Argonun Özellikleri – Başlıca Argo Kelimeler

0

Argo nedir? Argonun özellikleri nelerdir? Türkçedeki başlıca argo kelimeler, Argo hakkında bilgi.

Argo; Aynı meslekten, ya da aynı çevreden kimseler tarafından kullanılan özel dile «argo» denir. Eskiden özellikle külhanbeyi, hırsız ve genel olarak toplumun alt tabakasında, suç işlemeye yatkın tipler arasında argo konuşulurdu.

Advertisement

Argo hiçbir zaman insanın ana dilinden, apayrı bir dil olmamıştır. Onun içindir ki, Türkçe olsun, Fransızca, İngilizce, Almanca olsun, her dilin yanı başında kendine has bir de argosu vardır. Argo her dilin kendi bünyesinden çıkar, kullanılan sözler ve deyimler zamanla ifade kabiliyetlerini kaybederler, ya da büsbütün ortadan kalkarlar, yerlerini yenileri alır. Nadir olarak da bazıları dile yerleşir. Bu yüzden argo ile mesela bir hikaye, bir şiir, bir yazı yazmak, dayanıklılığı her zaman belirsiz olduğundan, makbul sayılmaz, hatta mümkün de değildir.

Bugün bütün medeni milletlerin öz dilleri yanı sıra hemen hemen bütün sınıflara has argolar vardır.

Kesin bir sınır çizmemekle beraber Türk argosunu «Ayaktakımı ağzı», «Külhanbeyi, ağzı», «Halk dili» gibi bazı kısımlara ayırmak gerekir. Türk argosu da argonun genel prensiplerine uyarak halkın bilmediği veya kelimelerin manasını teker teker bilip de bütününden bir mana çıkartamadığı kelime takımlarından meydana gelmiştir. Argo kelimelerinin bir kısmı milli kelime hazinesinin malı olduğu gibi, büyük bir kısmı da yabancı dillerden gelmiştir.

Yabancı dilerin içinde Türk argosu üzerinde en fazla etkisi olan, Rumca’dır. Mesela sarhoş anlamına gelen «matiz», gizlice söylemek anlamına gelen «akozlamak», metres anlamına gelen «aftos» gibi argo kelimeleri hep Rumca asıllı kelimelerdir. Bundan başka, Yahudi ispanyolcası, Levantin italyancası, Ermenice, Romence, Çingenece gibi dillerden gelen argo kelimeleri de büyük bir yer tutar.

Advertisement

Tanzimat devrinde, bilhassa ilk sahne eserleri yazarları ve hicivci Eşref argoyu geniş çapta kullanmışlardır. Daha sonra Ahmet Rasim, Hüseyin Rahmi, Neyzen Tevfik bazı eserlerinde argodan faydalanmışlardır. Osman Cemal Kaygılı ve Sermet Muhtar Alus bazı romanlarında argoya geniş yer ayırmışlardır.

Argo kelimeleri çoğunlukla bir zümrenin kullandığı terimlerden doğar. Mesela dilimizdeki «fertiği çekmek» sözü şöyle doğmuştur: Türkiyede ilk trenleri işletenler Almanlar olduğu için, bir katar kalkacağı zaman Almanca «fertig» (tamam) sözü kullanılırdı. Bu söz üzerine trenin kalkıp yola koyulmasından dolayı «fertiği çekmek» çabucak gitmek, sıvışmak anlamına kullanılmıştır.

TÜRKÇEDEKİ BAŞLICA ARGO KELİMELERİ

Açmaz: Hile, desise
Afilli: Gösterişli
Ağzı dört köşe olmak: Keyiflenmek, neşelenmek
Alengirli: Gösterişli
Boğuntuya getirmek: Parasını almak, soymak
Bozum etmek: Mahcup etmek, utandırmak
Cavlağı çekmek: Ölmek
Cızlam: Kaçma, sıvışma
Dikiz etmek: Seyretmek, gözetlemek
Düdük makarnası: Aptal, sersem.
Dümen: Hile, dalavere
Erketeci: Gözcü, kollayıcı .
Fasulye mi dedin?: Manasız bir söz söyledin.
Ferteği çekmek: Kaçmak, sıvışmak.
Hacamat etme: Hafif yaralama
Harcamak: Öldürmek
Kaşalot: Aptal, budala .
Kereste: Anlayışsız, terbiyesi kıt kaba adam
Kesilmek: Çok hoşlanmak
Kıl çekmek: Dalkavukluk etmek
Kız gibi: Yepyeni, gıcır gıcır.
Klark çekmek: Reddetmek, yüz vermemek.
Macar: Bit
Madara: Adi, fena, sevimsiz şey
Mandepsi: Tuzak, dalavere
Mangır: Para
Mantar: Yalan
Martaval: Yalan, uydurma
Matrağa almak: Alaya almak,
Masal okumak: Kandırmaya çalışmak
Mektebe başlatmak: Satmak, elden çıkarmak
Muşmula: İhtiyar
Nalları dikmek: Ölmek
Numara: Dalavere
Ötmek: Gevezelik etmek; kusmak
Palas: Kolay, rahat nesne veya yer.
Palazlanmak: Karşı gelmek, bağlı olmaktan kurtulmak.
Pandispanya gazetesi: Uydurma, inanılmıyacak sözler yazan hayali gazete
Papaz uçurmak: Tam manasıyla eğlenmek, içki alemi yapmak.
Parlatmak: Birkaç kadeh içmek
Pasaportunu vermek: Kovmak
Pas geçmek: Aldırış etmemek, vazgeçmek.
Pas vermek: Müsait davranmak, ümit vermek
Pekmez: Kan
Perdahçılık: Palavra atma, yalan söyleme
Pilaki: Aptal, sersem
Piyastos olmak: Yakalanmak
Piyazlamak: Yüze gülmek, kompliman yapmak
Posya koymak: Birisinin işine mani olmak, aleyhinde çalışmak
Potas: Üstü, başı dökük, sünepe insan
Racon kesmek: Gösteriş yapmak, muhakeme edip hüküm vermek
Rampa etmek: Yanaşmak, bir masaya davet edilmeden sokulmak
Röntgen: Gizlice seyretme
Saloz: Aptal, sersem, budala
Sepetlemek: Kovmak
Sıfırı tüketmek: Tahammülü kalmamak
Sıfır numara: En mükemmel
Tahtalı köy: Mezarlık
Tapon: Değersiz şey
Tereyağı: Bön, saf adam
Tıraş: Gevezelik, yalan
Vatanı kurtarmak: Vaziyeti idare etmek
Volta: Bir aşağı, bir yukarı dolaşmak
Yandan çarklı: Şekeri bardağın kenarında gelen çay
Zil: Karnı aç ve iştahlı kimse
Zoka: Tuzak, hile
Zom: Çok sarhoş kimse
Zula etmek: Çalmak, aşırmak


Leave A Reply