Ankara’nın Tarihçesi

0
Advertisement

Ankara’nın kuruluşundan Türkiye’nin başkenti oluşuna kadar ki döneminin tarihçesi. Ankara’yı kim kurdu? Ankara’nın ismi nereden gelmektedir?

Ankara'nın başkent oluşuAnkara’nın adı ve kuruluşuna ilişkin bilgi veren çeşitli kaynaklar içinde birçok ilkçağ tarihçisinin yanında, Bizans tarihçisi Stephanos Bizantinos da ünlü coğrafya sözlüğüne, İÖ 2. yüzyılda Aphdrodisias’ta yaşamış olan Mısırlı rahip Apollonius’a dayanarak Ankara’nın kuruluşuna ilişkin bilgi verir. Bu bilgiye göre, İÖ 278’de Anadolu’ya gelen Galatlar, Pontos Kralı Mithradates ile birlikte Mısır’a karşı bir savaşa girerler ve onları yenerek denize kadar sürerler. Mısırlıların gemilerinden aldıkları çapaları zafer belgesi olarak beraberlerinde yurtlarına getirirler. Bu başarıları üzerine Galatlara bir topraklar verilir. Onlar da burada bir kent kurarak adını da çapa anlamına gelen Ankyra koyarlar.

Ankara’nın adına ilişkin başka kaynaklarda Farsça ngür (üzüm), Sanskritçe ankas (karışık, engebeli), Yunanca Aghuridha (koruk) gibi adlara da rastlanır. Ancak bunların arasında dönem dönem değişen Ankyra (Ancyra), Engürü ve Angora yazılışları bugünkü Ankara’nın adını oluşturdu. Galatlardan önce de Ankara’nın bir kent olarak varlığı bilinmektedir ve Galatların Ankara’yı kurmuş olmaları söz konusu değildir. İS 2. yüzyılda yaşamış olan ünlü tarihçi Pausanias’a göre Galatlar Ankara’yı sonradan ele geçirmişlerdir. Ona göre kentin kurucusu Frig Kralı Gordios’un oğlu Midas’tır. Dolayısıyla Ankara bir Frig kentidir. Ankara ve çevresinde yapılan araştırmalar sonucunda tarihöncesi dönemlere de rastlandı.

Atatürk Orman Çiftliği yakınlarında Şöleen (Chelleen) tipte bir el baltası bulunduğu gibi, Havagazı
Fabrikası yakınında, Maltepe’de Ziraat ve Gazi Eğitim Fakülteleri civarında, Çubuk Barajı, Ergazi, Bağlum, Güdül ve Etiyokuşu’nda da dağınık olarak Paleolitik Çağ’a tarihlenen buluntular ele geçirildi. Ankara ve çevresi Kalkolitik Çağ’da da önemini sürdürdü. Etiyokuşu’nda yapılan kazılarda toprak mühürler ve perdahlık toprak kaplar bulundu. Ayrıca Ahlatlıbel, Karaoğlan ve Bitik’te de Geç Kalkolitik ve Erken Tunç Çağı’na tarihlenen eserler ortaya çıkarıldı.

Ankara çevresinde Hitit dönemine ait yerleşim yerleri ve buluntular ele geçmişse de, Ankara’nın içinde Hititlerin oturduğuna ilişkin kanıt yoktur ve yazılı belgeler de ele geçmemiştir. Kimi tarihçiler Hitit yazılı belgelerinde geçen Ankuva’nın Ankara olduğunu ileriye sürmüşler ve yapılan araştırmalarda Ankuva’nın Ankara olduğu anlaşılmıştır.

Advertisement

Hititlerin yıkılışından sonra Ankara ve çevresine Frigler egemen oldular. Ankara yakınlarındaki Karaoğlan, Gâvurkale, Etimesgut, Sincanköy ve Bitik’te yapılan kazılarda çeşitli Frig eserleri ve keramiği bulundu. Anıtkabir ile Atatürk Orman Çiftliği arasında bulunan 20 kadar tümülüs, Ankara’nın Frig dönemi nekropolüdür. Augustus Tapınağı’nın temellerinde Frig Çağı’na tarihlenen duvar kalıntıları ortaya çıkarıldı. Çankırıkapı’da yapılan kazılarda da Frig eserleri ele geçti. Frig Devleti’nin yıkılmasından sonra Ankara önce Lidyalıların.(İÖ 7. yüzyıl), sonra da Perslerin Anadolu’nun tümünü ele geçirmeleri üzerine onların eline geçti (İO 6. yüzyıl). Ancak, bu dönem tarihine ışık tutacak belgeler yoktur.

Makedonya Kralı Büyük İskender’in seferlerini yazan tarihçi Arrianos’un Anabasis adlı eserinden öğrenildiğine göre İskender İÖ 333’te Ankara’ya geldi, Paflagonya elçilerini burada kabul etti. Konumunu dikkate alarak burayı üs olarak seçti. İskender döneminde kent Frigya Satraplığı’na bağlı kaldı. İskender’in ölümünden sonra, Frigya Satraplığı önce Antigonos’un, İpsos Savaşı’ndan sonra da Lysimakhos’un eline geçti. İÖ 281’de Seleukosların yönetimine girdi ve bu durum Galatların egemenliğine kadar sürdü. Galatların egemenlik dönemlerine ilişkin bilgiler çok azdır. Roma Konsülü Manlius Vulso, Galatları oluşturan üç boydan biri olan Tolistobogları yenilgiye uğratarak Ankara’ya girdi (İÖ 189). Ancak, yönetimini yine kendilerine bıraktı.

Bergamalılar arasında uzun süren çarpışmalardan sonra Bergama Kralı Eumenes, Galatları yendi ve kent, Bergama Krallığı’nın egemenliğine girdi (İÖ 183). Bergama Kralı III. Attalos vasiyetnamesinde krallığını Roma’ya bırakınca Frigya’yı ele geçirmek isteyen Pontoslularla Romalılar savaşmaya başladılar. Galatlar her zaman Romalıların yanında yer aldılar ve Ankara hiçbir zaman Pontos egemenliğine girmedi. İÖ 25’te İmparator Augustus döneminde Galatya bir Roma eyaleti, Ankara da bu eyaletin merkezi oldu. Augustus, Ankara halkını birtakım bölümlere ayıran, “file örgütü“nü kurdu.

Ankara’nın en parlak döneminde 12 file’ye sahip olduğu bilinmektedir. Roma Çağı’nda Ankara, batıda Gençlik Parkı ve Halkevi’nin bulunduğu alana, kuzeyde Bent Deresi, güneyde ise Dilektepe’ye kadar yayılıyordu. İS 2. yüzyıldan 3. yüzyıla kadar süren 100 yıllık dönem içinde en parlak zamanını yaşayan Ankara, Roma’nın zayıflamasıyla da önemini yitirmeye başladı. Roma İmparatorluğu’nun ikiye ayrıldığı 395’te Ankara Doğu Roma’nın (Bizans) elinde kaldı. 6. yüzyıla kadar Bizans’ın elinde bir eyalet merkezi olarak önemini korudu. 7. yüzyılın başında Bizans-Sasani savaşlarından etkilendi ve birkaç kez saldırıya uğradı ve yağmalandı. Sasani baskısı İmparator Herakleidos’un İranlıları yenmesiyle ortadan kalktı. Herakleios’un ölümünden sonra Anadolu için yeni bir tehlike baş gösterdi. Bu kez Araplar 654’te Ankara’yı ele geçirdiler. Araplar geriye dönünce kent yeniden Bizanslılara geçti ve uzun süre sessiz bir dönem geçirdi. 9. yüzyılın başında Abbasi Halifesi Harun ür-Reşit’in orduları Anadolu’ya girdi ve Ankara’yı da ele geçirdiler. 838’de Halife el-Mutasım kenti bir kez daha yağmaladı ve yıkıma uğrattı. Ankara’da bulunmuş olan bir yazıtta bu istiladan söz edilmekte ve kenti bu durumdan İmparator III. Mikhael’in kurtardığı ve onarttığı yazılıdır. 10. yüzyıl ile 11. yüzyılın başlarına kadar Bizans’ ın güçlü döneminde Ankara da sessiz bir dönem geçirdi.

Advertisement

1071 Malazgirt Ovası’nda Bizans İmparatoru Romanos Diogenes’i yenilgiye uğratan Selçuklu Sultanı Alparslan, Anadolu’yu Türk akınlarına açınca Ankara da Türklerin eline geçti (1073) ve Ankara’nın tarihinde yeni bir dönem başladı.

Birinci Haçlı Seferi sırasında (1101) Raymond de Toulouse kenti ele geçirdi ve Bizans’a geri verdi. Bu durum 1127’de Danişment Emiri Emir Gazi’ nin kenti ele geçirmesine kadar sürdü. Anadolu Selçuklu Sultanı I. Mesut, 1143’te Ankara’yı ülkesine kattı. Ankara, Selçuklu şehzadeleri arasındaki iktidar mücadelelerinde de önemli bir rol oynadı. 1243’teki Kösedağ bozgu-nuyla birlikte Anadolu’nun büyük bir bölümü, Ankara da içinde olmak üzere Moğolların yönetimine geçti. 1304’te İlhanlı egemenliğine geçen bölge, 1335’te bağımsızlığım kazanan Eretna Devleti’ne bağlandı. Bu dönemlerde Ankara’da Ahiler örgütü çok ünlüydü. Orhan Gazi’nin oğlu Süleylman Paşa 1356’da Ankara’yı Osmanlı topraklarına kattı. Osmanlı tarihinin en önemli olaylarından birisi olan ve tarihe Ankara Savaşı olarak geçen (1402) Timur ve Yıldırım Bayezit arasındaki savaş, Ankara’nın kuzeyindeki Çubuk Ovası’nda yapıldı. Bu savaşta üstün gelen Timur, Yıldırım’ı tutsak alarak bir süre Ankara Kalesi’nde hapsetti. Timur’un Anadolu’dan ayrılmasından sonra Amasya’da bulunan Çelebi Sultan Mehmet, Ankara’yı topraklarına kattı. Celali Ayaklanmaları sırasında Kalen-deroğlu Mehmet Paşa 1607’de Ankara’yı ele geçirdiyse de burada ancak bir yıl kalabildi. Uzun bir barış döneminden sonra Ankara, kısa bir süre devlete karşı ayaklanan Mısır Valisi Mehmet Ali Paşa’nın ordularının işgaline uğradı. Osmanlı döneminde Ankara, eyalet örgütü kurulunca Anadolu Eyaleti’nin merkezi oldu. Eyalet merkezi Kütahya’ya taşmmca Ankara sancak merkezi olarak kaldı. Daha soma yeniden eyalet merkezi durumuna getirildi. O dönemlerde de Ankara Anadolu’nun büyük ticaret merkezlerinden biriydi. Birinci Dünya Savaşı’ndan soma ülkenin birçok yeri işgal edilirken Ankara ve birkaç il bu işgalden uzak kaldı. Anadolu’nun ortasında bulunan ve İstanbul’a demiryoluyla bağlı olan Ankara, İstanbul’un işgalinden soma Milli Mücadele’nin merkezi olmaya en elverişli yerdi. Bu yüzden Mustafa Kemal Paşa ve Heyet-i Temsiliye, 27 Aralık 1919’da Ankara’ya geldiler. Bunu 23 Nisan 1920’de Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin açılması izledi. Bu tarihten soma Ankara’dan yönetilen Milli Mücadele başarıyla sonuçlandı. Savaştan soma 13 Ekim 1923’te çıkarılan bir yasayla Ankara Türkiye Cumhuriyeti’nin başkenti oldu; ardından da 29 Ekim 1923’te Cumhuriyet ilan edildi. Cumhuriyetle birlikte hızla gelişmeye başlayan Ankara, bugün ülkemizin kültür, sanat, bilim, ticaret ve endüstri merkezlerinden biri olmuştur.


Leave A Reply