Atıcılık Sporunun Tarihçesi

0
Advertisement

Atıcılık sporu nasıl doğmuştur? Atıcılık sporunun doğuşu, gelişimi, tarihi, atıcılık tarihçesi hakkında bilgi.

Atıcılık Sporunun Tarihçesi

Ateşli silâhların ilk dönemine İlişkin bilgilerin yetersizliği nedeniyle hedefli atışların ilk ne zaman başladığı bilinmemektedir. Barutun bulunup ateşli silâhların kullanılması ile spor görünümüne kavuşan atıcılığın ilk zamanları, büyük ölçüde yivli tüfeğin kullanılmaya başladığı dönemdir. Önceleri korunma ve avcılık amacıyla kullanılan tüfek, daha sonra spor amacıyla hedefe atış için kullanılmaya başlamıştır.

Bilinen ilk atıcılık karşılaşması 1477’de Bavyera’daki Eichstatt’ta, bazı kaynaklara göre ise 1472’de Zürih’te yapılmıştır.

16. yüzyılda tüfekle hedefe atış Avrupa’nın birçok yerinde, özellikle Almanların yaşadığı bölgelerde gözde bir eğlence hâlini almıştır. Almanya’daki birçok müzede 1540’lardan kalma hedef tahtaları dikkati çekmektedir.

Advertisement

Rusya’da Çariçe Anna Ivanovna, 1737’de hedefli atışlar için sarayına atış alanı yaptırmıştır. 1806’da St. Petersburg’da subaylar tarafından Amatör Atıcılar Derneği kurulmuş, 1850’lere gelinirken halka açık atıcılık kulüplerinin sayılarında büyük bir artış yaşanmıştır. Geçmişte Sovyetlerin, günümüzde de Rus sporcuların Olimpiyat Oyunları ve Dünya Şampiyonaları’ndaki başarısı, bu ulusun atıcılığa gösterdiği geleneksel ilgiyi yansıtmaktadır.

Amerika’da 1750’lerden sonra üretilen çakmaklı Kentucky tüfeğinin yüksek isabet oranı sağlaması atıcılık sporuna ilgiyi artırmıştır. 1830’larda nüfusun yoğun olduğu kent ve kasabalarda atıcılık kulüpleri kurulmaya başlamış, ardından nişancılığı geliştirmek amacıyla Ulusal Tüfek Derneği kurulmuştur.

İngiltere’de tüfekle hedefe atış 1800’lerden önce yaygınlık kazanmıştır. İngiliz ordusu 1800’den sonra çeşitli tiplerde yivli tüfekler üzerinde araştırmalar yürüterek, özellikle 550 metreden uzak hedeflere yönelik uzun mesafeli atıcılığa ağırlık vermiştir. 19. yüzyılın ortalarında Kuzey Avrupa ülkelerinde ve İngiltere’de “hedefi en iyi vurmak” mantığına dayalı karşılaşmalar kurallı hâle getirilerek atıcılığın bir spor dalı olarak kabul görmesi sağlanmıştır.

Atıcılık, ilk modern olimpiyat oyunları olan 1896 Atina Oyunları’ndan bu yana olimpik bir spordur. Bu spor, kendisi de bir atıcı olan Baron Pierre de Coubertin’in ilgisiyle bu denli gelişmiştir. Modern olimpiyatların kurucusu olan Coubertin, oyunlarda 4 tabanca ve 2 tüfek yarışmasına yer verilmesini sağlamış, ordu tüfeği, yivli tüfek ve hizmet tabancası ile hareketli hedeflere (geyik, yaban domuzu, güvercin) atıcılık alanlarında yarışmalar düzenlenmiştir. Zamanla diğer dallar da olimpiyatlar programına alınmış, son olarak “double trap” 1996 Atlanta Olimpiyatları’nda resmî dal olarak yarışmalara girmiştir. Modern olimpiyat oyunlarında sadece 1904 ve 1928’de yer bulamayan atıcılık, diğer oyunların hepsinde yer almıştır. Atıcılıkta ilk dünya şampiyonası 1897’de düzenlenmiştir. Daha sonraki şampiyonalar 1907’de kurulan,1919 ve 1946’da yeniden örgütlenen uluslar arası yönetim organı Uluslar Arası Atıcılık Birliği’nin (UIT; Union Internationale de Tir) gözetiminde yapılmıştır. 1998 yılında ise, hem uluslar arası müsabakalarda resmî dilin ingilizceye dönüşmesi, hem de diğer birçok uluslar arası organizasyonun ‘birlik’ yerine ‘federasyon’ tanımlamasını tercih etmesi nedeniyle birliğin adı “Uluslar Arası Atıcılık Sporu Federasyonu” (ISSF; International Shooting Sport Federation) olarak değiştirilmiştir. 1984 yılında bayan ve erkek kategorileri birbirinden ayrılmıştır. Bunun öncesinde bayanlar ve erkekler tüm dallarda birlikte mücadele ediyorlardı.

Advertisement

Leave A Reply