Artemis Kimdir? Yunan Mitolojisinde Artemis Efsanesi ve Özellikleri Nelerdir?

0

Artemis kimdir? Yunan mitolojisinde Artemis kimdir, efsanesi, özellikleri nelerdir? Mitolojide Artemis’in yeri hakkında bilgi.

Artemis Heykeli

Artemis Heykeli

Artemis

Artemis; Eski Yunan dininde, vahşi hayvanlar, av, bereket, erdenlik ve doğurganlık tanrıçasıdır. Roma dinindeki Diana, Artemis’in karşılığıdır. Kırsal alanlarda yaşayan halk arasında en sevilen tanrıçaydı. Kişiliği ve işlevi bölgeden bölgeye büyük farklılık göstermekle birlikte, büründüğü tüm biçimlerin ardında, çoğu kez su perilerinin (nympha) eşliğinde dağlarda, ormanlarda, bataklıklarda dans eden yabanıl doğa tanrıçası vardır.

Artemis kültü, Girit’te ya da Eski Yunan dönemi öncesinde Yunanistan anakarasında doğmuş olabilir. Ama yerel Artemis kültlerinin çoğu, genellikle Yunanca adlı başka tanrıların izlerini taşır. Bu da Eski Yunanlıların. Artemis’i benimserken onu kendi doğa tanrıları ile özdeştirdiğini gösterir. Bu bağdaştırmanın açıkça görülmediği durumlarda bile Minos uygarlığı ile sınırlı olmayan etkiler ayırt edilebilir.

Avcı insanın ülkülerini simgeleyen Artemis. bir yandan av hayvanlarını öldürür, diğer yandan da özellikle yavru olanlara kol kanat gererdi.

Artemis’in “Hayvanlann Anası” lakabı Homeros’ta bu anlamı taşırdı. Ok taşıyan tannça olduğu için, “yumuşak oklan” ile kadınlara ansızın ölüm yollardı. Erkeklerin birdenbire ölümünden ise, savaş alanı dışında, okçu kardeşi Apollon sorumluydu.

Artemis

Olympos’un önde gelen öteki tanrı ve tanrıçalarının mitolojik işlevi şairlerin yapıtlarından gelişirken, Artemis ile ilgili inanışlar öncelikle kültler aracılığıyla oluştu. Ağaç perilerini (Dryades) temsil eden genç kızların dansları, ağaç kültünün tanrıçası olarak Artemis’e yönelik tapınma törenlerinde çok yaygındı. Özellikle Peloponnesos’ta gözde olan bu törenler, Minos dininden kaynaklanmış olabilir. Peloponnesos’ta Limnaia ve Limnatis (Göllerin Anası) gibi lakaplar taşıyan Artemis, kaynak ve pınar su perileri (naiades) eşliğinde sulan ve sulardaki yabanıl yaşamı gözetiyordu. Yarımadanın bazı bölgelerindeki Artemis dansları yabanıllık ve şehvet doluydu.

Peloponnesos dışında Artemis en çok Hayvanların Anası olarak tanınır. Şairler ile ressam ve heykelcilerin genellikle geyik ya da av köpeği ile birlikte betimlediği Artemis’e yönelik tapınma törenleri çok çeşitliydi. Örneğin Attika’da Halai Araphenides’ teki Tauropolia Şenliğinde Artemis Tauropoios’a (Boğa Tanrıça), bir erkeğin boynundan kılıçla akıtılan birkaç damla kan sunulurdu.

Birçok araştırmacıya Artemis, Girit’te tapınılan ve Asya’daki Magna Mater’i andıran Dağların Anası’ndan türemiş bir ana tannçadır. Doğurganlık tanrıçası olarak Artemis, sık sık Eileithyia ile özdeşleştirilmiş bazen de Kourotrophos (Hemşire) olarak adlandırılmıştır. Ama ebe ve hemşire ile ana arasındaki ayrım önemlidir. Sevişme ve bir olasılıkla gebelik ise, Aphrodite’nin alanı içindedir.

Artemis’in su perilerinin gönül serüvenlerine ilişkin pek çok öykü vardır. Bazı araştırmacılara göre bu öyküler, bir olasılıkla ana tanrıça sıfatıyla Artemis’in kendi başından geçenlerdir. Ama Homeros’tan sonraki şairler Artemis’in erdenliğini vurgularlar. Homeros’un 5. ilahisi de Aphrodite’ nin av, dans, müzik gibi eğlencelerden, gölgeli koruluklardan, kent yaşamından aldığı zevklerden Artemis’in uzak olduğunu söyler. Burada kent yaşamından söz edilmesi gariptir; ama el değmemiş yabanıl doğanın tanrıçasının, uysallaştırıcı ve boyun eğdirici bir güç olan cinsel arzulardan bağımsız olması doğaldır.

Artemis’in öfkesi atasözlerine bile geçmiştir; çünkü mitoloji, bu öfkeye yabanıl doğanın insanoğluna duyduğu düşmanlığı yüklemiştir. Ama Yunan heykel sanatında, Artemis’in acımasız öfkesinin bir motif olarak kullanılmasından kaçınılmıştır. Ancak İÖ 4. yüzyılın görece yumuşak havası bu tanrıçanın büyük heykel okullarında gözde bir konu durumuna gelmesine olanak vermiştir.


Bir Yorum Yazmak İster misiniz?