Atlas Dağları Nerededir?

0
Advertisement

Atlas Dağları nerededir? Atlas Dağları ile ilgili olarak genel coğrafi bilgilerin yer aldığı sayfamız. Atlas Dağları ile ilgili bilgiler.

Atlas Dağları

Kuzey-batı Afrika kıyıları boyunca uzanan dağ zinciridir. Akdeniz’deki Gabes Körfezi kıyısından başlıyarak Tunus, Cezayir ve Fas topraklan boyunca Atlas Okyanusu’na kadar devam eder. 2400 km. kadar uzunlukta bir yeri kaplar.

Atlas Dağlan 1 — Yüksek Atlaslar, 2 — Tel Atlasları, 3 — Sahra Atlasları olmak üzere başlıca üç bölüme ayrılır.

1 — Yüksek Atlaslar: Fas’ın bir ucundan öbür ucuna uzanır. Atlas Okyanusu’na bakan yamaçları sarptır. Bu dağlardan başlıca iki nehir çıkar, bunlardan Sebu nehri Atlas Okyanusu’na, Mevleviye nehri de Akdeniz’e dökülür. Bu dağların ancak birkaç tepesi devamlı kar sınırı içindedir. Atlas Dağları’nın en yüksek yeri Yüksek Atlaslar’daki Cebel-i Ayusi’dir (4.300 m.).

2 — Tel Atlasları: Cezayir’in kuzey kıyıları boyunca uzanır. Bunların yüksekliği Yüksek Atlaslar’dan daha azdır. Şelif nehri Tel Atlasları’nın güneyinden çıkarak Akdeniz’e dökülür. Bu dağların en yüksek yerleri 2.500 metre kadardır.

Advertisement

3 — Sahra Atlasları: Atlas Dağlarının Büyük Sahra ile olan sınırını meydana getirir. Bu dağlar da fazla yüksek değildir.

Atlas Dağları’nın % 40 kadarı ormanlık, fundalık, çalılıkla ve ekilebilen topraklarla kaplıdır. Geriye kalan % 60 kadarı da bozkır ve çöl halindedir. Buralarda yetişen alfa otu önceleri çeşitli dokuma işçiliklerinde ham madde olarak kullanılırdı; bugün bu ottan kâğıt da yapılmaktadır.

Dağlara verilen Atlas adı yerliler tarafından kullanılmaz. Bu ad bu dağlarda oturduğu farzedilen Eski Yunan tanrılarından Atlas’tan ötürü Avrupalılar tarafından verilmiştir. Atlas Dağlarına yerli halk «Adrar» adını vermiştir ki bu kelime Berbericede «dağlar» anlamına gelir. İlk zamanlarda Atlas Dağları adı bu dağların yalnız Yüksek Atlaslar bölümüne verilmişti.

Atlas Dağlan eskiden beri Berberiler’in yerleşme alanı olmuştur. Bunlardan aşılması güç bölgelerde yaşıyanlar hemen hemen tarihlerinin her devrinde bağımsız kalmışlardır. Çünkü bu dağların bazı kesimlerine daha XIX. yüzyılın yarılarına kadar yabancılar girememişti. Ancak 1850’den sonra yapılan keşif seyahatleriyle dağların orta bölümleri incelenmiştir.


Leave A Reply