Aşık Garip Hikayesi Özeti

0
Advertisement

Aşık Garip Hikayesi nedir? Aşık Garip Hikayesi konusu, özeti nedir? Aşık Garip Hikayesi hakkında bilgi.

Aşık Garip Hikayesi

Âşık Garip Hikâyesi, birbirlerini görmeden, düşlerinde bade içerek âşık olan iki gencin başlarına gelenleri konu edinen Türk halk öyküsüdür. Değişik biçimlerine Türklerle iç içe yaşayan Ermeni ve Gürcülerin halk edebiyatlarında da rastlanır. Öykünün kökeniyle ilgili değişik görüşler ileri sürülmüştür. Bu görüşlerin büyük çoğunluğu, kimi tarihsel izleri de değerlendirerek, Âzerbaycan üzerinde durmaktadır. Türkmenistan kökenli olabileceği görüşü de ortaya atılmıştır. Konusu şöyledir: Tebriz’in tanınmış tacirlerinden Hoca Ahmet ölür, oğlu Resul’a büyük bir miras kalır. Babasından kalan her şeyi, dalkavuk arkadaşlarıyla birlikte kısa sürede yiyip bitiren Resul, birçok işe girip çıkarsa da başarılı olamaz. Sonunda bir kahvede saz çalıp deyişler söyleyen âşıkların yanına çırak girer, ama bir türlü saz çalmayı öğrenemez. Bir gün düşünde bir dervişin sunduğu aşk badesiyle Şah Sanem adlı bir kıza âşık olur, eli ve dili çözülerek Âşık Garip adıyla saz çalıp deyişler söylemeye başlar. Aynı gece aynı derviş Şah Sanem’e de bade vermiş, onun da Resul’a âşık olmasını sağlamıştır. Âşık Garip sevgilisini aramak üzere Tebriz’den Tiflis’e gider. İki sevgili birbirlerini bulurlarsa da, kızın babası Hoca Sinan başlık olarak kırk kese altın istediği için evlenmeleri gerçekleşmez. Âşık Garip para kazanmak için gurbete çıkar. Önce Erzurum’a, ardından da Halep’e gider. Orada bir kahvede âşıklık yapmaya başlar ve kazandığı başarıyla Halep paşasından ilgi ve destek görür. Paşanın yardımı ve ak sakallı bir ihtiyar biçiminde görünen Hızır’ın himmetiyle Erzurum ve Kars üzerinden Tiflis’e gelir. Şah Sanem, Şah Veled adlı bir tacirle evlenmek üzereyken Garip’in çıkagelmesi, iki sevgilinin, başkası için hazırlanmış düğünde birbirlerine kavuşmalarına ve evlenmelerine yol açar. Âşık Garip kız kardeşini de, kendisini tanıdıktan sonra Şah Sanem’le evlenmekten vazgeçen Şah Veled’e verir, böylece onun da mutlu olmasını sağlar.

Araştırmacılar, Âşık Garip Hikâyesi’nin 16-18. yüzyıllarda oluştuğu görüşünü ortaya koymuşlar, hatta bu adı taşıyan gerçek bir âşığın yaşamış olabileceğini de ileri sürmüşlerdir.

Advertisement

Leave A Reply