Albert Einstein’ın Buluşları – Bilime Katkıları – Teorileri – Einstein Buzdolabı

0

Albert Einstein’ın bilime katkıları ve çalışmaları nelerdir? Albert Einstein’ın icatları , teorileri, Einstein buzdolabı, hakkında bilgi.

Albert Einstein’ın Buluşları – Bilime Katkıları

Albert Einstein, 14 Mart 1879’da Ulm, Almanya’da doğdu. Modern fiziğin babası olarak bilinen Einstein, 1921’de “Teorik Fizik” e katkılarından dolayı Nobel Ödülü’nü aldı. Einstein buzdolabı, Albert Einstein’ın önemli bir buluşudur. Einstein’ın önerdiği görelilik kuramı, fizik dünyasına yaptığı önemli katkılardan biridir.

Einstein tarafından yapılan icatların çoğu, geleneksel anlamda icat olarak kabul edilmeyebilir. ‘Einstein Buzdolabı’, Einstein’ın tek ‘gerçek icadı’dır. Einstein’ın icatlarının çoğu konuyla ilgili daha fazla araştırma için temel oluşturan teorik kavramlardır.

Einstein Buzdolabı

Einstein Buzdolabısı

Einstein Buzdolabı

Bir soğutma sistemini çalıştırmak / yakmak için ısıyı kullanan bir emme dolabıdır. Albert Einstein, eski bir öğrenci olan Leo Szilard’ın yardımıyla bu buzdolabını icat etti. Einstein Buzdolabı 11 Kasım 1930’da patentlendi. Einstein ve Szilard’ın bu soğutucuyu geliştirmedeki ana amacı, ev soğutma teknolojisinde iyileştirmeler yapmaktı.

Buzdolabının contasının kırılması sonucu meydana gelen bir kaza haberi, o günlerde kullanılan teknolojiye güvenli bir alternatif bulmak için Einstein ve Szilard’a ilham verdi. Einstein Buzdolabı’nın en önemli özelliği, herhangi bir hareketli parçayı içermemesidir.

Nükleer Fiziğin Kuramsal Çalışmasına Katkısı

Atom Bombası

Einstein’ın atom bombasının icadına doğrudan karıştığı söylenemez. Einstein tarafından formüle edilen e = mc² denklemi, bu nükleer silahın gelişiminde merkezi rol oynamıştır. Bununla birlikte, Einstein’ın atom bombasını geliştiren ekibin bir üyesi olmadığını belirtmek gerekir.

E = mc² denklemine göre, kütle ve enerji belirli bir dereceye kadar birbirleriyle değiştirilebilir.

E = mc²
Bu denklem aşağıdaki değişkenlerden ve sabitlerden oluşur.

‘E’ enerjiyi gösterir
‘m’ kütlesi
‘c’ sabit, ışık hızıdır.

Özel Görelilik Kuramı

Bu teori, Albert Einstein tarafından, elektromanyetik alan yasalarını klasik mekaniğinkilerle uzlaştırma çabasıyla geliştirilmiştir. 1905’te, Einstein, “On the Electrodynamics of Moving Bodies” başlıklı bir makalede özel görelilik kuramını sunmuştur.

Aşağıda verilen iki temel kavram, bu teorinin özünü oluşturur.

***İlk olarak, düzgün hareket her zaman görecelidir.

***İkinci olarak, “dinlenme hali” tanımlanamaz – bu, halin mutlak olmadığı anlamına gelir.

Genel Görelilik Kuramı

Relativite Teorisi üzerine yapılan araştırma, Albert Einstein’ın başlıca başarıları arasındaydı. Einstein tarafından ortaya atılan postula, “Genel Görelilik Kuramı” hakkındaki açıklamaların başında yer aldı. Bu postula, aşağıdaki örnek yardımıyla detaylandırılabilir.

Bir asansördeki insanlar, tam olarak hangi kuvvetin (yerçekimi kuvveti veya asansörün hızlanması) hareketlerini yönlendirdiğini anlayamazlar.

Fotoelektrik Etkisi

Fotoelektrik etki konusundaki makalelerinden birinde Einstein, ışığın parçacıklardan oluştuğunu belirtti. Bu makalede, bu hafif parçacıkların (fotonlar) enerji içerdiğini de belirtmiştir. Fotonlarda mevcut olan enerji, radyasyon frekansıyla doğru orantılıdır.

Daha önce, bilim adamları tarafından, ışığın dalga biçiminde ilerlediği varsayıldı. Einstein tarafından yapılan çalışmalar ve onun yaptığı keşifler, bazı temel fizik kavramlarının anlaşılmasına yardımcı oldu. Aslında, ‘kuantum’ kavramı fizik çalışmasında devrim yarattı. 1921’de, Albert Einstein, fotoelektrik etki konusundaki araştırması için Nobel Ödülü’nü aldı.

Enerji ve radyasyon frekansı arasındaki ilişki aşağıda verilen formül yardımıyla sunulmuştur.

E = hv bağıntısı
Bu formülde
‘E’ enerji anlamına gelir
‘h’ sembolü Planck sabitini gösterir
‘ν’ radyasyon sıklığının simgesidir

Einstein’dan Brownian Hareketine Açıklama

1827’de İngiltere’den bir botanikçi olan Robert Brown, su içinde asılı kalan polen tanelerinin rastgele ve çalkantılı bir hareketini gözlemlemişti. O zaman, bu tür hareketlerin arkasındaki sebebi açıklayamadı. 1905’te Albert Einstein, askıda kalan parçacıkların bu türden rastgele hareketleri hakkında bir açıklama yaptı. Einstein’a göre, termal moleküler hareketler, bir sıvıda asılı kalan mikroskobik olarak görülebilir cisimlerin rastgele hareketlerinden sorumluydu.

Bose-Einstein Kondensatı (BEC)

Bose-Einstein kondansatörü, 1924’te Albert Einstein tarafından tahmin edilmiştir. Bose-Einstein Condensate (BEC), bir atomlarların – 459.67 ° F yani – 273.15 ° C’lik bir sıcaklığa soğutulması ve bir araya getirilmesinin bir sonucu olarak oluşur. Einstein, Hintli bir bilim insanı olan Satyendra Nath Bose tarafından sağlanan kuantum formülasyonları temelinde BEC’i öngörmüştü. “Bose-Einstein yoğuşması, parçacıkları bozonlardan oluşan maddelerin en alt enerji seviyesinde yoğunlaştığı, kuantum etkilerinin gözlenebildiği maddenin bir halidir.”

Ancak, 1995 yılında BEC’in ilk kez yapıldığı ortaya çıktı. Eric Cornell ve Carl Wieman, BEC’in yapımında önemli bir rol oynadı.

Einstein’ın Mavi Gökyüzü Rengi Açıklaması

Güneşten yayılan ışığın saçılma olayı, gökyüzünün mavi renkte görünmesinin arkasındaki nedendir. Işığın elektromanyetik alanı, ışıkla temas eden moleküllerde elektrik dipol momentlerinin indüklenmesinden sorumludur. Albert Einstein, atmosferdeki moleküllerin neden olduğu ışığın saçılma olayı hakkında ayrıntılı bir açıklama yaptı.

Albert Einstein, en büyük bilim adamlarından biriydi. Ancak, okul günlerinde öğrenme ve eğitim konusunda hevesli değildi. O günlerde kullanılan katı teknik ve öğretim yöntemlerini beğenmedi. Bu öğretim yöntemleri, herhangi bir şekilde öğrenme sürecine olan ilgisini arttırmamıştır. Einstein’ın akademik performansı öğretmenleri tarafından ortalama olarak kabul edildi. Ancak, Einstein’ın meraklı doğası ve karmaşık matematiksel kavramları yardımsız anlama becerisi, olağanüstü yeteneğinin işaretleriydi. Kendi kendine çalışma yoluyla 12 yaşında Öklid geometrisini öğrenebildi. Albert Einstein’ın ilk işi, İsviçre Patent Ofisi’nde (Bern) Patent Görevlisi olmaktı. 1902 yılının Haziran ayında Patent Sorumlusu olarak çalışmaya başladı ve yıllık 3500 frank maaş aldı.

Albert Einstein’ın icatları ve teorileri, 20. yüzyılın bilim insanlarına büyük yardımlarda bulundu. Onun tarafından önerilen görelilik kuramı, bilimsel gelişme tarihinde önemli kilometre taşlarından biri olarak düşünülebilir.


Bir Yorum Yazmak İster misiniz?