Atatürk’ün Çeşitli Konulardaki Sözleri

0

Atatürk’ün çeşitli konularda söylemiş olduğu sözlerden seçkiler. Atatürk’ün uygarlık, bağımsızlık, din eğitim, kadınlar gibi konular için söylediği sözler.

Mustafa kemal Atatürk İzmir'e giriyor

Milli Mücadeleyi çetin savaşlardan sonra başarı ile sonuçlandıran Atatürk, yanında Fevzi Paşa (FevziÇakmak) olduğu halde 1922 sonbaharında İzmir’e giriyor.

KURTULUŞ SAVAŞI BAŞLANGICI

1919 Mayısı’nın 19. günü Samsun’a çıktım. Durum ve genel görünüş:


• Osmanlı Devleti’nin içinde bulunduğu topluluk Birinci Dünya Savaşı’nda yenilmiş, Osmanlı ordusu her tarafta hırpalanmış, şartları ağır bir antlaşma imzalanmış. Büyük savaşın uzun yıllarında ulus yorgun ve yoksul düşmüş. Ulusu ve yurdu Dünya Savaşı’na sürükleyenler, kendi hayatlarının kaygısına düşerek yurttan kaçmışlar. Saltanat ve halifelikte bulunan Vahdettin çekingen, kendini ve yalnız tahtını koruyabileceğini düşlediği alçakça önlemler araştırmakta. Damar Ferit Paşa başkanlığındaki hükümet beceriksiz, şerefsiz, yüreksiz, yalnız padişahın yönetimine bağlı ve onunla birlikte kendilerini destekleyecek herhangi bir duruma boyun eğmiş. Ordunun elinden silâh ve cephanesi alınmış ve alınmakta____

Nutuk

• Bağımsızlıktan yoksun bir millet, insanlık soyunun karşısında uşak olmak durumundan daha yüksek bir muameleye hak kazanamaz.

Mayıs 1919, Nutuk

• Hükümetlerin icraatı menfi olup da millet itiraz etmez ve onu ıskat etmezse (düşürmezse) bütün kusur ve kabahatlere iştirak etmiş demektir. ,

Aralık 1920

• Bütün dünyanın bilmesi gerek ki, Türkiye halkı, Büyük Millet Meclisi ve onun hükümeti uşak muamelesine dayanamaz. Her medenî millet ve hükümet gibi varlığının, hürriyet ve bağımsızlığının tanınması isteğinde kesin olarak ısrarlıdır. Ve bütün davranışı da bundan ibarettir. Biz savaşçı değiliz. Barışseveriz. Ve bir an önce barışın kuruluşunu görmek ona yardım ve hizmet etmek isteriz.


Eylül 1921, Söylev ve Demeçler

MİLLETİN İRADESİ KARŞISINDA SALTANAT VE HALİFELİK

• Hâkimiyet ve saltanat hiç kimse tarafından, hiç kimseye, ilim icabıdır diye; müzakere ile, münakaşa ile verilemez. Hakimiyet (egemenlik), saltanat kuvvetle, kudretle ve zorla alınır. Osma-noğulları, zorla Türk milleti’nin hakimiyet ve saltanatına sahip çıkmışlardır. Bu tasallutlarını (sarkıntılıklarını) altı asırdan beri devam ettirmişlerdir. Şimdi de Türk milleti bu mütecavizlerin (saldırganların) hadlerini ihtar ederek, hâkimiyet ve saltanatını isyan ederek kendi eline tekrar, bilfiil (doğrudan) almış bulunuyor. Bu bir emrivakidir. Söz konusu olan; millete sal meselesi değildir. Mesele zaten emrivaki olmuş bir hakikati ifadeden ibarettir. Bu mutlaka olcaktır…

Ekim 1922, Nutuk

BAĞIMSIZLIK

• Tam bağımsızlık denildiği zaman siyasî, malî, İktisadî, adlî, askerî, kültürel vs. her hususta tam bağımsızlık, tam serbestlik demektir. Bu saydıklarımın herhangi birinde bağımsızlıktan yoksunluk, millet ve memleketin gerçek anlamıyla bütün bağımsızlığından yoksun kalması demektir.


Ekim 1919, Nutuk

• Br devlet ki, fazla olarak yabancılar üzerinde yargı hakkını uygulamaktan yoksundur, böyle bir devlete bağımsız denemez.

Şubat 1923, Söylev ve Demeçler II

Hareketli Atatürk Gifleri

UYGARLIK

Medeniyet yolunda yürümek ve başarıya ulaşmak hayat şartıdır. Bu yol üzerinde duraklayanlar, ya da ileri değil, geri bakmak cehalet ve gafletinde bulunanlar, dünya mendeniyetinin coşkun selleri altında boğulmaya mahkûmdurlar.

Ağustos 1924, Söylev ve Demeçler II


• Büyük dâvamız en medenî ve en müreffeh millet olarak varlığımızı yükseltmektir.

Bu yalnız kurumlarında değil, düşüncelerinde köklü inkılâplar yapmış olan büyük Türk milletinin dinamik idealidir. Bu ideali en kısa zamanda başarmak için fikir ve hareketi beraber yürütmek zorundayız.

Kasım 1937, Söylev ve Demeçler II

• Ey millet, iyi biliniz ki, Türkiye Cumhuriyeti şeyhler, dervişler, müritler, meczuplar (Allah aşkıyla aklının dengesini yitirmiş kimseler) memleketi olamaz. En doğru, en hakiki tarikat, medeniyet tarikatıdır. Medeniyetin emir ve talep ettiğini yapmak, insan olmak için kâfidir.

Atatürk'ün Gençlik Hakkındaki Sözleri

DİN

• İnsan topluluklarının örf, âdet, ahlâk ve Tanr.’ya inanış ve bağlanışları dindir. Din, millî aşk, vatan ve millet sevgisi, ilim, medeniyet, fazilet ve ahlâk duygusu aşıladığı müddetçe muhteremdir, kutsaldır.

• Tarihimizi okuyunuz, dinleyiniz görürsünüz ki, milleti mahveden, esir eden, harap eden fenalıklar hep din kisvesi altındaki küfür ve melânetten gelmiştir. Onlar her türlü hareketi dinle karıştırdı lar.”Hafta tatili dine aykırıdır” gibi, hayırlı ve ahlâka, dine uygun meseleler hakkında, sizi aldatmak isteyen habislere (kötü, tehlikeli olanlara) iltifat etmeyin…


Şubat 1923, Söylev ve Demeçler II

• Bir dinin tabiî olması İçin akla* fenne, ilme ve mantığa uygun olması lâzımdır. Bizim dinimiz en mâkul ve tabiî dindir. Eğer dinimiz akla, mantığa, hakikate uygun olmasaydı; bununla diğer ilâhi kanunlar arasında aykırılık olması icabederdi. Çünkü bilcümle tabiat, kâinat, uzay oluşumu kanunlarını yapan Cenab-ı Hakk’tır.

• Artık Türkiye, din ve şeriat oyunlarına sahne olmaktan çok yüksektir. Bu gibi oyuncular varsa kendilerine başka tarafta sahne arasınlar. Onların menfi istikamette atacakları bir adım, milletimin hayatına karşı bir kasıt, o adım, milletimin kalbine yöneltilmiş zehirli bir hançerdir. Benim ve benimle hemfikir arkadaşlarımın yapacağı şey, mutlaka ve mutlaka o adımı atanı tepelemektir. Bilelim ki, millî benliğini bilmeyen milletler başka milletlerin şikârıdır (avıdır.)

• Milli benliğe uzanacak her eli şiddele kırdığımız, önüne dikilecek her perdeyi derhal devirdiğimiz gün, hakiki kurtuluşa yetişmiş olacağız.

Atatürk'ün Gençlik Hakkındaki Sözleri

• Bizde ruhbanlık yoktur. Hepimiz müsaviyiz ve dinimizin ahkâmını mütesaviyen öğrenmeye mecburuz. Her fert diyanetini, imanını öğrenmek için bir yere muhtaçtır orası da mekteptir.

• Büyük dinimiz çalışmayanın insanlıkla ilgisi olmadığını söyler. Bazı kimseler modern olmayı kâfir olmak sayıyorlar. Asıl kâfirlik onların bu inanışıdır.

Şubat 1923

• Bizim dinimiz milletimize hakir, miskin ve düşkün olmayı tavsiye etmez.

Şubat 1923, Söylev ve Demeçler II


EĞİTİM

• Okul adını hep birlikte saygı ile analım. Okul, genç beyinlere insanlığa saygıyı, yurda ve ulusa sevgiyi, bağımsızlık şerefini öğretir. Bağımsızlık tehlikeye düştüğü zaman, onu kurtarmak için izlenmesi uygun olan en doğru yolu belletir.

Söylev ve Demeçler II

• Milletleri kurtaranlar yalnız ve ancak öğretmenlerdir, öğretmenden ve eğitimden yoksun bir millet daha millet adını almak yeteneğini kazanamamıştır. Ona sıradan kütle denir, millet denemez.
• Öğretmenler, hiç bir zaman hatırınızdan çıkmasın ki, cumhuriyet sizden “fikri hür, vicdanı hür, irfanı hür” nesiller ister.

Söylev ve Demeçler II

• Öğretmenler, yeni nesli cumhuriyetin fedakâr öğretmen ve eğiticileri sizİer yetiştireceksiniz. Yeni nesil sizin eseriniz olacaktır. Eserin değeri sizin uzmanlığınız ve fedakârlığınızla oranlı olacaktır. Cumhuriyet düşünce, bilim, teknik, sağlık bakımından güçlü ve yüksek karakterli koruyucular ister. Yeni nesli bu nitelik ve
yetenekte yetiştirmek sizin elinizdedir. Seçkin görevinizin yapılmasında yüksek yardımlarla varlığınızı göstereceğinize şüphem yoktur.

• Öğrenci, her ne yaşta olursa olsun onlara geleceğin büyükleri gözüyle bakılmalı ve öyle muamele edilmelidir.

Mart 1922, Söylev ve Demeçler I

• Türk çocuğu, atalarını tanıdıkça, daha büyük işler yapmak için kendinde kuvvet bulacaktır.

(Afet İnan, Atatürk Hakkında Hatıralar ve Belgeler, s.279)


• Bu memleketin sahibi ve toplumumuzun asıl unsuru köylüdür. İşte bu köylüdür ki, bugüne kadar eğitim ışığından yoksun kalmıştır. Bizim bu durumda izleyeceğimiz eğitim politikasının temeli önce cehaleti yok etmektir.

• Bütün köylüye okumak-yazmak ve vatanını milletini, dinini, dünyasını tanıtacak kadar coğrafî, tarihî, dinî, ahlâkî bilgiler vermek ve dört işlemi öğretmek, eğitim programımızın ilk hedefidir.

Mart 1922, Söylev ve Demeçler I

• Bilim ve fen nerede ise oradan alacağız ve milletin her ferdinin kafasına koyacağız. Bilim ve fen için kayıt yoktur.

• Dünyada her şey için, maddiyat için maneviyat için, hayat için en hakiki mürşit ilimdir, fendir. İlmin haricinde mürşit (yol gösterici) aramak gaflettir, cehalettir hatta dalâlettir.

• Yeni Türk harflerini çabuk öğrenmelidir. Vatandaşa kadına, erkeğe, hamala, sandalcıya öğretiniz. Bu görevi yaparken düşününüz ki, bir milletin yüzde onu okuma yazma bilir, gerisi bilmezse bundan insan olanların utanması gerekir.

Ağustos 1928, Söylev ve Demeçler II

Atatürkün Sanat Hakkında Sözleri

DİL

• Millî duygu ile dil arasındaki bağ çok kuvvetlidir. Dilin millî ve zengin olması millî duygunun gelişmesinden başlıca etkendir. Türk dili, dillerin en zenginlerindendir. Yeter ki bu dil bilinçle işlensin. Ülkesini, yüksek bağımsızlığını korumasını bilen Türk milleti, dilini de yabancı diller boyunduruğundan kurtarmalıdır.

• Türk demek, dil demektir. Milliyetin çok bariz vasıflarından birisi dildir. Türk milliyetindenim diyen insanlar, herşeyen önce mutlaka Türkçe konuşmalıdırlar. Türkçe konuşmayan bir insan Türk harsına (kültürüne), camiasına mensubiyetini iddia ederse buna inanmak’doğru olmaz.

GÜZEL SANATLAR

• İnsanlar olgunlaşmak için bazı şeylere muhtaçtır. Bir millet ki resim yapmaz, bir millet ki heykel yapmaz, bir millet ki fennin gerektirdiği şeyleri yapamaz; itiraf etmeli ki o milletin ilerleme yolunda yeri yoktur.

• Sanatsız kalan bir milletin hayat damarlarından biri kopmuş demektir.

• Efendiler! Siz hayatınızda milletvekili olabilirsiniz, bakan olabilirsiniz, hatta cumhurbaşkanı olabilirsiniz. Fakat hiçbir zaman sanatkâr olamazsınız. O halde bu çocukların değerini bilelim.

• Sanatçı, toplumda uzun çaba ve çalışmalardan sonra alnında ilk ışığı duyan insandır.

• Yüksek bir inan toplumu olap Türk milletinin ıtarihi bir özelliği de, güzel sanatları sevmek ve onda yükselmektir.

• Güzel sanatların tümünde, millet gençliğinin ne türlü ilerletilmesini istediğinizi bilirim. Bu yapılmaktadır. Ancak, bunda en çabuk, en önde götürülmesi olan Türk musikisidir. Bir milletin yeni değişikliğinde ölçü, musikide değişikliği alabilmesi, kav-rayabilmesidir. Bunu alıkça deyişleri, söyleyişleri toplamak; bunları bir gün önce genel son musiki kurallarına göre işlemek gerekir. Ancak bu düzeyde Türk millî musikisi yükselebilir, evrensel musikide yerini alabilir.
• Medeniyet şahikasının merdiveni sanattır.

• Tiyatro, bir memleketin kültür seviyesinin aynasıdır.

İKTİSAT

• Arkadaşlar, bundan sonra pek mühim zaferlere kavuşacağız. Fakat bu zaferler süngü zaferleri değil, iktisat zaferleri olacaktır. Ordumuzun şimdiye kadar elde ettiği zaferler, memleketimizi gerçek kurtuluşa yöneltmiş sayılamaz. Bu zaferler, ancak gelecekteki zaferlerimiz için değerli bir zemin hazırlamıştır. Askerî zaferlerimizle mağrur olmayalım. Yeni ilim ve iktisat zaferlerine hazırlanalım.

Ocak 1923, Söylev ve Demeçler II

• Yeni Türkiye Devleti bir iktisat devleti olacaktır.

1923, İzmir

• Siyasi zaferler ne kadar büyük olursa olsun, iktisadi zaferlerle taçlandırılmazlarsa meydana gelen zaferler varlıklarını sürdüremez, az zamanda sönerler. Bu yüzden en kuvvetli ve parlak zaferimizin bile temin edebileceği iyi neticeleri yaşatmak için ekonomimizin ve ekonomik bağımsızlığımızın sağlanması ve genişletilmesi lâzımdır.

• Tek bir şeye ihtiyacımız vardır: Çalışkan olmak, servet ve onun tabiî neticesi olan refah ve saadet yalnız ve ancak çalışkanların hakkıdır.

• Tüccar, milletin emeğini ve üretimini kıymetlendirmek için, eline ve zekâsına emniyet edilen ve bu emniyete lâyık olması gereken adamdır.

Atatürk'ün Kadınlar İle İlgili Sözleri

ÇALIŞMA

• Çok söz, uzun söz, bir şey için söylenir. Gerçeği anlamayanları gerçeğe getirmek için… Ben, bugünleri arkada bıraktım. Şimdi sözden çok iş zamanıdır. Artık benim için, hepimiz için söz söylemenin gereği kalmadı inancındayım. Bundan sonra bizim için çalışmak, davranmak ve yürümek gereklidir.

• Büyük işler, önemli girişimler ancak ortak çalışma ile sağlanabilir.
• Yaşamak demek, çalışmak demektir.

• Herhangi bir amaca ulaşmakla yetinmeyeceğiz. Durmadan daha ileriye varmak için çalışacağız.

• Çalışmak ve başarı aramak, her insan için temel ilke olmalıdır.

• Büyük ülkümüz, en uygar ve en zengin bir millet olarak varlığımızı yükseltmektir.

• Bu yalnız kurumlarında değil, düşüncelerinde de temelli bir inkılâp yapmış olan büyük Türk milletinin güçlü ülküsüdür. Bu ülküyü en kısa bir zaman içinde gerçekleştirmek için, düşünce ve davranışı birlikte yürütmek zorundayız. Bu alanda başarı, ancak esaslı bir planla ve bilinçli bir çalışma ile elde edilebilir.

• İnkılâbımız, Türkiye’nin yüzyıllar boyunca mutluluğunu sağlayacaktır. Bize düşen görev, onu anlamak ve değerini bilerek çalışmaktır.

HALK VE HALKÇILIK

• Yeni Türkiye devleti, bir halk devletidir, halkın devletidir.

• İç siyasetimizde tuttuğumuz yol olan halkçılık, yani milleti kendi geleceğine egemen kılmak ilkesi Anayasamızla saptanmıştır.

• Örgütümüz baştan başa halk örgütü olacaktır. Genel yönetimi halkın eline vereceğiz. Bu toplumda hak sahibi olmak, herkesin bir iş görmesi ilkesine dayanacaktır. Millet hak sahibi olmak için çalışacaktır. (

• Türkiye’nin asıl sahibi ve efendisi, gerçek üretici olan köylüdür. O halde, herkesten daha çok refah, mutluluk ve servete lâyık olan köylüdür. Onun için TBMM’nin ekonomik politikası bu temel amaca erişmek olmalıdır.

• Ben şimdiye kadar millet ve ülke yararına ne gibi atılımlar, inkılâplar yapmışsam, hep halkımla görüşerek, onların ilgi ve sevgilerinden, gösterdikleri içtenlikten güç ve ilham olarak yaptım.

Atatürk'ün Gençlik Hakkındaki SözleriKADIN-TÜRK KADINI

• Büyük başarılar, değerli anaların yetiştirdikleri seçkin evlâtlar sayesinde olmuştur.

• Dünya üzerinde gördüğümüz her şey, kadının eseridir.

• Toplum hayatının kaynağı, çağdaş aile hayatıdır.

• Siyasal ve toplumsal hakların kadın tarafından kullanılmasının, insanlığın mutluluğu ve saygınlığı açısından gerekli olduğuna inanmaktayım.

• Kadınlarımız, eğer milletin gerçek anası olmak istiyorlarsa, erkeklerimizden çok aydın ve faziletli (erdemli) olmaya çalışmalıdırlar.

• Çift süren, tarlayı eken, ormandan odun ve keresteyi getiren, mahsulleri pazara getirerek paraya çeviren, aile ocaklarının dumanını tüttüren; bütün bunlarla beraber sırtıyla, sağnısıyla, kucağındaki yavrusuyla yağmur demeyip, cephenin mühimmatını taşıyan hep onlar, hep o ilâhi Anadolu kadınları olmuştur.

• Ey kahraman Türk kadını! Sen yerde sürünmeye değil, omuzlar üzerinde göklere yükselmeye lâyıksın.

• Türk kadını, dünyanın en aydın, en erdemli ve en ağır kadını olmalıdır. Beden ağırlığında değil, ahlâkta, fazilette (erdemde) ağır, ağırbaşlı bir kadın olmalıdır. Türk kadınının görevi, Türk’ü zihniyeti ile, gücü ile, kesin kararlılığı ile koruma ve savunmaya gücü yeter nesiller yetiştirmektir. Milletin kaynağı, toplumsal hayatın temeli olan kadın, ancak erdemli olursa görevini yapabilir. Herhalde kadın çok yüksek olmalıdır.

AĞAÇ-ORMAN

• Yeşil görmeyen gözler, renk zevkinden mahrumdur. Burasını öyle ağaçlandırın ki, kör bir insan dahi yeşillikler arasında olduğunu fark etsin.

• Uygarlığın temelinde varolanların arasında ağaç, çiçek ve yeşillik bulunmaktadır. Bunlar olmadan uygarlığın korunması mümkün değildir. Yeşillikle her şey tamamlanır; gözl^ görünür bir rahatlama, elle tutulur bir gelişme içine girilir.
• Gerek tarım ve gerek ülkenin zenginlik ve genel sağlığı bakımından önemi gerçek olan ormanlarımızı da çağdaş önlemlerle iyi durumda bulundurmak, genişletmek ve en yüksek faydayı sağlamak temel ilkelerimizden biridir.

DÜNYA BARIŞI-TÜRKİYE

• Eğer devamlı barış isteniyorsa, insan toplumlarının durumlarını iyileştirecek milletlerarası önlemler alınmalıdır. İnsanlığın bütün hepsinin refahı açlık ve baskının yerine geçmelidir. Dünya vatandaşları haset (çekememezlik, kıskançlık), kin ve açgözlülükten uzaklaşacak şekilde eğitilmelidir.

1937, Söylev ve Demeçler

• İnsanları mesut edeceğim diye onları birbirine boğazlatmak insanî değildir. Bu son derece üzülmeye değer bir sistemdir. İnsanları mesut edecek tek araç onları birbirine yaklaştırarak, onları birbirine sevdirecek karşılılı her türlü, ihtiyaçlarını sağlamaya yarayan hareket ve kuvvettir.

• Dünya barışı için, insanlığın gerçek saadeti, ancak bu yüksek ideal yolcularının çoğalması ve başarı kazanmasıyla olacaktır.

Ekim 1931, Söylev ve Demeçler II

• İnsanların mücadelesinde en kuvvetli istahkâm (siper), iman dolu göğüslerdir.

• Behemehal (mutlaka) şu veya bu sebepler için milleti savaşa sürüklemek.taraftarı değilim. “Öldüreceğiz” diyenlere karşı “Ölmeyeceğiz” diye savaşa girebiliriz. Lâkin milletin hayatı tehlikeye düşmeyince, savaş bir cinayettir.

Söylev ve Demeçler II

Yurtta barış, dünyada barış.

İNKILÂPÇILIK

• Hep berabar bütün dünyaya açıkça anlatalım ki, şuurlu kahraman olan millet, medeniyet güneşinin bütün hararetini aşmıştır
Yaptığımız ve yapmakta olduğumuz inkılâpların gayesi, Türkiye Cumhuriyeti halkını tamamen modern ve bütün anlam ve biçimi ile uygar bir toplum haline getirmektir. İnkılâbımızın asıl hedefi budur. Bu gerçeği kabul etmeyen zihniyetleri darmadağın etmek zorunludur.

Atatürk, 1925

• Türk genci, inkılâpların ve rejimin sahibi ve bekçisidir.

• Uçurum kenarında yıkık bir ülke, türlü düşmanlarla kanlı boğuşmalar. Yıllarca süren savaş. Ondan sonra, içerde ve dışarda saygı ile tanınan yeni vatan, yeni sosyete, yeni devlet ve bunları başarmak için aralıksız inkılâplar… işte Türk inkılâbının kısa bir deyimi.

Gençler! Cumhuriyeti biz kurduk. Onu yükseltecek ve yaşatacak sizsiniz.





Bir Yorum Yazmak İster misiniz?