Atatürk’ün Eğitim, Dil ve Kültür Devrimleri / Yenilikleri

0

Ulu önder Mustafa Kemal Atatürk’ün eğitim, dil ve kültürü alanlarında yapmış olduğu yenilikler nerdir? Atatürk ilgili konulardaki devrimleri / inkılapları nelerdir?

Atatürk İnkılapları


Yurdumuzda, Tanzimat hareketinden sonra, Batılı ölçülere uygun okullar açılmıştı. Yalnız, bunların yanında, çok eski usullerle yürütülen mahalle okulları, medreseler de vardı. Öğretimdeki bu ikilik, genç kuşaklar arasında görüş, düşünüş ayrılıkları yaratıyordu. Esasen medreseler, devrini yaşamış, verimi çok düşmüş, itibarını kaybetmiş müesseselerdi. Atatürk 3 Mart 1924 tarihli “Tevhid-i tedrisat” (Öğretim Birliği) kanunu ile, medreseleri ortadan kaldırdı. Öğretim, laik esaslara bağlandı, bütün öğretim kurulları Milli Eğitim Bakanlığının elinde toplandı.

Hükümet en çok ilk öğretim üzerinde durdu. İlk öğretimin mecburi ve parasız oluşu ilkesini kabul eden devlet bu amaca varmak için çok okul ile öğretmene muhtaçtı. Okul açma işi, illere bırakıldı. Her köyde bir okul bulunması için “Öğretim Seferberliği” açıldı.

Yüksek öğretim de yeni Türk devletinin ihtiyaçlarına göre yeniden düzenlendi. Darülfünun kaldırılarak Üniversite kuruldu. Yeni enstitüler, yüksek okullar açıldı. Teknik elemana olan ihtiyaç göz önüne alınarak, sanat okulları, ticaret okulları çoğaltıldı.

Harf Devrimi.

Türkler’in Müslüman oluşundan beri, Türk topluluklarında Arap rakam ve harfleri kullanılmıştı. Arap harfleri Türkçeye uymuyordu, çünkü iki dildeki sesler birbirinden ayrıydı. Dünyanın bütün milletleri dillerini kolayca yazıp okurken, Türkler okuma-yazmanın zorluğu yüzünden, koyu bir bilgisizlik içinde kaldılar. Yazı Türkçesi de, Arapça, Farsça sözlerle dolmuş, halkın anlayamadığı karışık bir dil olmuştu.


Milleti, Cumhuriyet idaresinin kazandırdığı hakları iyi kullanabilmesi için okur-yazar hale getirmek Atatürk’ün en büyük amacıydı. Denemeler Lâtin harflerinin, Türkçenin yazılmasına uygun olduğunu ortaya koydu.

Atatürk, 1928 yazında bu önemli dâva üzerinde durdu. Türk bilginlerinden, yazarlarından birçoğunu Dolmabahçe Sarayı’na topladı. Onlarla konuştu, tahtada yazılar yazdırdı.
9 ağustos 1928 günü Gülhane Parkı’nda yapılan bir eğlenceye Atatürk de geç vakit geleli. Halkla konuştu, yapılacak yeniliği açıkladı:

— “Arkadaşlar, güzel dilimizi ifade etmek için yeni Türk harflerini kabul ediyoruz.“‘

Halk, daha kanun çıkmadan önce, yeni harfleri öğrenmeye koyuldu. Başta Atatürk olmak üzere, Başbakan İsmet İnönü, milletvekilleri yurdu dolaşarak halkı yeni harflerle okuyup yazmaya teşvik ettiler. İlk olarak, 20 mayıs 1928’de Lâtin rakamları, 1 Kasım 1928‘ de de Lâtin kökünden alınan yeni Türk harfleri kabul edildi. Böylece, Türk milleti, kısa zamanda okuma-yazma yolunda büyük adımlar attı. Kitapların, gazetelerin, dergilerin baskıları, eskiye nispet edilemiyecek ölçüde arttı. Harf devriminin Türk milletine kazandırdığı imkânlar, yıllar geçtikçe daha iyi anlaşılmaktadır.

Türk Tarihi.

Atatürk, 1929’da, Türk tarihi üzerinde önemle durdu. Osmanlı İmparatorluğunu kuran, yükselten, genişleten Türk milleti olduğu halde, Osmanlı devletinde millet tarihi değil, ümmet tarihi benimsenmiş, bu arada Türk adı adeta unutulmuştu. Osmanlı İmparatorluğu yıkıldıktan sonra Türkiye Cumhuriyeti, her alanda olduğu gibi, tarih alanında da milli benliğe dönmek ihtiyacını duydu. Bu alanda incelemeler, yayınlar yapmak üzere Atatürk İ931’de Türk Tarih Kurumunu kendi parası ile kurdu.


Dil.

Bu arada dil de önemli bir konu idi. Osmanlılar devrinde, Türk dili, Arapça, Farsça kelimelerle kuralların yerleşmesiyle özelliğini kaybederek karmakarışık bir dil olmuştu. Yazılan dili Türk milletinin büyük çoğunluğu anlamıyordu; Öz Türkçe’ye yönelmek, dilimizin zenginliklerini ortaya çıkarmak için, Atatürk’ün öncülüğüyle çalışmalara başlandı. 1932’de gene Büyük Önder’in kendi parası ile kurduğu Türk Dil Kurumu, Türk dili üzerinde geniş araştırmalar, incelemeler yaparak, dilimizin zenginliklerini ortaya koydu.





Bir Yorum Yazmak İster misiniz?