Alişar Höyüğü Hakkında Bilgi

2

Alişar Höyüğü nerededir? Alişar Höyüğü’nün tarihçesi, tarihi değeri, Yozgat Alişar hakkında bilgi.

Alişar Höyüğü; Yozgat İli’nin Sorgun İlçesi’ne bağlı Alişar Köyü’nün 3 km kadar kuzeyinde yer alan höyüktür. 1927-1932 arasında Chicago Üniversitesi Doğubilimleri Enstitüsü adına E. Schmidt ve Von der Osten tarafından kazıldı. Yapılan düzenli kazılarla Alişar Höyüğü’ nün yol kavşağında kurulan önemli bir yerleşim yeri olduğu anlaşıldı ve Anadolu için kesintisiz bir kronoloji verdiği saptandı. Höyüğün stratigrafisi (kültür tabakalaşması) beş evrede incelenmektedir.

Advertisement

1- En altta Kalkolitik Çağ‘a ait tabaka yer alır (İÖ 3200-2600). Bu en eski kültür katında, dikdörtgen planlı, kerpiç duvarlı ve düz damlı ev kalıntıları saptandı. Evlerdeki odaların taban döşemeleri altındaki basit çukur ve küp (pithos) mezarlara ölülerin gömüldüğü; insanların tarım yaptıkları, hayvan besledikleri, altın, gümüş ve kalay gibi madenleri kullandıkları anlaşıldı. Taş ve kemik aletler, geometrik desenli mühürler ve çeşitli formlarda çanak çömlekler ele geçirildi. Koyu gri, siyah ve kırmızı renkli bir çanak-çömlek arasında küçük çömlekler, pithoslar, çizgi bezemeli kaplar ve ayaklı meyvelikler en belirgin biçimlerdir.

2- İkinci kültür katında Bakır Çağ‘a ait buluntular açığa çıkarıldı. Bu tabakada surlarla çevrilmiş bir iç ve bir dış kale vardır. İki ve üç odalı ev kalıntılarının duvar temelleri taştan, üst bölümleri ise kerpiçten yapılmıştır. Evlerin taban döşemeleri altındaki çukur ve küp mezarlara ölülerin armağanlarla birlikte gömüldükleri saptandı. Tarım ve hayvancılık gelişmişti. Bakırdan yapılmış çeşitli eşya, yayvan çanaklar, küpler ve çaydanlık biçiminde çeşitli türde çanak-çömlek ele geçirildi.

3- Üçüncü tabaka bir önceki kültür katının bir devamı niteliğindedir. Tunç Çağı (İÖ 2200-2000) evresini temsil eder. Kültepe’deki eserlerle yakın benzerlik gösteren ve çağın karakteristiği olan geometrik bezemeli boyalı çanak çömlek dışında, kültürel veriler açısından bir önceki evreye benzer.

4- Bu evre İÖ 2000-1500 arasını kapsar. Yerleşim genişleyerek büyük bir kent halini almıştır. Bu tabakada Asurlu tüccarlara ait çiviyazılı tabletler açığa çıkarıldı. Alt kent Eski Hitit Çağı’nda kuvvetli bir surla daha korunaklı bir hale sokuldu; yer, yer kulelerle desteklendi. İç Kale’den aşağı kente uzanan caddenin her iki tarafına evler yapıldı. Ölü gömme geleneğinde bir değişiklik olmadı. Yine evlerin döşemeleri altında çukur ve küp mezarlar bulundu. Madeni silahlar ve süs eşyaları, kemik aletler, insan ve hayvan biçimli rhytonlar, geometrik bezemeli çanak çömlek ele geçirildi. Bu tabaka Büyük Hitit (İÖ 1400-1200) döneminde önemini yitirdi.

Advertisement

5- En son evre olarak nitelendirilen ve İÖ 1200-700 arasındaki Frig ve Geç Hitit kültürünü temsil eden tabakalar öteki katlar gibi önem taşımaz. Kentin mimarlık düzenlenmesinde bazı değişiklikler yapılmışsa da, bu dönemde Alişar kültür ve politik merkez niteliğini yitirdi. Daha çok bir Frig beyinin korunaklı bir kalesi durumundadır. Frigleri izleyen dönemlerde höyük, Medlerin ve daha sonra Perslerin egemenliğinde kaldı. Alişar’da çok zayıf olmakla birlikte Hellenistik, Roma, Bizans, Selçuk ve hatta Osmanlı dönemlerine ait yerleşim izleri ve kültürel veriler ele geçirildi. Böylece Alişar Höyüğü’nün Kalkolitik Çağ’dan Osmanlı dönemine kadar kesintisiz bir yerleşime sahne olduğu saptandı. Alişar kazılarında elde edilen eserler Ankara Anadolu Medeniyetleri Müzesi’nde bulunmaktadır.


2 yorum

  1. 😀😀😀 on

    Saolun çoooooooooooooooooooooooooooooooooooooooooooooooooooooooooooooooooooooooooo
    Saolun oooooooooooooooooooooooooooooooooook

Leave A Reply