Aritmetik Hakkında Bilgi

0
Advertisement

Matematiğin temeli ve sayılar bilimi olarak kabul edilen Aritmetik ile ilgili kısa ve temel bilgilerin yer aldığı yazımız.

Aritmetik, matematiğin bir kolu, bütün matematiğin temelidir. Sayılar bilimi olan aritmetiği günlük hayatımızda, bilerek veya bilmeyerek daima kullanırız.

Sabahleyin okula gitmek üzere yatağından kalkan bir çocuk düşünelim. Bir aritmetik işlemi olan toplama ona saatin 7.30 olduğunu gösterir. 8.15’te başlayan derse yetişmek için ne kadar zamanı kaldığını da gene bir aritmetik işlemi olan (-) çıkarma sayesinde anlar. Evden çıkarken annesi ona 5 TL’lik harçlık verir. Çocuk otobüse vereceği parayı bundan çıkararak kendisine kahvaltılık almak için ne kadar para kalacağını hesaplar. Otobüs yolu 17 dakika sürmektedir. Bunu iki ile çarparak gidiş gelişte ne kadar vaktinin yolda geçtiğini anlar. Okulda harçlığı ile 6 tane karamela alırsa bunu kendisi ve iki arkadaşı arasında üçe bölebilir. İşte bu çocuk sabahleyin gözünü açtığından beri hep aritmetik işlemleri yapmaktadır.

Aritmetiğin ne kadar önemli olduğunu çok zaman fark etmeyiz bile. Halbuki, günlük hayatımızın hemen her anında ondan faydalanırız. Aritmetik bilmeden matematiğin hiçbir kolunda çalışılmaz. Cebir, geometri gibi matematiğin daha yüksek kolları ancak aritmetik sayesinde öğrenilebilir.

Aritmetik Nasıl Başladı?

Advertisement

Aritmetik yolunda atılan ilk adım, saymayı öğrenmekle başlar. İlk insanların saymayı ne zaman öğrendikleri bilinmiyor; ancak, bugünkü ilkel kavimlerin sayma usulüne benzediği sanılıyor.

Bugün en vahşî kabileler halkı bile saymayı bilir. Ancak, Güney Amerika’da, Avustralya’da, Malaya adalarında bazı yerli kabileler beşten yukarı, sayı bilmezler. Beşten fazla olan bir sayıyı «çok, dolu» gibi sözlerle ifade ederler. Tazmanyalı’lar (eski dönemdeki gibi yaşayanları) ise sadece ikiye kadar sayabilir, daha fazla sayıları «çok» diye anlatırlar. Queensland’da yaşayan yerli kabilelerin sayı sayması da büsbütün başkadır. Sayıları «ganar, burla, burla-ganar, burla-burla, korumbo» dan ibarettir. Bunların anlamı «1, 2, 2-1, 2-2, çok» tur.

Aritmetiğin binlerce yıldan beri bir öğretim konusu olduğu bilinmektedir. Fenikeliler, Babilliler ve güney-batı Asya’daki başka memleketler ticaret işlerinde aritmetikten faydalanmışlardır. Bulunan eski taş tabletlerde birçok alışverişlerin aritmetik yolu ile kaydedildiği görülmüştür. Bu eski kavimler aritmetiği çocuklarına da öğretmişlerdir.

Aritmetiği ilk defa bir sisteme bağlayan İtalyan tüccarları oldu. Bunlar kilise okullarında öğretilen aritmetiği beğenmedikleri için kendi ticaret yolları üstünde özel okullar kurdular.

Advertisement

Eski Romalı ve Yunanlılar, zihni geliştirdiği için aritmetik öğretimine çok önem verirlerdi. Platon (Eflatun) aritmetiğin ruhu uyandırdığını, Pythagoras da bu ilmin müzik ve jimnastik kadar önemli olduğunu söylemiştir. Pythagoras: «Jimnastik öğrenciyi kuvvetlendirir, müzik onu arıtır; matematik bilgileri ise onu mükemmelleştirir ve tanrıya yaklaştırır» der.

Sayılar ve Rakamlar

Sayıların yazılmasında kullanılan işaretlerin her birine «rakam» denir. Bugün sayıların yazılmasında «on kaidesi» kullanılmaktadır. Bu kaideye göre, kullanılan rakamlar 0, 1, 2, 3, 4, 5, 6, 7, 8, 9’dur. Bunlara «Arap rakamları» denir. Çünkü Arap rakamlarından gelmiştir. 0 (sıfır) ı ilk defa Araplar kullanmışlar, böylece 10, 20, 30 gibi sayıların yazılmasına imkan vermişlerdir. Yüzler, binler vs. de gene «sıfır» la yapılmaktadır.

Buna «Arap kaidesi» denilmekle beraber bu usulün daha önce Hindistan’da kullanıldığı da tespit edilmiştir. İkinci yüzyılda Hindistan’da bu usulün bilindiği ve VII. yüzyılda oradan Araplar’a geçtiği sanılmaktadır.

Advertisement

Romalılar rakamları anlatmak için yedi tane büyük harf kullanırlardı: I, V, X, L, C, D ve M. Bu harfler sıra ile 1, 5, 10, 50, 100, 500, 1000 sayılarını ifade ederdi, diğer sayılar da bunlara ilaveler ve ya çıkarmalar yapılarak yazılırdı: IV = 4; VI = 6; IX = 9; XII = 12, XIII = 13; XX = 20;
XIX = 19 gibi. Fakat çok geçmeden bu usulün kullanışsız olduğunu anlayarak Arap sayı esasını kullanmaya başladılar. «Latin rakamı» denilen bu rakamlar bugün de bazı yerlerde, bilhassa derece, sınıflama göstermekte kullanılır: VIII. yüzyıl, Ahmet II. vs. gibi.


Leave A Reply