Anne bahçede çocuklarını kameraya çekiyor, görüntüleri tekrar izleyince korkuyla çığlık atıyor!

0
Advertisement

Annie (34), eşi ve iki çocuğuyla birlikte kısa bir süre önce bu doğal koruma alanının kıyısında yaşamaya başladı. Çocuklarını güvenli bir şekilde yetiştirmek için en iyi yerin burası olduğunu düşünerek buraya taşınmışlardı.

Annie o gün öğleden sonra yeni bir kamera satın almıştı ve hemen denemek istiyordu. İlk çekimini bahçede oynayan çocuklarıyla yapmaya karar verdi.

Aynı akşam, koltuğunda oturmuş, çektiği videoyu izlerken ilk başta fark etmedi. Ama görüntülere daha yakından baktığında, gördüğü şeyin ne olduğunu önce anlamadı… 😳

Annie, eşi Mark ile 6 yıl önce tanıştı. Bu görüntülerin de etkisiyle, eski eşi demek daha doğru olur. Yakışıklı ve varlıklı bir adam olan Mark ideal sevgili gibi “görünüyordu”.

İkisi birbirlerine anında aşık oldular ve kısa süre sonra Annie hamile kaldı. 4 yıl sonra ikinci çocukları doğduğunda, mükemmel aile tablosu kurulmuş gibi görünüyordu. En azından… Annie öyle zannetmişti.

Advertisement
Çünkü oğulları Luc’un doğumundan kısa bir süre sonra kocası gittikçe daha garip davranmaya başladı…

Her şey Annie yeni doğmuş oğluna bebek bezi almak istediğinde başladı. Banka kartını ATM makinesine koyduğunda ekranda ‘Yetersiz Bakiye’ yazısı belirdi.

Annie önce anlamadı. Daha önce hiç para problemi yaşamamışlardı, sonuçta Mark’ın iyi bir işi vardı, değil mi? Eve elleri boş döndüğünde Mark koltukta oturuyordu.

“Neden hesabımızda hiç para yok?” diye sordu Annie. Ama Mark sinirli bir şekilde Annie’yi tersledi ve, yangına körükle gidercesine, daha yeni bir ev almış olduğunu söyledi.

Hesapta tek kuruş olmadan nasıl ev alabildi ki?

Advertisement

Mark işi sayesinde bir yatırımcı bulduğunu söyledi. Bu iş adamı evin tüm masraflarını karşılayacaktı. Annie bu hikâyeyi şüpheli buldu ve Mark’ın her şeyi açıklamasını istedi.

“Çalıştığın bölüm buradan yaklaşık 200 kilometre ötede bir yere taşınıyor. Ayrıca, oturduğumuz daire iki çocuk yetiştirmek için uygun değil. O yüzden taşınmamız gerektiğine karar verdim.”

Annie konuşmaya çalıştı, ama Mark çoktan eşyaları kutulara doldurmaya başlamıştı.

“Tartışacak vaktimiz yok, her şeyi topla çünkü 2 gün içinde taşınma kamyonu kapının önünde olacak”…

Advertisement

Kararın çoktan verilmiş olduğu belliydi ve Annie’nin uymaktan başka çaresi yoktu. Alelacele bir şekilde ailenin tüm eşyalarını Mark’ın çoktan hazırlamış olduğu kutulara doldurdu. Niye bu kadar acele ediyorlardı?

Hem bu kadar büyük bir kararı kendisine danışmadan nasıl verebilirdi? Ters olan bir şeyler vardı. Aklı, elindeki kutular gibi, sormak istediği sorularla doluydu, ama soracak hiç vakti olmamıştı.

Neler olup bittiğini anlamadan, taşınma kamyonu kapıya geldi ve ailecek zorla yeni evlerine taşınmak zorunda kaldılar…

Kısa bir süre sonra yeni evlerindeydiler. Bir doğal koruma alanının kıyısında, devasa bir arazi üzerinde, güzel bir binaydı.

“Görüyor musun? Çocuklarımızın dışarıda güvenle oyun oynayabilmeleri için mükemmel bir yer” dedi Mark, ama ses tonu tedirgindi. Annie derin bir iç çekti, omuzlarını silkti ve kutuları boşaltmaya başladı.

Advertisement

Kutular boşalıyor, dolaplar doluyordu. Annie daha önce görmemiş olduğu bir paket buldu. “Bu nedir?” diye sordu, şimdi rahatlamış görünen erkek arkadaşına.

Mark’ın tavrı hemen değişti. Koşarak tuhaf kutunun yanına geldi ve vakit kaybetmeden arka bahçeye götürdü…

5 dakika sonra Mark elinde paket olmadan eve geri döndü. İşi için birçok yeni ekipmana ihtiyacı olduğunu ve önümüzdeki günlerde yeni paketlerin geleceğini söyledi.

“Merak etme. Her şeyin birdenbire hızla değişmiş olduğunu anlıyorum, ama her şeyin yoluna sokacağıma emin olabilirsiniz. Ailemizin ihtiyaçlarını her zaman olduğu gibi karşılamaya devam edeceğim.”

Advertisement

Mark’ın kelimelerle arası iyiydi ve bu kelimeler Annie’yi rahatlatmaya yetti. Ama bu rahatlık uzun sürmedi. Her geçen gün kaldırımda beliren tuhaf paketlerin sayısı artıyordu ve her seferinde Mark ile birlikte arka bahçede kayboluyorlardı.

Neler oluyordu? Neden her şeyi böyle gizli tutuyordu? Bir süre sonra kutular her hafta gelmeye başlayınca Annie’nin sabrı taştı.

“Kutuların içinde ne olduğunu bilmem gerekiyordu. Onu gizlice, uzaktan takip ettim.”

Mark, ormanın kıyısına yapılmış bir kulübeye girip, paketle birlikte gözden kayboldu. Tedirgin bir şekilde camlardan baktı ve ardından lambayı söndürdü.

Advertisement

Bu sırada, Annie, dışarıda pencere pervazının altında çömelmiş, içeriyi görmeye çalışıyordu. Işık olmaması, tahta yapının içinde neler olup bittiğini görmeyi zorlaştırıyordu, ama kesinlikle gözüne çarpan bir şey vardı.

Gözlerini kıstı ve ardından gördü. Tek bir ışık huzmesinin parlak metalden yansıması yetmişti.

Mark’ın elinde bir tabanca vardı…

Annie gözlerine inanamıyordu. Benim masum kocam elinde bir tabancayla ne yapıyor olabilir? Tahta kapıyı ardına kadar açtı ve bağırdı:

Advertisement
“NELER OLDUĞUNU VE NEDEN BİR TABANCAN OLDUĞUNU BANA HEMEN ŞİMDİ AÇIKLAYACAKSIN!”

Mark’ın korkudan ödü koptu. Annie’yi görmemiş olduğu belliydi. Titreyen bir sesle durumu açıklamaya çalıştı. Çok büyük kumar borçları vardı ve hepsi Annie’den habersiz olmuştu. Tehlikeli adamlar tarafından takip ediliyordu.

“Şimdi de, her hafta, paket paket para gönderip, şirketim üzerinden aklamamı istiyorlar. Aksi takdirde benim başıma, daha kötüsü senin başına, bir şey gelebilir!”

Mark tabancayı elinden bıraktı ve devam etti…

Bana bu evi şehir merkezinden uzak olduğu için verdiler. Bu sayede örgüt parayı görülmeden bana ulaştırabiliyor ve tüm operasyon gizli kalıyor.

Advertisement

“Ama, geçen hafta, çalıştığım şirket banka hesap bilgilerinde değişiklikler yaptığımı fark etti ve beni hemen işten çıkarttılar.”

Mark’ın paniklemekte olduğu belliydi ve hem kendisinin hem de tüm ailelerinin büyük tehlike altında olduğunu söyledi. Tabancayı da bu yüzden satın almıştı, onları korumak için.

Mark durumu anlatmayı henüz bitirmişti ki kulübenin kapısı sertçe çalındı…

Siyahlar içinde giyinmiş olan, dev gibi beş adam odaya girdi. Silahlarını Mark’a doğrulttular ve hemen iplerle bağladılar. “Son ödemeni kaçırdın, o yüzden şimdi neler olacağını biliyorsundur”.

Advertisement

Annie panikle çığlık attı ve kapıya koştu. Adamların onunla ilgilenmedikleri belliydi. Annie’nin geçip gitmesine hiçbir sorun çıkartmadan izin verdiler.

Eve varır varmaz çocuklarını yanına aldı. Birkaç eşya toplayıp, çocukları arabaya yerleştirdi.

Arabanın tekerlekleri, garaj yolundaki gevşek çakılların üzerinde hareket etmeye başladı ve araba harekete geçti. Araziden çıkmak üzereyken yüzünde büyük bir korkuyla dönüp geriye baktı Annie.

Uzakta, asla unutamayacağı bir ses duydu…

Advertisement

Silah patlamasının sesi, Annie’nin vücudunu adeta delip geçti. Ayağını pedala bastırıp, arabanın hızını arttırırken gözyaşlarına boğuldu. Polis aynı gün içinde hem bütün evi hem de bütün bölgeyi aradı, ama ne Mark’tan ne de beş adamdan bir iz bulamadılar.

Hayatına devam etmek ve o korkunç günü unutmaya çalışmaktan başka çaresi yoktu. Ev ona aitti ve başka bir şey alacak başka parası yoktu. O yüzden, iki hafta dinlendikten sonra, polis denetimi altında eve geri taşınmaya karar verdi.

Her şey normale dönmüş gibi görünüyordu. Ta ki Annie kamerasını eline alıp, garip bir keşifte bulunana kadar.

Çocuklar yeniden tüm öğleden sonrayı bahçede oyun oynayarak geçirebiliyorlardı. Bu, gerçekten hak ettikleri bir şeydi. Elbette, babasız yaşamak nedir öğrenmeleri gerekiyordu.

Annie için yeni hayatlarına atacakları ilk adımdı bu. Çünkü insanın çocuklarının normal bir şekilde oyun oynayamadığı bir hayata hayat denemezdi.

Advertisement

Kamera görüntülerini öğleden sonra izlediğinde, aşırı derecede garip olan bir şey fark etti. Bahçede oyun oynayan oğlunun sadece 10 metre arkasında, çimenlerden dumanlar çıkıyordu. Bir şey mi yanıyordu?

Annie, gerçeğin çok daha karanlık olduğunu henüz bilmiyordu…

Annie fotoğrafın çekildiği yere koştu ve bahçeden hâlâ dumanların geliyor olduğunu gördü. Tek bir an bile beklemeden bakmaya gitti. Havalar uzun bir süredir kuraktı ve arazinin geri kalanında yangın çıkmamalıydı.

Dumanın çıktığı yere yakınlaştığında korkudan ödü koptu. Dumanlar kendi kendine çıkmıyordu yerden. Uzun çalılıkların arasında, ince bir kum tabakasının altına saklanmış bir sığınak vardı. Tahta kalasların arasına ışık vuruyordu ve içeride bir şey hareket ediyor gibi görünüyordu.

Advertisement

Annie sığınağın kapısını açtı ve ağzı beş karış açık kaldı…

Mark ile yüz yüze geldi. Şimdiye dek ölü sayılmış olan kocası, vahşice bir şekilde, tüm bu zaman yeraltındaydı. Annie, Mark’ın iplerini çözdü ve yukarı çıkarttı.

Mark bir deri bir kemik kalmış, neredeyse tükenmişti ama hâlâ durumu açıklayabilecek gücü vardı. Adamlar, bir kurşunla işini bitirip, kurtulmasına izin vermemişlerdi. Mark’ı açlıktan ölmesi için yeraltına kilitlemeye karar vermişlerdi.

“Biraz su haricinde hiçbir şeyim yoktu, yemek vermediler. Son birkaç gecedir havanın soğuk olmasından dolayı aşırı hipotermi yaşıyorum. Tehlikeli olduğunu bilmeme rağmen ateş yakmaya çalıştım.”

Advertisement

Mark, dumanın ölümcül olabileceğini biliyordu, ama aldığı karar kurtuluşu oldu.Annie ve iki çocuğu şimdi uzaklarda yeni bir evde polis koruması altında yaşıyorlar.

Mark’la hiçbir iletişimi kalmadı çünkü Mark, tüm iyi niyetine rağmen, onlara bu travmayı yaşatmıştı.

Çocukların durumu iyi. Küçük oğlan şimdi okula gidiyor ve arkadaşları onu sık sık ziyaret ediyor. Üçü birlikte hayatlarını yavaş yavaş yeniden kuruyorlar ve o korkunç zamanları unutmaya çalışıyorlar. Ama bir şey kesin:

O lanetli eve asla geri dönmeyecekler!

Advertisement

Leave A Reply