Ansiklopedi Hakkında Bilgi

0
Advertisement

Tarihi Eski Yunan’lılara kadar dayanan ansiklopediler hakkında geniş ve teferruatlı bilgiler.

ansiklopediAnsiklopedi, her konuda ya da birtakım seçili konularda yöntemli olarak bilgi vermeyi amaçlayan eser. Yunanca enkykles-paedia sözcüklerinin birleşiminen oluşup “bilgi çemberi içinde“, anlamını taşır. Ansiklopediler, kapsadıkları bilgi ve hazırlandıkları yöntem açısından ikiye ayrılırlar:

1-Genel Ansiklopediler, her konuda bilgi vermeyi amaç edinen eserlerdir.

2-Özel Ansiklopediler, bir bilim alanında ya da birbirine yakın konularda bilgi veren dar kapsamlı ürünlerdir.

Ansiklopediler düzenlenip hazırlanma yönünden de iki ayrılır: Alfabetik, abc düzenine göre hazırlanan ki, çoğunlukla genel ansiklopedilerde bu yöntem uygulanır. Sistematik, konuya göre düzenlenen ve her konuyu bölümlere ayırıp inceleyen, özel bir çalışma biçimini oluşturur.

Advertisement

Öte yandan, kısa ansiklopedi maddeleriyle içeriği genişletilerek, bir sözlük niteliğine dönüştürülen ansiklopedik sözlük diye anılan ya da aylık dergi olmasına karşın, ansiklopedi gibi düzenlendiği için Aylık Ansiklopedi adıyla bilinen başka türleri de vardır. Ayrıca, ansiklopediler; Gençlik Ansiklopedisi, Ev Ansiklopedisi, Çocuk Ansiklopedisi, Okul Ansiklopedisi adları altında okuyucu düzeyine göre de sınırlandırılırlar.

Tarih. Eski Yunanistan’da ve Roma’da yarı aydın bir kişi sayılabilmek ye bir meslek dalında tutunmak için kişilerin birtakım genel bilgilere sahip olması gerekiyordu. Dilbilgisi, diyalektik, güzel konuşma, aritmetik, geometri, müzik ve astronomiden oluşan bu bilgi alanları yedi özgür sanat adı altında toplanırdı. Terentius Varro ile Martianus Capella’nın yedi sanatı bir araya toplayan kitapları yalnızca bu anlamda ansiklopedilerdi ve zaten ansiklopedi bugün lise öğrenimiyle elde edilen genel bilgileri tanımlamak için kullanılan bir sözcüktü.

Bilimlerin gelişip çeşitli dallara ayrılması, ansiklopedinin kapsamını da genişletti. Bu anlamda bilinen ilk ansiklopedi, Gaius Plinius Secundus’un (İS 23-29) 20 bin maddeyi ve Yunanlı, Romalı yazarlardan derlenen bilgileri içeren Historia Naturalis (Doğa Tarihi) adlı 37 ciltlik Latin eseridir. Sevillalı Aziz İsidorus Hispalensis’in 7. yüzyılda kaleme aldığı Originum sive Etymologiarum Libri XX ya da başka deyişle Origines; yukarıda anılana oranla daha geniş kapsamlı bir genel ansiklopedidir.

İS 8. yüzyılda Sanskritçe olarak hazırlanan büyük Hint sözlüğü Amarakosa (Ölmez Hazine); en eski İran sözlüğü Ferheng-i Pehlevi\ Konstanz Piskoposu Solomon’un (9. yüzyıl) Dictionarium Universale (Evrensel Sözlük), ansiklopedik sözlük türü çalışmalarıdır. Ortaçağda tüm bilgileri yöntemli olarak bir araya toplamak için çok sayıda uzman, yazar ve düşünürün çalışma birliğini gerektiren genel ansildopedilere henüz rastlanmasa da bir tek bilim alanının ya da birkaç bilgi daimin tüm maddelerini kapsar biçimde hazırlanan özel ansiklopediler yeterince çoktur: Farabi’nin (10 yüzyıl) İhsa el Ulûm’u ile Et-Talim-üs-Sâni’si, İbni Sina’nın (10 yüzyıl) bir tıp ansiklopedisi olan Şifa’sı ve felsefe ansiklopedisi yerine geçen Kanun’u Arapça yazılı bu tür eserlerdendir. Batıda Latince yazılı özel ansiklopedilerin çoğu Speculum, Summa, Cyclopedia, Cncyclopedia ya da Orbis Disciplinarum gibi adlar almaya başladı.

Advertisement

İngiltere’de ilk yayınevini kuran Caxton’un Mirror of the Worldu (Dünya’ nm Aynası) 1481, el yazmasından taşbasmaya bir aşama olarak anılır. Öte yandan, ansiklopedinin rastgele birtakım bilgilerin yan yana getirilmesinden ya da birçok kitap sayfasının birbirine eklenmesinden oluşmadığı daha o çağda bilinen bir gerçekti. Bir eserin ansiklopedi adını alması için aynı düşüncede ve görüşte olan uzman kişilerce hazırlanıp düzenlenmesi; kapsadığı ayrı ayrı bilgiler arasında bir bakıma

üslup birliği kadar anlatımda uyum da bulunması gerekir. Ancak, ortaçağ ansiklopedileri, özellikle Avrupa’da Rönesans döneminde bile bir din baskısı altında oldukları için içerdikleri bilimsel maddeler hayli yarar sağlayıcı olmakla birlikte gözlem ve deneyime dayalı kaynaklardan çok Hıristiyanlık etkisindeki geleneksel kaynaklara dayalı olduklarından bugünkü anlamda ansiklopediler değillerdir. Yeniçağda Francis Bacon’un tüm bilimleri yöntemli olarak yeniden sınıflandırılan Novum OrganunİM (1620) bugünkü anlamıyla bilinen ansiklopedilerin ilki olduğu gibi, yurttaşı bilim adamı Ephraim Chembers’i de etkileyip 2 ciltlik Cyclopaedia’sını yayımlamasına yol açtı (1728). Fransa’da Chambers’in Cyelopaedidsından esinlenerek 28 ciltlik Encyclopedie ou Dictionnaire faisome des sciences, des art s et des metiers’ı (Akılcı Bilimler, Sanatlar ve Meslekler Ansiklopedisi ya da Sözlüğü) hazırlayan Diderot ile d’Alambert maddeleri alfabetik sıraya göre düzenlediler (1750-1777). Rousseau, Voltaire, Montesquie gibi zamanın dev düşünürlerinin yazılarını da içeren bu büyük eser, uygar dünyada olağanüstü bir ilgiyle karşılandı. Kilise yetkilileriyle soyluların yakınmalarına yol açtığı için kovuşturmaya uğradı, Fransız Devrimi’ni hazırlayan etkenlerden biri oldu. Bu gelişmeyi yayımcı Pankoucke’un alfabetik değil de sistemtik olan 166 ciltlik Encyclopedie Methodique}i (1782-1832); Almanya’da Zedler’in Universal Lexicon’u 1751-1754; İngiltere’de ilk basımı 3 cilt olarak yayımlanan Encyclopaedia Britannica (1768-1771); yine Almanya’da Der Grosse Brockhaus (1796-1808) ve ABD’de 14 ciltlik The Encyclopedia Americana (1839-1846) izledi.

Yakınçağın başlangıcında salt bilimsel eserler olarak ele alınan ve bu anlayış doğrultusunda hazırlanan ansiklopediler, 19. yüzyıl ortalarında bilginin artık halka da yayılması ve mal edilmesi görüşünden yola çıkarak niteliklerini yavaş da olsa değiştirmeye başladılar. Almanya’da bu tür eserlerin halk için hazırlanmış olanlarına “Konversationslexikon” (Konuşma diliyle genel bilgi veren ansiklopedi), bilimsel ansiklopedilere de “Realenzyklopaedie” denilerek genel ansiklopedilerle uzmanlık ansiklopedileri birbirinden ayrıldı; bu tarihten başlayarak da günümüze kadar gelen genel ansiklopediler önemli ölçüde yaygınlaştılar. Ağırbaşlı Encyclopaedia Britannica bile 11. basımında (1911) salt bilimsellikten uzaklaştı. Özel olmaktan çıkıp bir genel ansiklopedi niteliği kazandı.

Ancak, daha önce Almanya’da Löbel’in başlatıp Friedrich Arnold Brokhaus’un yayını sürdüdüğü Brockhaus (1808); Meyer’in 46 ciltlik Grosse Konversations-Lexikoriu (1840-1852); Fransa’ da Pierre Larousse’un 15 ciltlik Le Grand Dictionnaire Universal du XIX Siecle’i; (1864-1876); C. F. Dreyfus’ ün 1886’da başlattığı ve Berthelot’un 1903’te 31 cilt olarak tamamladığı La Grande Encyclopedie; İngiltere’de Lardner’in 135 ciltlik büyük bir halk ansiklopedisi olan Cabinet Cyclope-didsı (1829-1846); C. Knight’ın yine aynı nitelikteki 23 ciltlik The English Cyelopaedid sı (1855-1862); ABD’de Appleton’un New American Cyelopaedid (1858-1863) Colange’in National Encyclopaedia!sı (1872); İtalya’da 14 ciltlik Nuova Enciclopaedia İtalia-na (1941-1851); Dizionaria Universale di Scienze, Lettere ed Arti (1873); İspanya’ da çok titiz ve özenli bir ortak çalışmanın ürünü olan 34 ciltlik Encyclopedia Moderna (1848-1851) Çarlık Rusyası’nda İ. E. Andreyevski’nin 82 ciltlik Entsiklopediçeskiy Slovar (Ansiklopedik Sözlük) 1890-1906 (bu eser Alman F. A. Brockhaus firmasının St. Peterburg temsilcisi İ. A. Efron’ un girişimiyle yayımlandığından Brockhaus Efren diye de anılır); Polonya’da S. Oryelbrand’ın 28 ciltlik, Encyklopedia Powszechndsı (1858-1868); Hollanda’ da 10 ciltlik Nieuwenhuis Woordenboek Van Kunsten en Wettenschappen (1851-1868); Danimarka’da Salmonsen’in 18 ciltlik S tor e İllustrerde Konversationslexikoriu (1893-1911); İsveç’te Nordisk Familjebok (1875); Norveç’te Norsk Haandlexikon (1879); Macaristan’da 16 ciltlik Pallass (1898); Bulgaristan’da 3 ciltlik Entsiklopediçeksi Reçnik (1899-1907); ansiklopedi sözcüğünün anayurdu olan Yunanistan’da Parthenios ve Grakakis’in 5 ciltlik Ensiklopedikon Leksikon’u (1864); Arabistan’da Muallim Butrus-ül-Bustani’nin 1876′ da Beyrut’ta başlatıp akrabaların Süleyman-ül-Bustani’nin 1900′ de Mısır’ da ancak üçte ikisini tamamlayabildiği 11 ciltlik Daire-tül-maarif; Çin’de resimler, haritalar ve grafiklerle bezenmiş olan tümü 800 bin sayfa tutan ve 1884’te ikinci basımı yapılan Leishu (Ansiklopedi) 19. yüzyılın başlıca genel ansiklopedileridir. 20. yüzyılda Fransa’da Larousse Yayınevi başta olmak üzere dünyanın birçok ülkesinde ansiklopedi yayımlama geleneği sürdürüldü. Son zamanlar ansiklopediler renkli resimleri, çarpıcı baskıları, güzel görünümlü cilt kapaklarıyla evlerin salonlarını süsler oldular. Öte yandan The Bridgeplayer’s Erıcyclopaedi (Briç Oyuncusunun Ansiklopedisi) 1980, gibi içerdikleri konuları günlük yaşamın en hafif düzeyine indiren türleri de yaygınlaştı. Ayrıca ansiklopediyle terimler sözlüğü arası nitelikte olan ve “sözlük” adı altında yayımlanan tek ciltlik cep kitapları da giderek çoğaldı; İngiltere’de Penguin Yayınevi’nin ansiklopedik cep kitapları bilgiyi daha ucuza ve daha kısa boyutlar içinde satmaya yönelik çalışmalara örnektir.

Advertisement

Leave A Reply