Atatürk’ün Spora Verdiği Önem

24

Atatürk ve spor konulu yazı. Atatürk’ün spora ve sporcuya verdiği önem hakkında örnekler.

Atatürk'ün Spora Verdiği Önem


Atatürk’ün Spora Verdiği Önem

Atatürk’ün spor merakı çocukluğundan başlasa da, genç Türkiye’de spor çalışmalarına yön verdiği yadsınamaz. Atatürk’ün sporla ilgisi çocukluğunda arkadaşlarıyla sık sık güreşmesi ile başlar.

Atatürk’ün spora merakı çocukluk yıllarından başlamaktadır, spor konusundaki ilk faaliyetleri çok genç yaşlarda görülmektedir. Örneğin 1915 senesinde, Osmanlı Genç Dernekleri Genel Müfettişliği’ne atanmasından kısa süre sonra hazırladığı raporu hükümete sunmuş ve bu raporda okullardaki jimnastik saatlerinin arttırılmasını teklif etmiştir.

Atatürk’ün emriyle 18 Temmuz 1920 günü, Muhafız Takımı kuruldu. Birliğin başındaki Mülazım İsmail Hakkı Bey’in spora olan büyük merakı, Atatürk’ün de bu konudaki olumlu görüşleriyle birleşince Muhafız Alayı adını alan birlik, 1 Haziran 1923 günü Muhafızgücü adını almıştır.

Türkiye’nin siyasi zaferlerinden biri olan Lozan Antlaşmasından sonra Türkiye’ye uygulanan olimpiyat ambargosu Kurtuluş Savaşı’ndan sonra Türkiye Cumhuriyeti ilk kez 1924’teki Paris Olimpiyatları’na katılmıştır.


Cumhuriyetin ilanından önceki günlerde hazırlanan hükümet programlarında, Genç Türkiye’nin Atatürk’ünün spora verdiği önemi hükümet programından da anlamaktayız.

VİDEO:Atatürk’ün Spor İle İlgili Sözleri
18 Ağustos 1923 tarihli hükümet programında bu konuda şu satırların yer aldığı dikkati çeker:

Hükümet programında yer alan Beden Eğitimi Öğretmeni Okulu “Gazi Terbiye Enstitüsü” adı altında Ankara’da hizmete girmişti. Atatürk, Türk sporunun ilk öğreticilerinin yetiştirilmesi konusunda da acele etmişti. 6e^ne§îîmi öğretmeni yetiştirecek okul tesis edilmeden önce Çapa Muallim Mektebinde bir kurs açılmış ve bunun başına da Avrupa’da beden eğitimi öğrenimi yapmış bulunan Selim Sırrı Bey (Tarcan) getirilmişti.

Spora verilen maddi ve manevi destekler sonucunda, Genç Türkiye Cumhuriyeti, 1924 Paris Olimpiyat Oyunları’nda ilk kez temsil edilmiş oldu. Türk sporcuları atletizm, bisiklet, eskrim, futbol, güreş ve halter dallarında dünyanın en seçkin sporcularıyla yarışmak ve dünya sporunu yakından görüp tanımak imkân ve fırsatını buldular.

1936 Berlin Olimpiyatları’na da katılan sporcularımız önemli bir varlık gösteremediler ama bu Atatürk’ün onların spor görgülerini arttırmak için bir fırsat olduğunu görmesine engel olmadı. Olimpiyata katılan sporcuların Avrupa’da dolaşıp görgülerini arttırma imkanı sağlandı. Yurda dönüşlerinde olimpiyat oyunlarında kazanmışlarcasına itibar gördüler. Olimpiyatlar Atatürk’ün gözünde çok önemliydi. Berlin Olimpiyatları’nda dünya birinciliğini kazanan hafif sıklet güreşçimiz Yaşar Erkan’ın başarı haberini Atatürk büyük bir coşkuyla ve sevinçle karşılamıştır.






24 yorum

    • nurun ailesi on

      yüz alamasın cunku aklına sokmamışsındır ben annenim senin bü
      güne kadar çalıştığını görmedim:):):)

Bir Yorum Yazmak İster misiniz?