Antarktika Tarihi

0
Advertisement

Güney Kutbunun yani Antarktika’nın keşifleri ve Antarktika’nın tarihi ile ilgili genel ve temel bilgiler.

Güney Kutbuna ilk ulaşan insan : Roald Amundsen

Güney Kutbuna ilk ulaşan insan : Roald Amundsen

Güney Kutup denizlerine ilk keşif gezileri, 1772-1775 arasında Kaptan James Cook yönetiminde gerçekleştirildi. Ancak, bu yolculuklar sırasında karaya ulaşılamadı. Ekim 1819’da, İngiliz denizcisi William Smith, Shetland Adaları’nı buldu. Daha sonra 18 Kasım 1820’de, Amerikalı Nathaniel Brown Palmer, Hero adlı gemisiyle Orleans Boğazı’nı ve daha sonraki araştırmalarda Antarktika Kıtası’ndan uzanan bir yarımada olduğu belirlenen kuzeybatı kıyılarını buldu. Bu bölge, Amerikalı haritacılar tarafından Palmer Yarımadası olarak adlandırıldı. Ancak İngilizler, aynı bölgeyi Kraliyet Donanması’ndan Edward Bransfield’in bulduğunu (30 Ocak 1820) öne sürerek bölgeye Graham Toprakları adını verdiler. 1964’te, İngilizce konuşan ülkeler, bölgenin kuzey kesimi Palmer Toprakları olmak üzere Antarktika Yarımadası olarak adlandırılması konusunda birleştiler.

Antarktika Kıtası’na ilişkin araştırmalar, 1820 ve 1830’larda yoğunlaştı. Rusya Hükümeti’nin görevlendirdiği araştırmacı Fabian von Bellingshausen, kıtanın çevresini dolaşarak Aleksander ve I. Petro adalarını buldu (1821). Amerikan gemisi Huron’un, 1855’te ele geçirilen seyir defterine göre, kıtaya ilk ayak basan kişi Huron’un kaptanı James Weddell sonradan adını taşıyan denizi buldu. İngiliz balina avcısı John Biscoe, 1821’de Enderby Toprakları’nı; yine İngiliz denizcisi John Balleny, 1839’da Baleny Adaları’nı buldu. Fransız gezgin Dumont d’Urville, 1840’ta Adelie Kıyısı’nın haritasını çıkardı.

Antarktika’nın bir kıta olarak kabul edilmesi, ABD Donanması’ndan Charles Wilkens’in, 1838-1842 arasındaki keşif yolculuklarından sonra gerçekleşti. Wilkes’in, Hint Okyanusu kıyısında bulduğu bölgeye Wilkes Toprakları adı verildi. Sir James Clark Ross, 1839-1843 arasında Ross Denizi’ni buldu ve Güney Kutbu’na ulaşabileceğini düşünerek güneye doğru ilerledi. Bu yolculuğu sırasında, Ross, 71°71′ güney enlemiyle 170° 14′ doğu boylamı arasında, daha sonra Adare Burnu olarak adlandırılan sarp kayalıklarla dolu kıyı şeridine ulaştı. Daha güneyde büyük bir buz kütlesi (Ross Şelfbuzu), Ross’un ilerlemesini engelledi. Ross, bu bölgede gördüğü iki etkin yanardağa Erebus ve Terror adlarını verdi. Sir James Clark Ross, bu yolculukları sırasında hiç karaya çıkmadı.

Norveçli balina avcıları Leonard/Kristensen ve Carsten E. Borchgrevink, 1895’te, kıtaya Adare Burnu yakınlarında ilk ayak basan kişiler oldular. 1898’de, Adrien de Gerlache başkanlığında, “Belgica” adlı gemiyle yola çıkan ve buz kütlesini 71°30′ güney enlemine kadar aşmayı başaran Belçika araştırma ekibi üyeleri, geminin buzlar arasına sıkışması sonucu, kıtada ilk kez kışı geçiren araştırmacılar olarak değerli bilimsel çalışmalar yaptılar.

Advertisement

Antarktika’ya ilişkin araştırmalar, 1901-1916 arasında bir kez daha yoğunluk kazandı. 1901’de, Kaptan Robert Falcon Scott başkanlığındaki araştırma grubu, 82° 17′ güney enlemiyle 163°30′ doğu boylamı kadar ilerlemeyi başardı. Bu yolculuk sırasında oldukça geniş bilimsel araştırma yürütüldü.

1901-1904 arasında, İsveçli Nils Otto Gustaf Nordenskjöld’ün yönettiği grup, Antarktika Yarımadası’nın doğu kıyısı boyunca yeryüzü şekillerine ilişkin araştırmalar yaptı ve çok değerli bilimsel veriler topladı. 1907-1909 arasında, Ernest Henry Shackleton önemli bir araştırmaya başkanlık etti. Dört kişiden oluşan ve kışı Ross Denizi’ndeki Ross Adası’nda geçiren bu araştırma ekibi, baharda güneye doğru ilerledi ve bir süre sonra kayboldu. Ekip Güney Kutbu’na 9 Ocak 1909’da ulaştı. 589 km süren bu yolculuk, daha önceki tüm yolculuklardan uzundu ve Shackleton’a bu başarısından dolayı “sir” unvanı verildi. Sir T. W. Edgeworth David yönetiminde ikinci bir grup, Victoria Toprakları kıyısı boyunca ilerleyerek Güney Kutbu yakınlarına ulaştı.

1909-1910’da Jean Charcot, “Pourquoi Pas” adlı adlı gemisiyle Antarktika Yarımadası’nın batı kıyısını dolaştı ve Charcot Adası’nı buldu. 1911’de, Güney Kutbu’na ulaşmayı amaçlayan beş araştırmacı vardı; Norveçli Roald Amundsen, Alman Wilhelm Filchner, İngiliz Robert Scott, Avustralyalı Douglas Mawson ve Japon Nobu Şirase. Amundsen; 1910 Temmuzunda, Kuzey Kutbu’na ulaşmak amacıyla Norveç’ten ayrıldı. Bu sıralarda, Robert E. Peary’nin Kuzey Kutbu’na ulaşması (6 Nisan 1909) dünyada büyük yankılar uyandırdı. Bunun üzerine, aynı amaçla yola çıkan Amundsen, rotasını değiştirerek Güney Kutbu’na yöneldi. Amundsen, aynı tasarıyı gerçekleştirmeye çalışan İngiliz Robert Scott’tan 35 gün önce, 14 Aralık 1911’de, 4 kişilik bir ekip, 53 köpek, 4 büyük kızak ve 4 aylık yiyecekle Güney Kutbu’na ulaşmayı başardı.

Amundsen’den sonra kutba ulaşan Scott ve arkadaşları büyük bir düş kırıklığıyla başlayan dönüş yolculuğunda, köpeklerin hastalanması, yiyecek yetersizliği ve soğuk gibi nedenlerle yaşamlarını yitirdiler. Scott’un dönüş yolculuğunun öyküsünü yazdığı günlüğün son sayfası 29 Mart 1912’yi gösterir.

Advertisement

Uçağın kullanıma girmesiyle, Antarktika ve Kuzey Buz Denizi’ne ilişkin araştırmalar yeni boyutlar kazandı. 1928’de, uçakla Kuzey Buz Denizi’ni geçen Hubart Wilkins, bu uçuşuyla “sir” unvanını kazandı. Wilkins, bir yıl sonra da Antarktika’da uçak kullanan ilk kişi oldu. Wilkins’in, Güney Shetland Adaları’nın bilinen sınırlarına binlerce kilometre kare toprak daha ekledi. Wilkins, 1929’da yaptığı ikinci araştırma uçuşunda da Charcot Adası’nın sınırlarını belirledi. 1928-1930 arasında Richard E. Byrd, Balinalar Koyu’nda Küçük Amerika İstasyonu’nu kurdu. Byrd, 1934’te yeniden döndüğü bu istasyondan yola çıkarak en güney uca doğru 193 km ilerledi ve burada tek başına kışı geçirdi.

1926-1937 arasında, Norveçli Lars Christensen, Norveç ve Avustralya’nın hak öne sürdüğü bölgenin haritasını çıkarmak amacıyla çeşitli araştırma uçuşları düzenledi. Lars Chirsitensen, 1929-1930’daki araştırmaları arasında, Kraliçe Maud toprakları ile Lars Christensen, Ingrid Christensen, Prenses Astrid ve Veliaht Prenses Martha kıyılarının resmen kendinin olduğunu savundu. Yine bu araştırmalarda Kraliçe Maud Toprakları’nın ayrıntılı bir haritası çıkarıldı. Lincoln Ellsworth’ın, 1933-1939 arasında, ABD adına yaptığı 4 keşifte oldukça geniş yeni topraklar bulundu. Elsworth, bu bölgeye Ellsworth Toprakları adını verdi ve 1938-1939’da, 80° doğu boylamı boyunca 483 km kadar ilerleyerek bugün Amerika Yaylası olarak bilinen bölgeye geldi.

ABD İçişleri Bakanlığı’nın oluşturduğu ABD Antarktika Araştırma Servisi, Amiral Byrd başkanlığında Balinalar Koyu’nda Batı Üssü’nü; Stonington Adası’ndaki Marguerite Koyu’nda ise Doğu Üssü’nü kurdu. Bu çalışmalar sırasında Wilkins’in 1928′ de saptadığı Weddell Denizi kıyısının sınırları güneye doğru 402 km genişletildi.

İkinci Dünya Savaşı nedeniyle kıtaya ilişkin araştırmalar 1946’ya kadar duraksama geçirdi. Bu tarihten sonra ABD Amiral Byrd yönetiminde “High Jump” (Yüksek Sıçrayış) adlı uygulamayı gerçekleştirdi (1946). 13 gemi, 21 uçak ve 4.000 kişinin katıldığı bu uygulama, donanmanın soğuk hava koşullarında eğitimini amaçlamanın yanı sıra, bilimsel bir yolculuk niteliği de taşımaktaydı. Bu yolculukta, kıtanın Antarktika Yarımadası ve Weddell Denizi Bölgesi dışında, tüm çevresinin haritası çıkarıldı. 1949-1952 arasında, İngiliz, Norveçli ve İsveçli araştırmacıların katıldığı John Giaver başkalığındaki grup, Kraliçe Maud Toprakları’nda kışı geçirerek bilimsel çalışmalar yaptı. Ocak 1950’de, Fransa, Paul Emile Victor başkanlığında Adelie Kıyısında meteoroloji araşırmalarına yönelik Port Martin İstasyonu’nu kurdu.

Advertisement

1952’de çalışmaların durdurulduğu istasyon, 1956’da bilimsel araştırmalar için yeniden işletilmeye başlandı. Avustralya Hükümeti, 1954 başlarında, Mac Robertson Toprakları’nda sürekli ilk Avustralya istasyonu Mawson’u kurdu. Arjantinliler, Ocak 1955′ te, General San Martin buzkıranıyla Weddell Denizi’nde ilerleyerek Güney Kutbu’na 1.287 km uzaklıkta bir üs kurdular.


Leave A Reply