloji alanında başarılı çalışmaları ile tanınan Alaeddin Akçasu’nun hayatı ve çalışmaları hakkında bilgi.

Alaeddin Akçasu

Aydınlı bir ailenin beşinci çocuğu olarak dünyaya gelmiş olan Alaeddin Akçasu İzmir’de temel eğitimini tamamladıktan sonra, İstanbul’a gelmiş ve İstanbul Üniversitesi Tıp Fakültesi’ne devam etmiştir. O sırada sıtma salgım vardır ve Germencik’e bağlı bu yerleşim yerinde de doktora ihtiyaç vardır. O da mezun olduktan sonra, bir süre Koçarlı’da hekim olarak görev yapmıştır.

Alaeddin Akçasu

Daha sonra askere gitmiştir. O askerliğini Ankara Gülhane Hastanesi’nde yapmış; ancak beş ay soma kıta hizmeti için Çanakkale’ye gönderilmiştir. Askerliğini tamamladıktan sonra, İstanbul’a gelen Akçasu, Akil Muhtar Özden’in de yardım ile ihtisas için İngiltere’ye gönderilmiştir. 1951-1952 yıllarında İskoçya’nın Dundee şehrinde Pharmacology and Therapeutic Clinics’te çalışmıştır. Burada yaptığı çalışmaları birkaç makale şeklinde yayınlamıştır. O afyon kristalleri konusunda çalışmaları sırasında, bu kristallerin çok farklı yapıda olduğunu, ancak bazı araştırıcıların iddia etmiş olduğu gibi bu farklılıkların Türkiye’deki afyon kristallerinde de mevcut olduğunu; onlardan bir kısmının yapısal olarak oluşturulmuş farklılıklar olduğunu kişisel araştırmalarıyla göstermiştir. Onun bulduğu kristallere kendi adı verildi; akçasu kristalleri denildi.

Amerika’ya Gidişi

Alaeddin Akçasu trachea kasları üzerinde çalıştı; bu inceleme için özel bir yöntem geliştirdi. Bu yönteme onun adı verildi. O 1963 yılında Amerika’ya davet edildi; Chicago Üniversitesi’nde misafir öğretim üyesi olarak ders verdi. O farmakoloji ile ilgili dönemin dünya çapında bilinen hekimleriyle istişare etti. 1967 yılında Türkiye’ye döndü. 1968 yılından itibaren Brain Resarch Organisation tarafından Orta Doğu’da seminerler düzenlemekle görevlendirildi. 1972 yılında Amerika tarafından uyuşturucu maddelerle mücadele sistemlerinin envanterini hazırlamak üzere çağrıldı. Bu görevde yaklaşık 21 ülkeden gelen bilim adamlarıyla birlikte çalıştı.

Bir bilim adamı olarak birçok görevlerde bulunda; Millî savunma Bakanlığı îlmi İstişare Komisyonu üyeliği yaptı. 1974’de TÜBİTAK ödülüne layık görüldü.

Amerika’da The Saik Institute’den gelen bir davetle oraya giderek 21 gün bu enstitüde araştırma yaptı.

1988’de yaş haddinden emekli olan Alaeddin Akça çok farklı konulara ilgi duydu ve ilginç araştırma sonuçlarına imza attı. Bunlar arasında, erken tarihlerde yaptığı afyon kristallerinin ve trachea üzerindeki çalışmalarının yanı sıra, alkoloidlerin kalp krizleri üzerindeki etkisi, ısırgan otunun kanın pıhtılaşmasını engelleyen madde içermesi, Günseli Kavala ile birlikte kereviz ve kerevizde kolin askorbat’ın varlığını gösteren çalışmaları örnek olarak verilebilir.


Leave A Reply