Artvin Tarihi

0

Karadeniz’in en doğu ucunda yer alan yemyeşil şirin ve küçük bir kentimiz olan Artvin’in tarihi ile ilgili bilgilerin yer aldığı sayfamız.

Artvin şehrinin kuruluş tarihi kesin olarak bilinmemekle beraber çevrede ilk yerleşenlerin, Milattan yüzlerce yıl önce, İskit Türkleri olduğu anlaşılmaktadır. Eski Yunan tarihçileri ve şairleri İskit Türklerini o çağın en medeni milleti olarak gösterirler. Tarih kitaplarının belirttiğine göre, İskit İmparatorluğunun yıkılmasından sonra Çoruh boylarında İskit Türkleri’ne mensup sayısız kollar gene burada yaşamaya devam etmişlerdir.

Advertisement

Artvin daha sonraları Pontos Krallığının eline geçti. Sonradan bütün o bölge Roma İmparatorluğu’na bağlandı. Roma’nın çevreye hakim olması üzerine Artvin, Roma ile İran arasındaki mücadelelere sahne oldu. Buna rağmen zaman zaman İskit İmparatorluğunun kalıntılarından olan Türk boyları çevreye hakim olabilmişlerdir.

VII. yüzyılda Sasaniler’in eline geçen bölge Bizans İmparatoru Heraklius tarafından geri alındı. Arap ordularının Anadolu’ya kadar uzanmaları sırasında Artvin ve bölgesi İslam orduları ile temasa geçti. Bu arada Halife Osman zamanında (645) Suriye ve Irak savaşlarında başarı sağlayan Emir Habip bin Mesleme Erzurum yaylasında Bizans ordusunu yendi, Çoruh bölgesini aldı. VIII. yüzyılda da Hazar Türkleri Arap ordularını yenerek çevreye yerleştiler. Bu tarihten sonra küçük beylikler kurulduysa da zamanla bu beylikler Bizans hâkimiyetini tanımak zorunda kaldılar.

Bu durum Selçuklu Türkleri’nin Anadolu’ya gelmelerine kadar devam etti. Selçuklu Sultanı Alp Arslan 1068 yılında, önce Kars’ı aldı, sonra kuvvetlerinden bir kısmını Karadeniz’e yolladı. Bu kuvvetler Çoruh’u aldılar, Trabzon’a kadar ilerlediler. Malazgirt zaferinden sonra, Alp Arslan, Kızılırmak’a kadar uzanan bölgeyi emrindeki emîrlere dağıttı, Çoruh bölgesi Emîr Ebülkasım’ın payına düşmüştü.

Alp Arslan’ın ölümünden sonra Gürcü krallarından Giorgi, Bizanslılar’ın kışkırtmaları ve yaptıkları yardım sonunda, Çoruh bölgesine hâkim oldu. Selçuklu Hükümdarı Melikşah 1081 yılında Emir Ahmet kumandasında bir ordu yolladı, bu ordu Kral Giorgi’yi yenerek Erzurum ve Çoruh bölgelerini yeniden Türk hâkimiyeti altına aldı. Emîr Ebülkasım’ın torunu Saltuk’tan ötürü Kars, Erzurum, Ardahan, Bayburt ve Çoruh havzasını içine alan imarete bundan sonra Saltukoğulları Emîrliği adı verildi.

Advertisement

Konya Selçuklu Sultanı I. Alâettin, Artvin, Şavşat ve Yusufeli’ni Selçuklu İmparatorluğuna kattı; Anadolu’nun Moğollar tarafından istilası üzerine Artvin, Moğol hakimiyetine girdi. Moğollar’ın devamı olan İlhanlı Devleti’nin hakanlarından Abaka Han devrinde (1265-1282) Sargis adında bir Kıpçak beyî Ahıska Sancağında, İlhanlılar’ın izniyle bir atabeyilik kurdu.

Artvin ve çevresi daha sonra, sırası ile, Timur ve Karakoyunlular’a bağlı kaldı, Akkoyunlular’a geçti, Akkoyunlu Devleti’nin yıkılışı üzerine de Azerbaycan Emîrî Elvent Bey’în emrine girdi. Safevî hükümdarı Şah İsmail, 1502 yılında, Elvent Bey’i yenince, bütün Akkoyunlu ülkesiyle birlikte Artvin de Safevîler’in eline düştü.

Artvin’in Osmanlı ülkesine katılması 1537 yılındadır. Çoruh boyundaki diğer kısımlar ise Kanuni Sultan Süleyman zamanında girişilen savaşlar sonunda alındı. Fakat, Atabegler’in kalıntılarına pek dokunulmadı. Kıbrıs Fatihi Lala Mustafa Paşa kumandasındaki Osmanlı Ordusu 9 ağustos 1578’de, Çıldır’da İranlılar’ı yenince Atabeglerin kalıntılarına da son verildi.

Artvin bölgesi ondan sonra, bakımlı ve rahat bir hayata kavuştu. Hopa, Borçka şehirleri Trabzon’a, Artvin, Ardanuç, Şavşat ve Yusufeli de Çıldır eyaletine bağlandı.

Artvin XVII. yüzyılın başında bir sancak merkeziydi. 1828-1829 yılları arasında geçen Türk-Rus savaşından sonra Çıldır eyaletinin merkezi Oltu’ya nakledildi. 1878 yılında büyük bir felaket oldu. Tarihlerimizde 93 Harbi diye anılan 1877-1878 Türk-Rus harbi sonunda Ayastefanos Antlaşması imzalandı. Bu antlaşmaya göre Ruslar Batum, Kars, Ardahan ile birlikte büyük bir harp ödeneği aldılar. Bu antlaşmayı değiştiren Berlin Antlaşması ile de Artvin, Şavşat, Borçka, Ardanuç ile Hopa’nın Kemalpaşa bucağı Ruslara verildi. Artvin ve çevresi Rus işgali altında kaldığı müddetçe anayurda bağlılığından hiçbir şey kaybetmedi. Birinci Dünya Savaşı çıktığı zaman ümitle kurtuluş gününü bekledi.

Türk ordusu 8 Kasım 1914’te Artvin’i geri aldı. Artvin 3 Mart 1915’te yeniden Ruslar’ın eline düştüyse de halk silahlanarak karşı koydu, kahramanca dövüştüler. 3 Mart 1918’de imzalanan antlaşma gereğince Ardahan ve Kars Türkler’e verildi. Türk kuvvetleri daha sonra Artvin, Şavşat ve Ardanuç’u geri aldı. Gene 1918 yılının mart ayında yapılan plebisit sonunda Artvin Türkler’in oldu. Birinci Dünya Savaşı sonunda imzalanan Mondros Antlaşması gereğince İngilizler Artvin, Şavşat ve Hopa’yı işgal ettiler. İngilizlerin çekilmesi üzerine yerlerini Gürcüler aldıysa da Mustafa Kemal’in yerinde müdahalesiyle Gürcüler çekildiler, 7 Mart 1921’de Artvin ve çevresi anayurda kavuştu.

Advertisement


Leave A Reply