Atabetü’l-Hakayık Özellikleri – Hakkında Bilgi

0
Sponsorlu Reklamlar

Atabetü’l-Hakayık nedir, kim tarafından ve ne zaman yazılmıştır? Atabetü’l-Hakayık konusu, özellikleri nelerdir? Atabetü’l-Hakayık hakkında bilgi.

atabetul-hakayik

ATEBETÜ’L-HAKÂYIK

Atebetü’l-Hakâyık, XII. yüzyılın ilk yarısında Kaşgar (Karahanlı, Hakaniye) Türkçesiyle yazılmış, dönemin hükümdarı Emir Muhammed Dâd İspehsâlâr Beg’e sunulmuş didaktik bir eserdir. Atebetü’l-Hakâyık (Hakikatlerin Eşiği)’ın yazarı olan Edip Ahmet Yükneki, kitabı yazış amacını şu sözlerle dile getirmiştir: “Adım Edîb Ahmed’dir. Sözüm edep ve öğüttür. Bu kitabı kendim gidersem sözüm kalsın diye yazdım. Ey benden sonra gelen! Bunu okursan beni duada unutma!”

Edip Ahmet, bilgili bir din adamı olmakla birlikte çok başarılı bir şair değildir. Aslında islamiyet Etkisinde Gelişen Türk Edebiyatının ilk şairlerinin tümü, kendilerini bir şairden çok bir din ve ahlâk idealisti olarak görmüş, eserlerini de bu amaçla ortaya koymuşlardır. Onlar için şiir, güzel sanatların bir kolu olmaktan çok, dini ve ahlâki inanışları yayan, güzel ve faydalı bir araçtır. Dolayısıyla İslamiyet’in kabul edildiği ilk zaman dilimleri olan XI ve XII. yüzyıllarda aşk ve şarap şiirleri, başarılı doğa betimlemeleriyle süslü kasideler, gazeller, Ömer Hayyam’ın rubailerini andıran serbest düşünce şiirleri ve bunlara benzer din dışı temalı metinler yazılmamıştır.

Türk edebiyatının XI ve XII. yüzyılları, daha çok, iyilik, fazilet ve iman telkin eden didaktik şiirler devridir, işte Atebetü’l-Hakâyık, tam da bu şekilde nitelendirilebilecek bir eserdir.

Kutadgu Bilig İle Benzerliği

Hemen hemen aynı temalar üzerinde durmalarına ve “Atebetü-l Hakâyık”ın, Kutadgu Bilig’den en az yarım yüzyıl sonra yazılmasına karşın şiirsellik açısından Kutadgu Bilig, Atebetül Hakâyık’tan daha başarılı bir eserdir. Yusuf Has Hâcip, eserine kendi bakış açısını yansıtmayı başarmış, aruz ölçüsünü de Edip Ahmet’e göre daha başarılı bir şekilde kullanılmıştır. Edip Ahmet ise kuru bir didaktizm içinde dinsel konularda öğüt vermeyi tercih etmiştir. Kelimenin tam manasıyla Edip Ahmet, bir şair olmaktan çok bir din yayıcısıdır. Dolayısıyla Atebetü’l-Hakâyık da lirik bir şiir değil bir “nasihatnâme”dir.

Atebetü’l-Hakâyık, aruzun “feûlün feûlün feûlün feul” kalıbıyla yazılmış, Kutadgu Bilig‘e göre daha fazla Arapça ve Farsça sözcük barındıran bir eserdir.

Atebetü’l-Hakâyık’ta kimi özellikleri yönüyle gazel kimi özellikleri yönüyle de kaside olarak değerlendirilebilecek “aa ba ca da …” uyaklı manzumelerle “aaba” uyaklı dörtlükler bulunur. Eserde, yeni girilen medeniyetin beyitlerle yazılan nazım şekilleriyle Türk şiirinin “aaba” uyaklı dörtlüklerine yer verilmesini, eserin Geçiş Döneminde yazılmasıyla açıklamak mümkündür.

Atebetü’l-Hakâyık, islâmiyet’in kabul edilmesinden sonra yazılan eserlerin çoğunda olduğu gibi Tanrı’ya, peygambere, dört halifeye ve eserin sunulduğu hükümdara övgü ile başlar. Sebeb-i teliften (yazılış sebebinden) sonra asıl bölüme girilir. Bu bölümlerde beyitler kullanılmıştır. Dörtlükler, eserin asıl temasının anlatıldığı bölümlerde karşımıza çıkar.

Bu bölümleri şöyle gösterebiliriz:

1. Bilginin yararı, bilgisizliğin zararı
2. Dili tutmanın yolu yordamı
3. Dünyanın değişmesi, hallerinin başkalaşması
4. Cömertliğin övülmesi, cimriliğin yerilmesi
5. Alçak gönüllülük ve kendini beğenmişlik
6. Açgözlülük
7. Cömertlik, yumuşak huyluluk ve diğer iyilikler
8. Zamanın bozukluğu
9. Kitap sahibinin özrü

Atebetü-l Hakâyık’ın hem Uygur hem de Arap harfleriyle yazılı nüshaları bulunmaktadır.


Sponsorlu Reklamlar

Bir Yorum Yazmak İster misiniz?