Antidepresanların Tarihçesi

0

Antidepresanlar ne zaman ve nasıl keşfedildi? Antidepresanların bulunuşu, kısaca tarihsel gelişimi, kullanımları ve bulunuşu.

Antidepresanların Tarihçesi

En sık reçete edilen psikiyatrik ilaçlar antidepresanlardır. Depresyon ve anksiyeteyi tedavi ederler. İlk antidepresanlar, isoniazid ve iproniazid, kaza ile keşfedildi. İkinci Dünya Savaşından sonra bir İsviçre ilaç şirketi (artık Alman V2 roket yakıtından!) tüberküloz tedavisi olarak geliştirdi. İlaçları kullanan bazı tüberküloz hastalarının enerjik ve hatta cesur hale bürünmeleri sebebiyle birkaç meraklı doktor 1952’de psikiyatri hastaları üzerindeki ilaçları test etti. “Psişik enerjiler” olarak potansiyelleri basının ilgisini çekti. Pek çok doktor, psikiyatrik kullanım için resmi olarak onaylanmamış olsalar bile, akıl hastanelerindeki depresif hastaları tedavi etmeleri için bu ilaçları reçete etmeye başladılar.

Advertisement

İlaç firmaları hızla depresyona yönelik ilaç geliştirmeye ilgi duymaya başladı. 1950’lerde trisiklik denilen ilaç sınıfıyla başladılar. 1960’ların ortalarında, beyin bilimcileri, anti-tüberküloz ilacı olan iproniazidin, nörotransmiter serotonini parçalayan bir enzimi yavaşlatarak hastanın ruh halini geliştirdiğini hipotezlediler. Hipotez, aynı enzimi hedefleyen monoamin oksidaz inhibitörleri (MAOI’ler) olarak adlandırılan ikinci bir antidepresan sınıfına kapı açmıştır. Yan etkiler hakkındaki haklı endişelere rağmen, her iki tip antidepresan, yirmi yıldan beri psikiyatristler arasında tercih edilen ilaçlardır. Prozac gibi selektif serotonin geri alım inhibitörleri (SSRI’lar) uygulandıktan sonra kullanımları azalmıştır. Bunlar daha az yan etki ile daha hızlı etkiliydi. SSRI’lar da daha büyük bir pazara sahipti, çünkü depresyon gibi anksiyeteye de etki diyordu.

Prozac’ın başarısı, ilaç şirketlerini daha az yan etkisi olan etkili antidepresanlar geliştirmek için daha fazla para harcamaya itti.

Advertisement


Leave A Reply