Atatürk’ün Çocukluk ve Gençlik Dönemi Hakkında Bilgi

0

Ülkemizin kurucusu Cumhuriyetin ülkemizde var olmasına sebep olan Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk’ün çocukluğu hakkında kısa bilgi.

Atatürk, Türkiye Cumhuriyetinin kurucusu ve ilk cumhurbaşkanıdır. 1881 yılının ilk aylarında, o zamanlar bir Türk ili olan Selanik’te doğdu. Asıl adı Mustafa’dır. Babası Ali Rıza Efendi, annesi Zübeyde Hanım’dır. Babası kereste ticareti yapardı. Ali Rıza Efendi, daha önceleri memurluk yapmıştı. Mustafa’nın eğitim ve öğretim işleri ile daha çok annesi Zübeyde Hanım uğraş vermiştir.


Zübeyde Hanım - Ali Rıza Bey

O zamanlar öğretim, şimdi olduğu gibi değildi. Hem mahalle okulları, hem de özel öğretim yapan okullar vardı. Mustafa’nın annesi oğlunun mahalle okuluna gitmesini istiyor babası da, özel öğretim yapan Şemsi Efendi Okulu’nda okumasını arzu ediyordu.

Küçük Mustafa, o zamanları şöyle anlatıyor:

— Çocukluğuma ait ilk anımsadığım şey, okula gitmem durumu idi. Annem dualarla okula başlamamı istiyordu. O zamanlar memur olan babam, yeni bir okul olan Şemsi Efendi Okulu’nda okumamı istiyordu. Sonuçta hem annemin, hem babamın isteği oldu. Önce daularla mahalle okuluna başladım. Birkaç gün sonra da Şemsi Efendi Okuluna kaydoldum. Bir süre sonra babam öldü. Annem zor durumda kalmıştı. Çünkü özel okulda okutamayacak kadar fakirdi.

Okuldan çıkarılan Mustafa, annesi ve kızkardeşi Makbule, Selanik yakınlarındaki bir çiftlikte çalışan dayısının yanına gittiler. Mustafa ilk kez doğa ile burada yakınlaştı. Çift süren öküz ve mandaları, süt veren inek ve keçileri, çift sürülen yerlerdeki böcekleri yiyen leylekleri, verimli toprakları görmek onu şaşırttı. Yaşına göre çiftlikte yapılacak işleri yapmaya başladı. İlk iş olarak, tarla bekçiliği yaptı. Kardeşi Makbule ile beraber bakla tarlasına konan kargaları kovuyorlardı. Yaz aylarında olan bu çalışmalarda Mustafa gelişip, serpildi. Köyde diğer işlere de bakıyordu. Ancak Mustafa’nın okula gidemeyişi annesi Zübeyde Hanımı çok üzüyordu. Mustafa’nın okulsuz kalışı, yaşıtlarının okulda olması, gelecek için bir ümit vermiyordu.


Teyzesi Selanik’te bulunuyordu. Mustafa, çiftlikten teyzesine gönderildi. Selanik’te Mülkiye İdadisine kaydoldu. Okulda Kaymak Hafız adında bir öğretmen bulunuyordu. Kaymak Hafız bir gün ders verirken sınıfta kavga çıktı. Öğretmen, olayın yaratıcısı olmadığı halde Mustafa’yı haksız yere dövdü. Bütün vücudu kan içinde kaldı. Bu olay üzerine babaannesi Mustafa’yı okuldan çıkarttı.

Komşuları arasında Kadri Bey adında bir binbaşı vardı. Kadri Beyin oğlu Askeri Rüştiye’ye gidiyordu. Mustafa, okul elbisesi içindeki bu çocuğu çok beğeniyordu. Sonra sokaklarda subaylar görüyordu. Bunları giysileri içinde gördükçe, onlar gibi olmayı düşünüyordu. Bu nedenle kimseye haber vermeden, Askeri Rüştiye’nin sınavlarına girdi ve başarı sağlayarak okula devama hak kazandı (1893).

Kemal Adını Nasıl Aldı?

Mustafa bu okulda en çok matematik derslerini seviyordu. Matematik öğretmeninin adı da Mustafa idi. Matematik öğretmeni Mustafa Bey, öğrencisi Mustafa’yı çok beğeniyordu. Matematik dersini çok iyi bilen öğrencisini kendisine eşit sayacak kadar takdir ediyordu.

Öğretmen Mustafa Bey bir gün öğrencisi Mustafa’ya:


— Oğlum, senin de adın Mustafa, benim de… Bu böyle olmayacak. Aramızda bir fark bulunmalı. Bundan sonra senin adın Mustafa Kemal olsun.

İşte o zamandan beri öğrencisi Mustafa’nın adı, Mustafa Kemal oldu. Kemal, olgun ve iyi anlamındadır.

Mustafa Kemal’in çalışkanlığı ve matematikteki başarıları, okulda bütün öğrenciler ve öğretim üyeleri tarafından öğrenilmişti.

Okuldaki başarıları nedeniyle çavuşluğa yükselmiş, boş kalan ve öğretmeni olmayan derslere girerek okula ve öğrencilere yardımcı olmuştu.

Mustafa Kemal Askeri Rüştiye’yi on dört yaşında bitirdi.

Bu okuldan sonra Manastır kentindeki Askeri İdadiye yatılı öğrenci girdi. Manastır, o zamanlar bir Türk kenti idi. Halen bu kent Makedonya sınırları içindedir. Yüksek dağların çevresini sardığı Manastır, bir düzlük üzerine kurulmuştur. Evinden, annesinden ve kardeşinden uzakta öğrenimini sürdüren Mustafa Kemal, bütün dikkatini derslerine vermişti.

Mustafa Kemal, Manastır Askeri İdadisini bitirdiği zaman 18 yaşındaydı. 1899 yılında okulu başarı ile bitiren Mustafa Kemal, İstanbul’da bulunan Harbiye Okulu’na girmeye hak kazanmıştı.


Harbiye Okulu’nda bir yandan derslerini başarı ile yaparken, diğer yandan, Fransızcasını ilerletmişti. Bir gazete okuyacak kadar Fransızca biliyordu.

Mustafa Kemal 1902 yılında teğmen olarak Harbiyeyi bitirmiş, kurmay subay olmak üzere, kurmay okuluna geçmişti. Kurmay okulunda yeni yeni bilgiler, bir kumandan olarak neler yapılabileceğini, bir savaşın nasıl yönetileceğini çok iyi öğrenmişti, öğretmenlerine sorduğu savaş planları onları şaşırtacak kadar değişikti.

Mustafa Kemal Atatürk’ün Subay Yılları





Bir Yorum Yazmak İster misiniz?