Atlas Okyanusu Hakkında Bilgi

0

Atlas Okyanusu nerededir? Atlas Okyanusunun özellikleri, derinliği, haritası, oluşumu, akıntıları, iklimi, ekonomik önemi. Atlas Okyanusu ile ilgili bilgi.


Atlas Okyanusu Hakkında Bilgi

Atlas Okyanusu; Dünyanın ikinci büyük okyanusudur (bir adı da Atlantik). Batı yarıkürede; Avrupa, Afrika ve Amerika kıtaları arasında uzanır. Bağlı denizlerle birlikte yüzölçümü 106 milyon km^2, su hacmi 355 milyon km^3, bağlantılı denizler dışındaki yüzölçümü 82 milyon km^2, su hacmi 325 milyon km^3’tür. Yerkürenin 1/5’ini kaplar. Kuzey Buz Denizi ile Güney Buz Denizi arasındaki uzunluğu 16.500 km’yi geçer. Genişliği bölgelere göre değişir. Afrika (Palmas Burnu) ile Amerika (Sao Paolo) arasındaki en dar yerinin uzunluğu 2.840 km’dir. Gerilmiş bir “S” harfi biçimini andıran okyanus, kuzeyde Bering Boğazı, güneyde Tierra del Fuego, Güney Shetland Adaları ve Antarktika arasındaki kısa geçişle Büyük Okyanus’tan ayrılır. Güney Afrika’da Agulhas (İğne) Burnu boyunca uzanan 20® doğu boylamı ise, Hint ve Atlas okyanusları arasındaki sınırı oluşturur. Avrupa, Afrika ve Amerika arasında uzanan birçok deniz Atlas Okyanusu’na bağlanır. Doğu yakasında Kuzey Buz Denizi, Kuzey Denizi, Barents Denizi, İrlanda Denizi, Botni Körfezi’ne kadar uzanan Baltık Denizi, Akdeniz (Karadeniz ve Azak Denizi ile bağlantılı olarak); batı yakasında Hudson ve Baffin körfezlerini birleştiren Labrador Denizi, Meksika Körfezi’ne uzanan Karaib Denizi ve Antarktika yakınlarındaki Weddel Denizi, Atlas Okyanusu’na bağlanan başlıca denizlerdir.

Advertisement

Dünyanın en büyük ırmakları da Atlas Okyanusu’na ya da ona bağlanan denizlere dökülür: Yenisey, Lena, Obi Kuzey Buz Denizi’ne; Rhine (Ren) Kuzey Denizi’ne; Tuna Karadeniz’e Nil Akdeniz’e; Nijer, Kongo, Panama, Amazon doğrudan Atlas Okyanusu’na, Mississippi Meksika Körfezi’ne. Atlas Okyanusu’na ırmaklan dökülen karaların yüzölçümü, Hint ve Büyük Okyanus’a ırmakları dökülen karaların toplam yüzölçümünden dört kat daha büyüktür.

Atlas Okyanusu’nun Oluşumu:
Atlas Okyanusu’nun oluşumu konusunda çeşitli kuramlar ortaya atılmıştır. İleri sürülen ilk kuramlara göre, binlerce yıl önce Avrupa ve Afrika ile, Amerika arasında yer alan bir kıtanın yerkabuğu hareketleri sonucu çökmesiyle oluşan çukur alanı denizlerin doldurmasıyla Atlas Okyanusu oluşmuştur. Uzun yıllar gerçek olarak kabul edilen bu yaklaşım, 20. yüzyılda Alfred Wegener tarafından (1880-1930) reddedildi. Wegener’e göre, Atlas Okyanusu, bir zamanlar birleşik olan karalar topluluğunun parçalanması ve kaymasıyla ortaya çıkmıştı. Pangae adı verilen dev kıta, 200 milyon yıl önce parçalanmaya başlamış, 65 milyon yıl önce de kıtaların kayması sonucu Atlas Okyanusu ve çevresindeki alanlar günümüzdeki biçimini almıştır. Batı Afrika ile Brezilya’nın yer yapıları arasındaki benzerlikler de Wegener’in savını doğrulamaktadır. Ayrıca, uydular aracılığıyla yapılan duyarlı ölçümler, Afrika ile Güney Amerika’nın birbirlerinden yılda 2-2.3 cm; Afrika ile Kuzey Amerika’nın 1.2 cm uzaklaştığını ortaya koymaktadır. Geleneksel olarak Kuzey ve Güney Atlantik ayrımı da bu oluşum sürecine dayanır. Son dönem jeolojik bulgulara dayanılarak Atlas Okyanusu’nun kuzey ve güney bölümlerinin değişik zamanlarda ortaya çıktığı öne sürülür.

Ortalama derinliği 3.500-4.500 m arasında değişen Atlas Okyanusu’nda, 55° güney enleminden Kuzey Yarıküre’de İzlanda’ya kadar uzanan “S” biçiminde bir denizaltı sırtı bulunur. Bu uzun sırt, okyanusun doğu ve batısını kuşatan karalara koşut olup okyanusu oldukça simetrik iki bölüme ayırır. Kıtalardan hemen hemen eşit uzaklıkta yer alan orta sırt, gerçekte Atlas Okyanusu tabanında kuzey-güney doğrultusunda uzanan denizdeki sıradağlardır. Bu sıradağların genişliği 1.000-2.000 km arasında değişir. Sıradağların doruk noktalan, okyanus tabanından 3.000 m yüksektedir. Dağlar, ekvator yakınlarındaki Romanche Yarıntısı ile (derinliği 7.728 m) kesintiye uğrar. Atlantik Eşiği de denen bu yarıntının kuzey ve güneyinde sıradağların dorukları deniz düzeyinin üstüne çıkar ve içlerinde İspanya açıklarında Azorlar; Afrika ile Güney Amerika arasında Ascencion ve Tristan de Cunha’nın da bulunduğu bir dizi volkanik kökenli ada oluşturur. Hareketliliği günümüzde de süren bu bölgedeki dağların oluşma nedeni, yerkürenin içlerindeki ergimiş maddelerin, basınç etkisiyle yerkabuğunun çok ince olduğu okyanus dibinden yüzeye çıkmasıdır (İzlanda’nın güneyindeki Surtsey Adası, 1963’te tektonik etkinlikler sonucu yüzeye çıktı. Okyanus tabanından püsküren 300 miyon m^3 lav ve 600 milyon m³ sıcak volkanik kül yığıntısı adayı oluşturdu). Jan Mayen, St Paul, St. Helena, Gough, Bouvet, orta sırttaki öteki volkanik adalardır. Orta sırt dışındaki volkanik kökenli adalar ise, Faröer, Fernando Po, Principe, Sao Tome, Annobon, Trinidad, Sandwich, Kanarya, Yeşilburun ve bir bölüm Antil adalarıdır. Atlas Okyanusu’ndaki adalar, eski kraterler üzerinde oluşmuş mercan kayalıkları ya da kıtaların uzantılarıdır (New Foundland, Büyük Antiller, Spitzberg, Falkland, İrlanda ve Büyük Britanya adaları). Orta sırtın her iki yanındaki deniz çukurlarıyla bölünmüştür. Derinlikleri ortalama 5.000 m’yi bulan bu çukurlar “cehennem derinlikleri” olarak adlandırılır. Atlas Okyanusu’ndaki en derin çukurlar; Güney Sandwich Çukuru (8.428 m) Puerto Rico Çukuru (8.381 m) ve Romanche Yanntısı’dır. Okyanus dibindeki yerkabuğu katmanlarının, kıtalar altına kaymasıyla oluşan bu çukurların yakınlarında, çoğu volkanik kökenli dağlar bulunur. Okyanustaki denizaltı çanakları da orta sırtla iki gruba ayrılmıştır. Batıda Rio Grande eşiğinin güneyinde Brezilya ve Arjantin çanakları, Para eşiğinin kuzeyinde Newfoundland ve Labrador çanakları; doğuda Atlas-Hint ve Kap eşikleri arasında Agulhas Çanağı ve güney-kuzey doğrultusunda, birbirinden deniz eşikleriyle ayrılan Kap, Balina, Angola, Gine, Sierra Leone, Yeşilburun, Güney ve Kuzey Kanarya ve Batı Avrupa çanakları sıralanır. En güneyde Atlas, Hint ve Büyük Okyanus çanakları da Hint Okyanusu’na doğru uzanır. Atlas Okyanusu’nda doruklar ve çanaklar arasındaki yükselti farkları, 1.500-6.000 m arasında değişir. Okyanus tabanının % 70’i globijenli kalker çamurlarından, yer yer de diyatomeli silis tortularından ve kırmızı renkli kilden oluşan açık deniz tortullarıyla kaplıdır. Kırmızı çamur çek eski ve derin deniz çanaklarında bulunmuştur.

Atlas Okyanusu’ndaki Akıntılar:
Atlas Okyanusu’nda, rüzgârların ve yerkürenin kendi ekseni çevresinde dönüşünün etkisiyle oluşan sıcak ve soğuk su akıntıları görülür. Kıtaların biçimi, yerçekimi gücü ve sulardaki ısı farkı bu akıntıları oluşturan başlıca etmenlerdir. Atlas Okyanusu’nda yüzeyle derin su akıntıları değişik yönler izler. Yüzey akıntıları egemen rüzgârların yayılma doğrultusunda uzanır. Yüzey akıntılarının yönleri denizaltındaki yüzey şekillerine göre değişir. Alizelerin yarattığı kuzey ve güney ekvator akıntıları, her iki yarıkürede, doğudan batıya doğru akarak sıcak ve tuzlu suların batıda toplanmasına neden olurlar. Büyük bir düzenlilik içinde akan ekvator akıntıları, karşı akıntılar tarafından ikiye ayrılır. Kuzey Ekvator Akıntısı, yerkürenin ekseni çevresindeki dönme hareketinin etkisiyle kuzeye yönelir ve iki kola ayrılır. Birinci kol (Florida Akıntısı). Amerika aradenizine girer, batı rüzgarlarının etkisi ve yoğunluk dolayısıyla Meksika Körfezi’nden çıkar. İkinci kol (Antil Adaları Akıntısı) Antiller’in kuzeyini yalayarak geçer. İki kol Meksika Körfezi’nin ağzında birleşerek Gulf Stream’i (Körfez Akıntısı) oluştururlar. Kuzeye yönelen Gulf Stream, Newfoundland açıklarında üçe ayrılır. Birinci kol, Grönland kıyılarını geçip Baffin Körfezi’nde yön değiştirerek Kuzey Amerika’nın doğu kıyıları boyunca uzanan Labrador Akıntısı’nı oluşturur. İkinci kol, Batı Avrupa kıyılarından Kuzey Buz Denizi’ne uzanan Kuzey Atlantik Akıntısı’dır. Üçüncü kol, güneybatıya yönelip kaynak akıntı olan Kuzey Ekvator Akıntısı, Güney Amerika kıyılarında Brezilya Akıntısı adını alır. Brezilya Akıntısı güneye doğru akar. 40° güney enleminin altında Falkland Adaları’nın doğusunda, Benguela Akıntısı’nın etkisiyle de kuzeye yönelir. Kaynak akıntıyla birleşir ve halkayı tamamlar. Kuzey ve Güney Ekvator akıntıları arasında, 20° batı boylamından başlayan, batı-doğu doğrultusunda akan Gine Akıntısı bulunur. Atlas Okyanusu’nda derin su akıntıları genel olarak ekvatora yönelen soğuk su akıntılarıdır. Arktik ve Antarktik su akıntıları, ılık ve sıcak sularla karşılaştıklarında, yoğunlukları fazla olduğundan, dibe çökerler. Kuzeyden gelen soğuk sular (-1°C) 50° kuzey enleminden sonra 3.000 m derinliğe inerek güneye doğru akar, Cebelitarık önlerinde tuzlu Akdeniz sularıyla karşılaşırlar. Daha sıcak olan Güney Kutbu suları (+6°C) 800 m derinlikte kuzeye doğru akar. Kuzey ve güney derin su akıntıları ekvatora yakın enlemlere kadar uzanırlar. Okyanus akıntıları iklim koşullarını etkiler (Kuzey Amerika kıyıları soğuk Labrador Akıntısı’nın, Avrupa kıyıları ılık Gulp Stream’in etkisinde kalır); sıcak ve soğuk enlemler arasında ısı değişimini, denizin derin bölgelerine oksijen taşıyarak canlıların yaşamlarını sürdürmelerini sağlar.

Advertisement

Atlas Okyanusu’nda yağışlar sıktır. Suyun sıcaklığının havaya göre daha az olduğu bölgelerde sis oluşur. Kuzey Atlas Okyanusu’nun batı kesiminde tropikal siklonlar görülür. Suyun tuzluluğu enlemlere ve yağışlara göre değişir. Tuzluluk oranı kutup bölgelerinde % 30’dan az, ekvatoral bölgelerde % 34, tropikal bölgelerde % 37,4’tür. Bu değişimin nedeni, ekvatoral bölgelerde yağışların, kutup bölgelerinde eriyen buzulların, suların tuzluluğunu azaltmasıdır. Grönland’ın batısından kopan buz dağları Bermuda Adaları’na kadar iner. Atlas Okyanusu’nda gelgitlerin genliği de bölgelere göre değişir. Gelgit yüksekliğinin en fazla olduğu (15 m) yer, ABD ile Kanada arasındaki Fundy Körfezi’dir.

Atlas Okyanusu’nun Ekonomik Önemi:
Atlas Okyanusu’nun ekonomik ve stratejik bakımdan büyük önemi vardır. Üç okyanustan deniz trafiği en yoğun olanı Atlas Okyanusu’dur. Dünya ticaretinin 3/4’ü Atlas Okyanusu kanalıyla gerçekleştirilir. Dünyada bir yılda avlanan 30 milyon ton balığının yarısı (ringa, morina, mezgit, uskumru vb) Atlas Okyanusu’nda (Kuzey Denizi, İrlanda Denizi, Newfoundland kıyılan vb) avlanır. Kuzey Denizi, Meksika Körfezi, Venezuela Havzası ve Gine Körfezi’nde zengin petrol ve doğal gaz yatakları vardır. Turizm, Atlas Okyanusu ve bağlı denizlerin kıyılannda bir başka ekonomik etkinliktir (özellikle Akdeniz, ABD’nin güney kıyıları, Orta ve Güney Amerika kıyıları). Atlas Okyanusu İkinci Dünya Savaşı ve bloklaşma sonrasında stratejik açıdan büyük değer kazandı. Dünya ulusları için yaşamsal önem taşıyan Atlas Okyanusu, öldürücü bir tehlike olan deniz kirlenmesiyle karşı karşıyadır. Radyoaktif ve kimyasal atıkların dökülmesiyle, endüstri atıkları, tarımda kullanılan zehirler, çöpler, petrol ve yakıt atıklarıyla kirlenen Atlas Okyanusu’nun bazı bölgelerinde deniz canlılarının yaşam oranı son yıllarda % 50 oranında düşmüştür.


Leave A Reply