Altın Elementinin Kullanım Alanları

0

Altın elementi nerelerde kullanılır? Altının kullanımı, güzel sanatlarda ve süslemelerde altın kullanımı, tarihte altın ile ilgili bilgi.

Altın % 99.999 saflıkla elde edilebilir. Yarılanma süresi 2.7 gün olan radyoaktif izotopu 198Au kanser tedavisinde kullanılır. Altının donma noktası (1064, 43°C) çok duyarlı bir biçimde saptanabildiğinden sıcaklık eşeli saptanmasında standart olarak alınır (International Practical Temperature Scale,ITPS-68). Altın kuyumculukta, dekorasyon işlerinde, dişçilikte, kaplamacılıkta kullanılır. Çok yumuşak olduğundan saf durumda kullanılamaz. Genellikle gümüş ve bakırla yapılan alaşımları biçiminde kullanılır.

Advertisement

Ayar:
Ticarette altının saflığının belirtilmesi için ayar ya da kırat kavramı kullanılır. Saf altın 24 ayar olarak bilinir. Altın alaşımlarındaki altın miktarı buna oranlanarak saptanır. Örneğin 18 ayar altın % 75 oranında altın içerir. Genellikle 22, 18 ve 14 ayarlık altın alaşımları kuyumculukta kullanılır. Altının ayarı saf altın 1000 ayar alınarak da belirtilir. Bu durumda örneğin 985 ayar altın binde 985 ya da % 98.5 oranında altın içerir. Endüstride genellikle 1000 temeline göre olan ayar kullanılır.

GÜZEL SANATLARDA ALTIN:
Güzel sanatlarda altının kullanımı zenginliği simgeler. Mısır’da firavun mezarlarına konan ölü eşyası arasında altın kaplar, heykeller, maskeler ve silahlar yer alır. Bu zengin altın işçiliği örneklerinin en ünlüsü, Firavun Tutenkamon’un hazinesidir. Sümer sanatında altın dinsel nitelikli heykellerde kullanılırdı. Ur’da bulunan bir miğferde tüm malzemede altının kullanılmış olması onun başka amaçla da kullanıldığını gösterir. Akkatlar bazı heykellerini altınla kaplamışlardı. Persler, sanatta altın işçiliğinin en ustalıklı örnekleri olarak dövme ve kakma teknikleriyle kaplar ve levhalar ürettiler. Anadolu’da Eski Tunç Çağı’nın ürünlerini yansıtan; Alacahöyük ve Horoztepe kral mezarları buluntularını oluşturan altın takılar, kaplar, küçük heykelcikler, yüksek nitelikli ve dönemi için önemli eserlerdir. Troya II. ve III. katlarında bulunan altın eserler, Kral Priamos’un Hazineleri adıyla anılan takılar ve kaplardan oluşur.Hititler döneminde de altın heykelcikler yapıldı. Bulunan altın takılar ve kaplar, Urartuların da altın işlediğini gösterir. Anadolu ile Yunanistan arasında yer alan Kiklad Adaları’nda ticaret nedeniyle her iki kültürün özelliklerini taşıyan altın kaplar bulunmuştur. Miken mezarlarında ölü eşyası olarak bulunan, nazarlık, heykelcik, takılar, mühürler, diademler, kaplar (Vaphio kupaları) ve mobilya süsleri dışında ölü maskeleri (Agamemnon Maskı); Miken altın işçiliğinin zenginliğini gösterir. İskitlerin mezarlarında da zengin altın buluntulara rastlanmıştır. Yunan uygarlığının arkaik döneminde, tapınaklarda altın adak eşyası görülür. Efes’te altın takılar bulunmuştur. Klasik dönemde altın tekniklerinin tümü kullanılmıştır.Hellenistik dönemde, Büyük İskender Makedonya ve Trakya’daki altın madenlerini ele geçirdiği için altının kullanımı çoğaldı. Makedonya’da Vergina, Sindos ve Derveni’deki mezarlarda bulunan üstün nitelikli altın takılar, kabartmalı okluklar, zırh süslemeleri yanında altın yaldızlı kaplar, vazo ve takılarda yer almaktadır. Ptolemaios ve Seleukoslar döneminde Delos’taki Apollon kutsal alanındaki altın eşyanın çokluğu, Hellenistik kralların zenginliğini gösterir. Orta İtalya’da İÖ 7. yüzyılın ortalarına ait altın mezar buluntuları, Etrüsklerin zenginliğini kanıtlar. Roma sanatında altın takı işçiliği çokça görülür, Altınla birlikte değerli taşlar da kullanılmıştır. İskenderiye ve Antakya altın-gümüş işçiliği yapım merkezleridir. Niello tekniğinin bulunduğu altın işçiliğinde, takılar dışında, fibula (çengelli iğne) ve diadem, mezar buluntuları olarak çok görülür. Bizans sanatında altın, mine ile birlikte işlenerek bu işçiliğin doruğuna ulaşmıştır. Bu teknikle üretilen, rölikerler, hac mahfazalar, madalyonlar, taçlar (Monomakos Tacı) ve Pala d’Oro adıyla bilinen panonun parçaları ünlüdür. Bunun dışında altın yüzük, küpe, bilezik ve diademler çeşitlilik gösterir. Kavimler göçüyle anıtsal sanattaki çöküş, sanatı bezeme aracı gören kavimler nedeniyle küçük sanatlarda önemli örnekler vermiştir. Germenler altını, değerli taşlarla birlikte kullanarak Cloissonne tekniğini uyguladılar. Haçlar, takılar ve çekmecelerden oluşan değerli hazineler arasında Paris, Madrid, Monza koleksiyonları sayılabilir. Karolenj ve Ottolar döneminde altın sunak kaplamaları (antependium), kutsal eşya mahfazaları ve kitap kapakları manastırlarda üretildi. Roman ve gotik dönemlerde dinsel amaçlı altın eşyanın yapımı sürdürüldü. Rönesans’ta altın işçiliği kuyumculukla birlikte sürmüşse de Floransalı heykelci Benvenuto Cellini’nin Fransa Kralı I. Fran-çois için ürettiği altın işlerinden kalan tuzluk önemlidir. 17. ve 18. yüzyıllarda küçük sanatlarda altın işçiliği sürdü.

İslâm dininin altın kullanımına karşı olması nedeniyle az üretilen takı, maşrapa, ibrik, tas gibi örneklerin çoğu yok olmuştur. Osmanlılarda özellikle 16. yüzyılın ikinci yarısında altın işçiliği ve kuyumculuk önem kazandı. Takılar, kaplar ve kutuların bezemesinde çeşitli teknikler ve değerli taşlar kullanıldı. 18. yüzyılda altın-mine işçiliği ve bakır üzerine altm yaldızla yapılan tombak eserler önem kazandı. En kaliteli örnekler İstanbul’daki Topkapı Sarayı Müzesi hazinesindedir. Uzakdoğu ve eski Amerika kültürleri de altın kullandılar. Mısır sanatında el-yazma ve mumya kutularında; Yunan ve Roma’da bazı heykel ve kaplarda; Bizans döneminde özellikle mozaik, fresko ve elyazmalarda; 15. ve 16. yüzyıllarda mobilya ve dekorasyonda kullanılan altın yaldız, Osmanlılarda minyatür, hat, tezhip, özellikle bakır üzerine uygulanarak “tombak” eserlerde ve sim olarak işlemelerde kullanıldı.

ALTININ TARİHÇESİ:
Altın ilk kez İÖ 3000’lerde Mezopotamya ve Mısır’da genel eşdeğer olarak kullanılmaya başlandı. Altın külçelere devlet tarafından damga vuruluyor, ağırlıkları belirtiliyor ve para olarak kullanılıyordu. Altın, bugün de genel eşdeğer olma görevini sürdürmektedir. İÖ 700’lerde, uzak ülkelerle yapılan ticarette kullanılmasını ve taşınmasını kolaylaştırmak için altına biçim verme düşüncesi ortaya çıktı. İlk kez Lidya Kralı Kroisos birkaç gram ağırlığında altın paralar bastırdı. Osmanlı İmparatorluğu, 1468’de ilk altın para olan yaldızlı altın kullanıma çıkardı, O zamana kadar piyasada en çok aranan ve tutunan altın para, Venedik Dükalığı tarafından çıkarılan Düka altınıydı. Osmanlı İmparatorluğu’nda altın parasal kullanım aracıydı. O dönemde basılan başlıca altın paralar, Aziz, Reşat ve Hamit altınlarıydı Cumhuriyet Hükümeti, 1924’te altın para basma kararı aldı. İstanbul Darphanesinde ilk kez 5 liralık olmak üzere, 15 Kasım 1925-1928 arasındaki ilk üç yılda 6.505 beş liralık, 1.940 iki buçuk liralık, 1,073 bir liralık, 4.284 yarım liralık altın para basıldı. Fakat Cumhuriyet döneminde altın para, resmi değişim aracı olmadığından altının süs eşyası olarak kullanılması ve konuması ağırlık taşır.

Advertisement


Leave A Reply