Antonin Dvorak Kimdir?

0
Advertisement

Keman konçertoları ile ünlü besteci Antonin Dvorak’ın hayatı ve eserleri ile ilgili olarak bilgi veren sayfamız. Antonin Dvorak kimdir?

Antonin Dvorak (8 Eylül 1841, Nelahozeves, Çek Cumhuriyeti – 1 Mayıs 1904, Prag, Çek Cumhuriyeti)

Bohemyalı ünlü bir bestecidir. Müziksever bir meyhanecinin oğlu olarak bugünkü Çek Cumhuriyetinde yer alan Nelahozeves köyünde doğdu. İlk müzik derslerini köy öğretmeninden aldı, altı yaşında babasının yanında keman çalmaya başladı. 1857’de Prag Konservatuvarı’na girdi. Okulu bitirince, önce bir daha sonra Çek Millî Tiyatrosu orkestrasında viyola çalmaya başladı.

Bu arada bazı besteler yaptıysa da hemen hepsini, bitirdikten kısa süre sonra yaktı. Kendini ilk tatmin eden eser olan bir opera partisyonunu orkestranın şefi ünlü besteci Smetana’ya verdi, fakat onun tavsiyesiyle geri almak zorunda kaldı. İki yıl sonra, yurtsever duygularla işlenmiş «Hymnus» adında bir kantat besteliyerek bununla ilgi çekti, bu arada öğrencilerinden Anna Cermak adında bir şarkıcıyla evlendi.

Dvorak, Avusturya Devlet Bursunu kazanarak Viyana’ya gitti, burada çağın ünlü sanat adamlarından Hanslick, Herbeck ve Brahms’la tanıştı. Bilhassa Brahms’ın öğütlerinden faydalanarak Beethoven, Schubert ve Wagner’in etkisinden kurtuldu, milletinin halk müziğine yöneldi. Bu alanda ilk verimleri olan «Slâv Dansları» büyük başarı sağladı, 1876’da küçük kızının ölümü üzerine bestelediği «Stabat Mater» ona dünya çapında ün kazandırdı.

Advertisement

Antonin Dvorak Amerika’da

1891’de Prag Konservatuvarı kompozisyon profesörlüğüne atandı, aynı yıl New York Millî Korıservatuvarının davetiyle Amerika’ya gitti. Yeni Dünya’da Çek göçmenleri yanında yurt hasretini dindirmeye çalışırken Amerikan halk müziği, bilhassa Afro-Amerikan ve Kızılderili folkloru üzerinde incelemeler yaptı, bunun sonucunda «Yeni Dünyadan» senfonisini besteledi. Besteci, Amerikan halkının milliyetçi bir bestecinin özlemini çektiğini biliyordu. «Yeni Dünyadan» adındaki senfonisini bu düşünceyle besteledi. Bu eser için Amerikalı şair Henry W. Longfellow’un «Hiawatha» adındaki uzun şiirinden ilham almıştı. Eserde her ne kadar Afro-Amerikan şarkılarından alınmış parçalar varsa da, esas tema tamamen Çek halk müziğinin bir devamıdır. Dvorak 1895’te yurduna döndü, Prag Konservatuvarı müdürlüğüne getirildi. Hayatının son yıllarında, yurdunun en büyük kişilerinden bîri olarak derin saygı ve sevgi gördü.

«Ben, Bohemyalı basit bir müzikçîyim. Öyle de kalmak isterim» diyen Dvorak mutlu bir aile hayatı geçirmiş, bestelerinden kalan boş zamanlarında bahçesine bakmış, güvercinler yetiştirmiş, akşamları kasaba birahanesinde çubuğunu yakarak gezilerini anlatmış, bütün davranışları ile çevresindekilere örnek olmuştur.

Dvorak XIX. yüzyılda kalkınmaya başlayan Çek millî müzik akımının en büyük temsilcilerinden biridir. Çağdaşı olan Smetana milli Çek müziğini opera sahnelerine, Dvorak ise konser salonlarına sokmuş, büyük kabiliyetiyle dünya dinleyicilerinin sevdiği eserler arasına katabilmiştir.

Advertisement

Dvorak’ın başlıca eserleri şunlardır:

Senfonileri. — Bazı senfonileri, kendi isteğiyle yayınlanmamıştır. Bunun için yazdığı 9 senfoninin ancak beşi numaralanmıştır: Birinci enfonî (Re majör, 1880); İkinci Senfoni (Re minör, 1885); Üçüncü Senfoni (Fa majör, 1875); Dördüncü Senfoni (Sol majör, 1889); Beşinci Senfoni: Yeni Dünya Senfonisi (mi minör), 1893). Konçertoları. — Viyolonsel Konçertosu (Si minör, 1895); Keman Konçertosu (La minör, 1880); Piyano Konçertosu (Sol minör, 1876). Orkestra eserleri. — Karnaval Uvertürü (1891); Üç Slâv Rapsodisi (1878). Piyano eserleri. — Humoresk, Slâv Dansları. Opera. — (Russalka).

Dvorak’ın bilinmiyen tarafları

ÜNLÜ Çek bestecisi Anton Dvorak sakin yaşamayı severdi. Zorda kalmadıkça mektup yazmazdı. Hele kendisinden söz edilmesini hiç istemezdi. Şöhretin zirvesine eriştiği sıralarda bir koro şefinden aldığı iltifat dolu mektup, besteciyi öfkeden hastalanacak hale getirmişti. Gayet sert bir cevap yazdı; «Kendine gel, dostum Bir yarı tanrıya hitap etmiyorsun. Ben basit bir insanım, şatafatlı sözler bana göre değil. Şimdiye kadar neysem, bundan sonra da öyle kalacağım »

Advertisement

Dvorak, her sabah, ormanda kuş seslerini dinleyerek yürüyüş yapardı. Kuşlara, hele güvercinlere çok meraklıydı.

Bestecinin bir başka merakı da trenlerdi. Boş vakitlerinde istasyona gider, gelen trenlerin numaralarını, içlerindeki yolcuların adlarını bir deftere kaydederdi.

Prag Konservatuvarı’nda öğretmenlik yaptığı sıralarda, ders ortasında öğrencilerden birini bir yolcunun o gün hangi trenle gideceğini öğrenmeye göndermeyi adet edinmişti. Günün birinde kızının nişanlısına da aynı görevi verdi. Delikanlı, istasyonun yolunu bile pek iyi bilmiyordu. Bu işi başaramayınca Dvorak kızını, iyi bir eş seçemediği için azarladı.

Advertisement

Bir Yorum Yazmak İster misiniz?