Amasya Tarihi – Tarihçesi

0

Amasya ilinin tarihi, Amasya’nın tarihçesi. Amasya ilinin tarihteki yeri, Amasya ile ilgili tarihi bilgilerin yer aldığı sayfamız.

Amasya Tarihi

Advertisement

AMASYA TARİHİ

Amasya Anadolu’nun en eski yerleşim merkezlerinden biridir. İÖ 1400’lere tarihlenen Hitit çiviyazılı metinlerinde adı Hakmiş olarak geçen kente, Orta Karadeniz Bölgesi’nde yaşayan yırtıcı Kaşkaların sürekli saldırdıklarından söz edilir. Büyük Hitit krallarından biri olan III. Hattuşili (İÖ 1275-1250), ağabeyi Muwatalli’nin (İÖ 1310-1282) krallığı döneminde bağımsız bir kral gibi Hakmiş’i yönetti ve Kaşkalarla savaşarak kuzeye çekilmelerini sağladı. O dönemdeki kentin stratejik nedenlerle günümüzdeki kalenin bulunduğu tepe üzerinde kurulduğu anlaşılmaktadır.

Hitit İmparatorluğu’nun İÖ 1200’lerde yıkılması üzerine kent, önce Friglerin, sonra da Kimmerlerin eline geçti İÖ 545’te de tüm Anadolu’yu istila eden Perslerin egemenliğine girdi. İki yüzyıl kadar süren Pers egemenliğine İÖ 334’te son veren Büyük İskender’in bölgeye kadar uzanıp uzanmadığı kesin değildir. ÎÖ 3. yüzyılın başlarında Karadeniz kıyılarında Pontus Krallığı’ nı kuran I. Mithradates (İÖ 302-266), o dönemdeki adı Amaseia olan Amasya’yı devletine başkent yaptı. Bu durum İÖ 63’te Romalı General Pompeius’un yöreyi ele geçirmesine kadar sürdü. Kent Roma döneminde de eski önemini korudu.

İS 395’te Roma İmparatorluğu’nun ikiye ayrılması üzerine Bizans topraklarında kaldı. Bu dönemde zaman zaman Sasani ve Arap akınlarına uğradı. 413’te kısa bir süre Müslümanlar tarafından ele geçirildiyse de yeniden Bizans’ın eline geçti. Yörenin Türkler tarafından ne zaman alındığı kesin olarak bilinmemekle birlikte, 11. yüzyılın sonlarına doğru Melik Danişment tarafından fethedildiği kabul edilir.

Birinci Haçlı Seferi (1096-1099) sırasında Raymond ve Toulouse, Ankara ve Çankırı’yı ele geçirdikten sonra Amasya üzerine yürümesine karşın, Türkler tarafından ağır bir yenilgiye uğratıldı. Anadolu Selçuklu Sultanı E. Kılıç Arslan, 1177’de Danişmentoğulları Beyliği’ne son vererek Amasya’yı ülkesine kattı. Kent, Anadolu Selçukluları döneminde bayındır duruma getirilerek Anadolu’nun başlıca kültür merkezlerinden biri oldu. Sultan I. Alaattin Keykubat (1220 -1237) döneminde Moğolların önünden kaçan Harizmliler Amasya’ya yerleştirildiler. Anadolu’nun Moğol egemenliğine girmesinden sonra da eski önemini koruyan kent, bu dönemde Moğol valilerince yönetildi. 1342’de Sivas Emiri Eretna kenti ele geçirdi.

Advertisement

Amasya Haritası

Harita:

Daha sonra Emir Hacı Şadgeldi kente egemen oldu. Sivas’ı ele geçiren Kadı Burhanettin, Hacı Şadgeldi ile yaptığı savaşı kazandıysa da, Şadgeldi’nin oğlu Ahmet’in Osmanlılardan yardım görmesi nedeniyle kenti ele geçiremedi. Bu durum 1393’te Osmanlı Padişahı Yıldırım Bayezit’in Amasya’yı ele geçirmesine kadar sürdü. Osmanlı döneminde Amasya her açıdan Anadolu’nun önemli kentlerinden biri olarak konumunu korudu. Fatih Sultan Mehmet’in oğlu Şehzade Bayezit (E. Bayezit) uzun süre Amasya valiliği yaptı ve babasının ölümü üzerine Amasya’dan İstanbul’a gelerek tahta çıktı. Nitekim bu özelliği nedeniyle Amasya, Anadolu’da şehzadelerin valilik yaptığı şehzade kentlerinden biriydi. Osmanlı padişahları EL Murat ile Yavuz Sultan Selim bu kentte doğdular. Kanuni Sultan Süleyman ünlü Avusturya elçisi Busbec’i Amasya’da kabul etti.

1861’de Amasya’ya gelen Fransız gezgini G. Perrat “Amasya Anadolu’nun Oxfordu’dur, çünkü yaklaşık 25 bin kişilik kent nüusunun 2.000’i öğrenci olup 18 medresede ders görüyorlardı” diyerek Amasya’nın bir bilim merkezi olduğunu belirtir.

Amasya’nın Kurtuluş Savaşı’nda da önemli bir yeri vardır. 19 Mayıs 1919′ da Samsun’a çıkan Mustafa Kemal Paşa, buradan Amasya’ya gelerek Ali Fuat Paşa, Rauf Bey ve Refet Paşa ile birlikte hazırladığı “Amasya Genelgesi”ni 21 Haziran 1919’da bütün dünyaya duyurdu. Amasya Genelgesi, Kurtuluş Savaşı’nın başlamasında atılan önemli adımlardan biridir. Cumhuriyetin ilanından sonra, Amasya il merkezi oldu.


Kaynak – 2

Amasya Tarihi

Tarih. Hititler döneminde (İÖ 1900-1200) Amasid adıyla anılan Amasya, Hitit Konfederasyonumu oluşturan 13 kent devletinden biri oldu. Bu dönemde Hititler’in başkenti Hattuşa’yla (Boğazköy) yakın ilişkileri olduğu bilinmektedir. Kentin ünlü kalesinin Hititler tarafından yapıldığı, daha sonra çeşitli ek ve onarımlar gördüğü saptanmıştır. Kalede bugün ancak Roma dönemine ait duvar kalıntıları görülebilmektedir. İÖ 1200-700 arasında Frigler, daha sonra Kimmerler, Lidyalılar ve İÖ 530’da da Perslerin egemenliği altına giren Amasya, Helenistik dönemden başlayarak “Amaseia” diye anıldı. İÖ 291’de kurulan Pontus Krallığı’nın başkenti olan kentte bu dönemden kalma kalenin yamaçlarına oyulmuş 18 ilginç kaya mezarı vardır.

Pontus krallarına ait bu mezarlar Kral Mezarları diye anılır. Amasya İÖ 64’te Roma’ya bağlandı. İlkçağın ünlü coğrafyacı ve tarihçisi Strabon, bu tarihte Amasya’da doğdu. İS 395’te başlayan Bizans döneminde kent dinsel bir merkez olarak önem kazandı. 1071’deki Malazgirt Savaşı’ndan sonra egemenlik Anadolu Selçuklularının eline geçti. Amasya bu dönemde zengin ve bayındır bir kent haline geldi. 1389’da Osmanlı egemenliğine geçtikten sonra sancak merkezi oldu ve birçok Osmanlı şehzadesi burada sancakbeyliği yaptı. Amasya’nın Kurtuluş Savaşı’nda da önemli bir yeri oldu. Mustafa Kemal işgale karşı direnme ve örgütlenme çalışmalarını yürütmek için buraya geldi; mücadeleyi yönlendiren en önemli bildirilerden biri olan Amasya Tamimi’ni de burada yayımladı (21/22 Haziran 1919). Amasya, Cumhuriyet’in kuruluşundan sonra 20 Nisan 1924’te il oldu.

Advertisement

Kentin yapısı.

Amasya kenti, Tersakan Çayının Yeşilırmak’a katıldığı yerin 2 km kadar güneyinde, Yeşilırmak Vadisinde kurulmuştur. Sivas-Samsun demiryolu kentten geçer; Kayseri, Tokat ve Erzincan’ı Samsun’a bağlayan yollar da kentle kesişir.

Osmanlılar zamanında birçok şehzadenin öğrenim gördüğü Kapıağası Medresesi (Büyük Ağa/Baş Ağa Medresesi) ve Küçük Ağa Medresesi gibi tarihsel eğitim kurumlarına sahip olan Amasya’da, bugün Ondokuz Mayıs Üniversitesi’ne bağlı Amasya Eğitim Yüksekokulu ve Amasya Meslek Yüksekokulu bulunmaktadır. Kentteki iki hastaneden biri bütün hastalıklar, öteki göğüs hastalıkları alanında hizmet vermektedir.

II. Bayezid Külliyesi

II. Bayezid Külliyesi

Tarihsel yapılar.

Amasya kenti tarihsel yapılar açısından son derece zengindir. Bunların başlıcaları II. Bayezid Külliyesi (1482-86), Bayezid Paşa Camisi (1414), Burmalı Minare Camisi (1237-47), Gökmedrese Camisi (1266-67), Bimarhane (Amasya Darüşşifası, 1308-09), Torumtay Türbesi (1278), Amasya Çilehanesi (Yakup Paşa Medresesi ve Tekkesi, 1413), Taş Han ve Bülbül Hatun Camisi’dir (1310). Bir İlhanlı yapısı olan Bimarhane’de akıl hastalarının müzikle tedavi edildiği bilinmektedir. Yeşilırmak üzerindeki Alçak Köprü Helenistik dönem den kalmadır; Meydan, Maydanos, Hükümet (Helkis) ve Kuş (Künç) köprüleri ise Selçuklu ve Osmanlı dönemlerinde yapılmış, sonradan onarılmıştır.


Leave A Reply