Anthony van Dyck Eserleri – Çalışmaları

0
Advertisement

Ünlü Flaman ressam Anthony van Dyck’in eserleri, çalışmalarının önemlilerinin yer aldığı sayfamız. Anthony van Dyck hayatı hakkında da kısa bilgi.

Anthony van Dyck Eserleri

Anthony van Dyck - "Otoportre"

Anthony van Dyck – “Otoportre”

Anthony van Dyck - Marie-Louise de Tassis, Antwerp 1630

Anthony van Dyck – Marie-Louise de Tassis, Antwerp 1630

Anthony van Dyck - Lomelli Ailesi'nden Genoan Kibri, 1623

Anthony van Dyck – Lomelli Ailesi’nden Genoan Kibri, 1623

Anthony van Dyck - Amor ve Psyche

Anthony van Dyck – Amor ve Psyche

Anthony van Dyck - Bir Aile

Anthony van Dyck – Bir Aile

Anthony van Dyck - Elena Grimaldi

Anthony van Dyck – Elena Grimaldi

Anthony van Dyck - George Digby

Anthony van Dyck – George Digby

Anthony van Dyck - James Stuart

Anthony van Dyck – James Stuart

Anthony van Dyck - Kutsal Aile dinleniyor (yaklaşık 1630) Alte Pinakothek, Münih

Anthony van Dyck – Kutsal Aile dinleniyor (yaklaşık 1630) Alte Pinakothek, Münih

Anthony van Dyck Kimdir?

Dinî ve tarihî portre ve tabloları ile tanınmış Hollandalı bir ressamdır. Ünlü ressam Rubens’ten ders alarak yetişmiştir. Eserlerinde onun etkisi kolayca fark edilir.

1620’ye kadar Rubens’in izinden yürüyen Van Dyck daha sonra öğretmeninin yolundan ayrılmayı tercih etmişti. 1620’de İngiltere’ye davet edilmesi, sanatçının meslek hayatında bir dönüm noktası oldu. Devrin İngiltere kralı I. Charles, kendisinin ve saray erkânının portrelerini yaptırmak istiyordu. Van Dyck, İngiltere’de üç ay kaldıktan sonra İtalya yolu ile memleketine döndü. Daha sonra ikinci defa İtalya’ya gitti. Cenova’da devrin İtalyan ressamlarının eserlerini gözden geçirdi. Van Dyck’in ikinci İtalya yolculuğundan sonra yaptığı eserlerde Rafaello, Tiziano gibi İtalyan ressamlarının etkileri görülür. Van Dyck’in yaptığı dinî, tablolar o devirde çok beğenilmişti, fakat sonradan portrelerinin çok daha güzel olduğu kabul edilmiştir. Ressam 1632’de tekrar İngiltere’ye gitti. Kral I. Charles’in emriyle saraya ressam tayin edildi. Van Dyck, sarayda gayet rahat bir hayat sürdü. 350’den fazla portre yaptı. Bunlardan 38’i kralın portresiydi. Bugün Paris’te Louvre Müzesi’nde bulunan kralın avcı kıyafetiyle yapılmış portresi devrin ihtişamı hakkında geniş fikir verir.

Van Dyck, portre yaparken modellerinin şahsiyetlerinde bir değişiklik yapmadan onları idealize edebiliyordu. Kendisinden önce yaşamış sanatçıların portrelerinden ilham alarak çalıştıysa da zamanla kendine has bir üslup yaratmasını bildi. İlk portrelerinde modellerinin elinde ya eldiven, ya kitap, ya da bir kutu bulunduruyordu. Evli çiftler, anne-çocuk kompozisyonlarında ise modellerin elleri birbirine değiyordu. Van Dyck’in ilk portrelerinde tabloların arka kısmı boştur. Fakat sonradan Rubens ve Tiziano’nun etkisiyle arka plânda sütun, gölge, perde, vazo, çiçek gibi eşya da görülmeye başladı.

Van Dyck’in portrelerinin bir özelliği de memleketinin ünlü ipekli, dantelâ kumaşlarının da özelliğini iyice gösterecek şekilde bütün teferruatı ile resmetmiş olmasıdır. Van Dyck’in portrelerinde yüzler daima sakin, insana emniyet ve huzur veren ifade taşımaktadır. Ressam portrelerinde heyecan, korku ve dehşete yer vermemiştir. Ciddiyetle samimiyeti fırça darbeleriyle gayet güzel bağdaştırmıştır. Ressamın bu özelliği bilhassa grup portrelerinde daha belirli -bir şekilde görülebilir.

Advertisement

Van Dyck Okulu

Van Dyck, sadece yaşâdığı devirde eserlerini beğendirmekle kalmamış, daha sonra da genç ressamlara iyi bir örnek olmuştur. Van Dyck’in etkisi altında kalarak eserler yaratan ressamların sayısı pek çoktur. Bilhassa Hollandalı ressamlar ustaları Van Dyck’in izinden yürümeyi tercih etmişlerdir. Willeboirts, Boeyermans, Thys, Franchoys ve Gonzales «Van Dyck Okulu» na dahil olan ressamlar arasında başta gelirler. Ayrıca, Londra’ya gitmiş olan Alman ressamları da Van Dyck’in eserlerini görerek o tarzda eserler vermeye başlamışlardı. XVIII. yüzyılda yaşamış olan İngiliz ressamlarının da eserlerinde Van Dyck’in etkisi görülür. Bunlar arasında Thomas Gainsborough başta gelir. Birçok ispanyol ressamları da Van Dyck’in eserlerini taklit, hattâ kopya etmişlerdir.

Van Dyck ömrü boyunca eserlerini geniş halk kitlelerine beğendirebilmiştir. Fakat asıl hayatının son yıllarında yaptığı tablolar beğenilmiştir. Gençlik çağında ve Cenova’dayken yaptığı tablolar ise XX. yüzyılın başında birdenbire fazla ilgi görmeye başladı, genç ressamlar bu eserlerin benzerlerini yapmak için birbirleriyle adeta yarış ediyorlardı. Ressamın daha önceleri ihmal edilen suluboya, tebeşir, karakalem resimleri de birdenbire rağbet gördü. Bunlar arasında çok güzel manzara resimleri vardır.

Van Dyck, dünya sanat tarihine ünlü bir portre ressamı olarak geçtiği gibi resim sanatının daha başka kollarında da çok başarılı eserler yaratmıştır.

Advertisement

Bir Yorum Yazmak İster misiniz?