Angkor Antik Kenti Hakkında Bilgi

0
Advertisement

Kamboçya’da bulunan ve dünyaca ünlü olan Angkor Antik Kenti ile ilgili genel ve tarihi bilgiler

Angkor, Kamboçya’da, Tonle Sap’ın (Gölü’nün) kuzeybatısında antik kent kalıntısı. Altı yüzyıl boyunca Khmer İmparatorluğu’na başkentlik yapan Angkor’da, en göze çarpıcı anıtlar; Angkor Vat Tapınağı binaları, “Angkor Tom“daki Bayon Tapınağı, kent duvarları ve kapılardır.

Bölge, ilk kez 819’da yerleşime açıldı. Kral II. Jayavarman’ın egemenliğinde bir imparatorluk kuruldu (802-850). Bugünkü Angkor’un bulunduğu yerdeki ilk kent olan “Yasoharapura“, 889-900 arasında egemenlik süren Kral I. Yasovarman tarafından bayındır duruma getirildi. Su depoları, su kanalları ve su setleriyle geniş tarım sistemlerinin uygulandığı, düzenli yollarıyla ünlü bir merkez oldu.

Dünya mimarlığının başeserlerinden biri olan Angkor Vat Vişnu Tapınağı, 1113-1150 arasında egemenlik süren Kamboçyalı büyük Kral II. Suryavarman döneminde yapıldı. 850×1.000 m2‘lik alanı kaplayan mermer tapınak, olağanüstü desen ve altın yapraklarla süslenmiş büyük lotus çiçeği biçimli beş kubbenin bir taç gibi oturduğu merkez ana yapıyı çevreleyen aynı merkezli dörtgen koridorlardan oluşuyordu.

Tüm Vişnu söylencesi, en iç koridorun duvarlarında, Kamboç yaşamının resimli anlatımıyla birlikte kabartma sanatıyla işlenmiştir. Kral Suyavarman, düşman “Çenla”ların saldırılarını, “Tay” paralı askerleriyle önledi, ancak ölümünden sonra 1177’de Çenlalar kenti ellerine geçirerek yerle bir etti. 1181-1219 arasında egemen olan son Khmer Kralı VII. Jayavarman, Çenla-lan yenerek Psnom Bakeng ve Angkor Vat anıtlarına bitişik Angkor Tom başkentini kurdu.

Advertisement

Kent merkezindeki Budist tapınağı Bayon, Kralın yarı gülümseyen yüz kabartmasıyla süslü 50 kuleden oluşuyordu. 1200’lerin ortalarında, yeniden Tayların saldırısına uğrayan Kamboçyalılar, 1431’de Angkor’dan ayrılmak zorunda kalarak, güneyde Phnom Penh’e yakın bir yerde başkentlerini kurdular. Sulama düzeni ve yolları kullanılmamaktan bozulan Angkor kenti, sık bir ormanla kaplandı. Kalıntıları 1861’de Fransızlar tarafından bulunarak 1920’de onarıldı.


Leave A Reply