Anaksagoras Kimdir? Antik Yunan Dönemi Filozofun Hayatı ve Felsefesi

0

Anaksagoras kimdir? Antik Yunan döneminde yaşamış ünlü filozof Anaksagoras hayatı, biyografisi, felsefesi ve eserleri hakkında bilgi.

Anaksagoras

Kaynak : wikipedia.org

Anaksagoras; Eski Yunan filozofudur (Klazomenai/bugünkü Urla İÖ 500 ?-Lampasakos/bugünkü Lapseki İÖ 428). Anaksimenes’in öğrencisi oldu. 25 yaşındayken Atina’ya gitti. Perikles, Euripides ve Protagoras‘ın dostluğunu kazandı. Göksel cisimlerin tanrısallığını reddettiği için tanrıtanımazlıkla suçlanarak İÖ 434’te Lampsakos’ a sürgün edildi. Eseri Peri Physeos (Doğa Üstüne) adını taşır.

Advertisement

Anaksagoras’a göre evren, önce, tüm varlıkların niteliklerinin toplandığı bir kaos (kargaşa) durumundadır. Sonsuz sayıda küçük parçacıkların oluşturduğu bu kargaşayı hava ve ateş (aither) bir arada tutar. Ateş sıcak ışınlı ve kuru, hava ise soğuk ve nemli tohumları (spermatoları) taşır. Yerküreyi oluşturan hava merkezdedir. Ateş ise onu çevreler ve yıldızları oluşturur. Kaos’ un bu biçimlenişini nous (zihin, zekâ) yaratır. Nous maddeleri hareket ettiren, düzenleyen güçtür. Sonsuz ve mutlak egemenliği olan nous kendisi için yalnızdır. Nous kargaşa içindeki maddelere belirli bir amaç doğrultusunda hareketlilik kazandırır, oluşu düzenler ve evreni kurar. Nous basitlik, güç, bilim ve mutlak saflık nitelikleriyle düzenleyicidir.

Varlığı olan her yaratıktan noustan bir parça bulunur. Nous bir tür kasırgadır (dinos). Sarmal bir biçimde yavaş yavaş merkezi çevresinde uzamaya ve genişlemeye başlar. Giderek sonsuz uzaklıklara yayılan nous bütün evreni kaplar. Onun niteliği değişmez, niceliği değişir; sürekli aynı kalır; en büyük olduğu kadar, en küçük olandır. Anaksagoras’a göre bütün varlık biçimleri kendi kendine sonsuz olarak eşittir. Hiçbir şey yaratılmamıştır ve yok olmaz. Doğum, ölüm, azalma ya da çoğalma olayları gerçekte varlık öğelerinin basit bir yer değiştirmesidir. Özsel olarak değişme yoktur.

Evrende sonsuz ana madde (arkhe) vardır. Her varlığı oluşturan parçacıkların sayısı ve niteliği farklı sonsuzca çeşitlidir. Her varlık kendiliğinden oluşan ve varlığa benzeyen sonsuz sayıda küçük parçacıklardan oluşmuştur. Bir kemik sonsuz küçük kemiğin bir araya gelmesiyle oluşur. Bu nedenle her yeni varlık kendinden önceki varlığın yapısında içkin olarak bulunur. Sınırsız küçük olan bu parçacıkların belirli süreler için birleşme ve ayrılmalarıdır. Varlık parçacıklarının dönüşümü sonsuzdur. Hiçbir şey bir başkasının oluşumunu engellemez ve ondan tümüyle ayrılmaz. Çünkü bütün varlık biçimlerinin oluşumu geriye doğru izlenirse, başlangıçtaki duruma yani kargaşaya (kaos) ulaşılır.

Anaksagoras’ın düşüncesinden temel maddeler ve nous birbirini bütünleyen iki parçadır. Anaksagoras nousla felsefeye düzenleyici bir ilkeyi, telos (erek) anlayışını sokmuştur. Anaksagoras’ın düşünceleri, kendinden sonraki Yunan filozoflarını (Platon, Aristoteles, Sokrates) etkilemiştir.

Advertisement

Anaksagoras Eserleri ve Felsefesi

Anaxagoras en az bir felsefe kitabı yazdı, ancak MS 6. yüzyılda Kilikya’lı Simplicius’un eserinde bunun yalnızca ilk bölümünün parçaları hayatta kaldı.

En çok evrenin kökenleri ve yapısı hakkındaki kozmolojik teorisi ile tanınır. O, kozmosun orijinal durumunun, tüm bileşenlerinin eksiksiz bir karışımı olduğunu, ancak bu karışım, bazı bileşenlerin diğerlerinden daha yüksek konsantrasyonlarda mevcut olması ve bir yerden bir yere değişmesiyle, tamamen tekdüze olmamasına rağmen. Zamanın bir noktasında, bu ilkel karışım, aklın (“zihin”) eylemiyle harekete geçirildi ve dönme hareketi, bileşenlerin yerini aldı ve ayırdı, sonunda, ayrı maddi nesnelerin kozmosunu (farklı özelliklere sahip) üretti.

Anaksagoras için bu, tanrılara veya teolojik imalara ihtiyaç duymadan, tamamen mekanik ve natüralist bir süreçti. Bununla birlikte, maddi olarak kabul ettiği anlaşılan Zihnin kesin doğası hakkında açıklama yapmamış, bunun yerine maddenin geri kalanından daha ince, daha saf ve özgürce hareket edebildiği için ayırt edildiğini açıklamıştır.

Anaksagoras, metafizik teorilerini kozmolojik teorisinden geliştirdi. Parmenides ve Elealılar’ın duyulara güvenilemeyeceği ve görünürdeki herhangi bir değişikliğin basitçe evrenin değişmeyen, ebedi ve yok edilemez bileşenlerinin yeniden düzenlenmesi olduğu fikrini kabul etti. Sadece o zaman şeylerin var olması (veya yok olması) imkansız olmakla kalmaz, aynı zamanda her şeyde her şeyin bir parçası olduğunu ve kozmosun orijinal bileşenlerinin gerçekten her yerde mevcut olduğunu savundu (örneğin, savundu bir hayvanın yediği yiyeceklerin kemik, saç, et vb. haline gelmesi, bu nedenle içerdiği tüm bileşenleri zaten içermesi gerekir). Orijinal kozmik bileşenlerin parçacıklarının küçüklüğünün veya genliğinin bir sınırı olduğunu reddetti.

Fizik bilimlerinde, tutulmaların doğru açıklamasını yapan ilk kişi olan Anaksagoras, güneşin bir kırmızı-sıcak metal kütlesi olduğu, ayın dünyevi olduğu ve Ay’ın topraklı olduğu iddiaları da dahil olmak üzere bilimsel teorileriyle ünlüydü ve kötü bir şöhrete sahipti. yıldızlar taşları yakıyor

Advertisement


Leave A Reply