Aşınmanın Doğadaki Etkileri ve Nedenleri

0
Advertisement

Aşınma nedir ve doğada aşınma nasıl gerçekleşir? Aşınmaya sebep olan durumlar ve sonuçlar nelerdir, erozyon hakkında bilgi.

Aşınmanın Doğadaki Etkileri ve Nedenleri

Aşınma, erozyon olarak da bilinir, başta toprak ve kayaç döküntüleri olmak üzere çeşitli yüzey maddelerinin yerkabuğundan ayrılması ve doğal etkenlerle başka bölgelere taşınmasıdır. Kayaçların bulundukları yerde ufalanması ile aşınma olayını ayıran tek fark, aşınma artığı maddelerin taşınmasıdır.

Aşınma terimi geniş anlamıyla, Yer yüzeyindeki oluşumların yıpranmasına ve biçimlenmesine yol açan, kayaçların bulundukları yerde ufalanması, ufalanma ürünü olan maddelerin taşınması ve rüzgâr, akarsu, deniz ve buzul aşındırması gibi olayları kapsar. Bu geniş tanım daha doğru bir adlandırmayla süprülme ya da dağılma olarak anılır ve kütle hareketi süreçlerini de içerir. Aşınmanın daha dar kapsamlı bir tanımı ise, aşınma artığı maddelerin taşınması olayını dışta bırakır, ama bu yaklaşım aşınma ile ufalanma arasındaki ayrımı çok belirsizleştirir. Bu nedenle aşınma, aşınma ya da ufalanma artıklarının dağılma bölgesinden taşınması olayını da içerir, ama bunların yeni bir bölgede çökelmesi sürecini kapsam dışı bırakır. Birbirini tamamlayan aşınma ve çökelme ya da tortullaşma olayları, rüzgârın, hareket halindeki suyun ve buzların neden olduğu ve var olan yeryüzü biçimlerinin değişmesi ve yeni yer biçimlerinin ortaya çıkmasıyla sonuçlanan jeomorfolojik süreçler biçiminde gelişir.

Aşınma çoğu kez kayacın dağılması ya dâ ufalanma sonucunda değişime uğramasından sonra ortaya çıkar. Ufalanma artığı kayaç parçalan, doğal etkenlerle bulundukları yerden ayrılacak ve uzaklara taşınacaktır. Ama aşınmadan önce ufalanmanın olması zorunlu değildir; kimi zaman bu iki dağılma süreci kayacı birlikte yıpratır, kimi zaman da tek başına aşınma temel dağıtıcı süreç olur. Her iki sürecin birlikte yer aldığı durumlarda, aşınmayı ufalanmadan ayırmak için, taşımanın var olup olmadığına bakılır.

Advertisement

Aşınmaya yol açan en önemli doğal etken, hareket halindeki sudur. Kıyı aşınması olarak adlandırılan deniz kıyılarının kemirilmesi, temel olarak deniz dalgalarının etkisiyle gerçekleştiği gibi, bir bölümüyle de deniz tepelerinin, rüzgâr ve don gibi atmosfer etkilerinin ve gelgit süpürmelerinin sonucu dağılmasıyla da ortaya çıkabilir. Deniz dalgası aşındırması, temel olarak su basıncının, kıyılara vuran dalgaların çarpma etkisinin ve su kütlesiyle durmaksızın çalkalanan kum ve çakılların aşındırıcı etkilerinin sonucudur. Dalgakıran gibi kıyı yapılarının aşınarak çökmesine yol açan en önemli etkenler, genellikle dalga çarpması ve su basıncıdır. Fırtına dalgalarının çarpma etkisi ve su basıncı ise, kaya bloklarının su gücüyle sökülmeye elverişli olduğu, büyük oranda çatlak ya da katmanlaşmış kayaçlardan oluşan kıyılarda etkilidir. Kıyılar üzerinde belki de en önemli aşındırıcı etkiyi, kıyı şeritlerine çarpan kum ve çakıllar yaratır. Dalga hareketiyle ileri-geri sürüklenen parçalar, kıyı boyunca ana kayacı aşındırdığı gibi, çakılların yıpranarak kuma dönüşmesine de neden olur. Kıyının ya da kumsalın yalnızca gözle görülür bölümleriyle sınırlı kalmayan aşındırma hareketi, 200 m derinliğe kadar inen denizdibi bölgelerinde de etkili olur. Dalga aşındırması kıyıların gerilemesine neden olurken, deniz tepeleri ve dalga düzlüklerinin oluşmasına yol açar. Bu arada deniz mağaralarının aşınmasıyla da kemerler ya da doğal köprüler ortaya çıkar. Dalga hareketiyle çeşitli maddelerin ileri-geri taşınmasının yanı sıra, dalgaların kıyıya çarptıktan sonra boylamasına hareket etmeleriyle, ya da kıyının hemen açığında görülen sığ kıyı akıntılarının etkisiyle tortullar da taşınır. Bu taşıma hareketleri yeni çökellerin oluşmasına ve kıyıdan denize doğru ilerleyen kıyı şeritleri, kıyıdilleri, kıyıokları ve set kıyılarının ortaya çıkmasına neden olur.

Akarsularda ve haliçlerde sığ dipler, hareket halindeki suyun etkisiyle aşınır ve bu aşınma özellikle suların kabarma döneminde artar. Haliçlerde buna, akarsu ile gelgit sularının aşındırıcı etkilerinin birleştiği suların çekilmesi dönemi sırasında ortaya çıkan gelgit akışının etkisi de eklenir. Bu süpürme hareketi, akarsu ya da akıntı gövdesi içindeki tortulları sürükleyerek taşır. Bu sürüklenen tortullar da, ya birbirlerine sürtünerek ya da akarsu dibini ve kıyılarını törpüleyerek yeni aşınmaların oluşmasına yol açar ve topladığı yeni tortulları da, akarsuyun su hacmi ve hızı elverdiği sürece beraberinde sürükler. Akarsuyun hızı özellikle sığlıklarda ve kıyı kesimlerinde yavaşlayınca bu tortullar çökelmeye başlar ve geniş birikinti yelpazeleri, taşkın ovalan, kıyıdilleri ve akarsu deltaları gibi yeryüzü biçimleri ortaya çıkar. Akarsulardan ya da öbür su akıntılarından etkilenmeyen yüzey toprakları ise, yağmurların, eriyen karların ve donların etkisiyle sürekli olarak aşındırılır. Buralarda oluşan molozlar ve tortullar küçük su akıntılarıyla akarsulara taşınır, oradan da denizlere sürüklenir.

Buzul aşındırması ise, ya buzların yüzey oluşumları üzerinde sürüklenerek buraları törpülemesi ya da hareket halindeki buzulların dipteki kaya bloklarını koparması biçiminde ortaya çıkar. Aşınma artıkları, buzul tarafından çökel halinde toplanana ya da buzul eriyene kadar sürüklenerek taşınır.

Kimi kurak bölgelerde ya da çöllerde, kumları süpüren rüzgârın kayaçlar üzerinde aşındırıcı bir etkisi vardır. Birbirine yakın olmayan ve bitkilerin koruyucu etkisinden yoksun olan kumulların yüzeyi de, rüzgârla sürüklenen kumların etkisiyle aşınarak biçim değiştirir. Bu rüzgâr hareketi yüzey oluşumlarının savrulmasına, başka bir deyişle küçük, gevşek parçaların yüzeyden ayrılmasına ve kum püskürmelerine neden olur. Savrulma, yüzeyde yalnızca rüzgârın ve aşındırıcı maddelerin etkisine dayanabilecek büyüklükte parçalar kalıncaya kadar sürer. Rüzgâr, aşınma artıklarını ya parçacıkların her yönde savrulduğu bir burgaç hareketi ya da komşu hava katmanlarının birbirinin üzerinden kaydığı düzgün bir akış biçiminde. Yer yüzeyine yakın kesimlerden ya da yükseklerden taşır. Taşıma sırasında yakın boyutlardaki parçacıklar gruplaşarak çökelmeye hazırlanır, büyük parçacıklar ise birbirlerine sürtünerek boyutlarını değiştirir. Rüzgâr aşındırmasının ürünü olan maddeler, rüzgârın hızı parçacıkları taşıyamayacak duruma gelene kadar ya da parçacıklar çeşitli yüzey oluşumlarına çarpana ya da yapışana kadar taşınır.

Advertisement

Leave A Reply