Ayaşlı ve Kiracıları Kitap Özeti

2

Memduh Şevket Esendal’ın Ayaşlı ve Kiracıları adlı kitabı konusu, yorumlar, kısa özeti, tanıtımı. Ayaşlı ve Kiracıları kitabı ile ilgili bilgi.

Ayaşlı İle Kiracıları


Ayaşlı ile Kiracıları Kitap Özeti

Kitabın Adı:Ayaşlı ve Kiracıları
Kitabın Yazarı:Memduh Şevket Esendal

Ayaşlı ve Kiracıları, Türk toplumunun yaşadığı değerlerin çöküşü, bozulma ve yozlaşmayı anlatmaktadır. Cumhuriyet Türkiyesi’ndeki bir kesimi canlandırır. Otobiyografik bir romandır. Genel olarak, roman Ayaşlı’nın dokuz odalı dairesindeki hayatı, bu hayatı paylaşan insanlar arasındaki ilişkileri, değer yargılarını ortaya koyar.

Romandaki belli başlı karakterler şöyledir:

Bankacı Kahraman: Romanda adı verilmeyen bankacı, Ayaşlı’nın odalarından birinde oturan, olayların onun bakış açısıyla anlatıldığı bir kişidir. Ahlaklı, dürüst, çalışkandır.

Ayaşlı İbrahim Efendi: Gençlik yıllarında karanlık işlerle uğraşmış, dalavereci bir halk adamıdır. Hancılık, otelcilik gibi işlerler uğraşmıştır.


Faika: Ayaşlı’nın üvey kızıdır. Fakat onunla metres hayatı yaşayan ahlaksız bir kadındır. Fuat: Faika’ nın ahlaki değerleri olmayan kocasıdır.

Halide: Evin hizmetçisidir. Ahlaksız bir kızdır.

Şefik Bey: Ayaşlı’nın kiracılarından biridir. Memurluk zamanı gölgede geçmiş, erken emekli edilmiş bir konsolostur. Cimri, aşırı derecede pis bir kişidir.

Haki Bey: Ayaşlı’nın kiracılarından diğeridir. Ahlaki değerleri olmayan biridir.


İskender Bey: Ayaşlı’nın kiracılarından bir diğeridir. Kendisini fabrikatör olarak tanıtır. Oysa uyuşturucu madde kaçakçısıdır.

Hasan Bey: Ayaşlı’nın kiracılarındandır. Başından bir sürü felaketler geçtiği için kendini içkiye vermiştir. Buharalı Abdülkerim Bey: Odun, kömür ticareti ile uğraşan bir tüccardır.

İffet Hanım: Abdülkerim Bey’in karışıdır. Gitgide dairenin hayatına uyar ve kısa zamanda değişir.

Vanlı Hüseyin Bey: Ayaşlı’nın kiracılarındandır. Uğradığı haksızlıkların peşinde koşar.

Cevat, Orhan: Kumar yüzünden daireye dışarıdan katılan tiplerdir.

Selime Hanım: Hasan Bey’in iyi yetişmiş kızıdır. Bankacı ile evlenir.


Ayaşlı ve Kiracıları’nın Özeti

1930’lu yıllardır. Ankara, başkent olduktan sonra çok pahalı bir şehir olmuştur. Bu yüzden ev kiralan çok yüksektir. İnsanlar, iç içe tek bir çatı altında yaşamak zorundadır. Yeni yapılan binalar şehirde âdeta kapışılmaktadır. Bu sıralarda Ayaşlı İbrahim Efendi, bir yolunu bulup 9 odalı bir daireyi uygun bir fiyata kiralar. Odanın ikisini karısı ve üvey kızma ayırır. Diğerlerini kiraya verir. Dairede kiracılar ayrı odalara sahip olmakla birlikte banyo tuvaleti birlikte kullanmak zorundadırlar. Bu yüzden iç içe yaşamaktadırlar.

Dairedeki kiracılar genellikle orta hâlli kişilerdir. Hemen hepsi, Turhan Hanım’ın odasında kumar oynamak için birleşmeye başlar. Bu arada ilişkiler gitgide çetrefilleşir. Halide, hamiledir. İffet Hanım, gittikçe değişmektedir. Önce, saçlarını kestirir, kıyafetlerini modernleştirir. Tamamen bir salon kadını olmuştur. İffet Hanım, Cevat’la yasak bir ilişkiye girer ve zührevi bir hastalığa yakalanır. Turhan Hanım dairenin merkezi hâline gelir. Odasında bazı insanlar kumar oynarken, bazıları da seyretmektedir. Bazen oyunlar kavga ve tartışmaya dönüşür. Turhan Hanım, İskender Bey, İffet Hanım kumarlarda başrolü oynamaktadır.

Kumar oyunları sırasında ilişkiler gittikçe karmaşıklaşır.

Kahramanların birbiri ile olan ilişkileri ahlaksızlaşan Abdülkerim ve Haki Bey, eşlerinin gözleri önünde başka erkeklerle olan samimiyetleri karşısında duyarsızdır. Ayaşlı İbrahim Efendi, ise üvey kızı Faika ile birlikte yaşamaya başlar. Faika’nın kocası Fuat’ın bu durum umrunda bile değildir; çünkü o da bir başkası ile beraberdir. Ayrıca İskender Bey’in Turhan Hanım’la, Faika ile ve Abdülkerim Bey’in de hizmetçi Zinet’le ilişkisi vardır. Bankacı kahraman ise daire içindeki bu pis ilişkilerden çok tiksinmektedir.

Hizmetçi Halide, hamile kaldıktan sonra Rasim’le birlikte yaşamaya başlar: Raife ve Zinet ev işleri ile ilgilenirler. Hüseyin Bey, yeni bir vali atanan memleketine yeni bir ümitle döner. Şefik Bey, parasının büyük bir kısmını İskender’e kaptırır. Turhan Hanım, Ayaşlı İbrahim Efendi’nin kumardan pay istemesi üzerine daireden ayrılır, kendine müstakil bir ev tutar. Dairedeki hayatı canlı tutan Turhan Hanım’m gitmesiyle daire canlılığını kaybeder. Adeta ‘Suyu çekilmiş değirmen’e döner. Ayaşlı, dağılmayı önlemeye çalışır, İffet Hanım’ı Turhan Hanım’ın yerine koymayı dener; fakat beceremez. Hasan Bey’e felç iner ve kısa süre sonra ölür. Uygunsuz gençlerle düşüp kalkan Şefik Bey, başı kesilerek öldürülür. Afyon kaçakçılığı yaptığı anlaşılan İskender Bey, tutuklanır. Fuat, Faika’yı döver ve onu tamamen terk ederek evden ayrılır. Bankacı ise Hasan Bey’in kızı Selime ile evlenir ve Adana’ya gider. Dr. Fahri de banka müdürünün yeğeni Melek Hanım’la evlenir.

Dairenin tüm kiracıları evi terk edince Ayaşlı İbrahim Efendi, evi tekrar kiralamaz. Dairenin son sakinleri Abdülkerim Bey ile İffet Hanım Almanpazarı’ndaki bir apartman dairesine, Ayaşlı ve Faika yukarı şehirde bir eve taşınırlar. Birkaç ay sonra da Ayaşlı İbrahim Efendi ölür.


Kitabın Bir Başka Özeti:

Ayaşlı İbrahim Efendi eşkiyalık, zaptiye çavuşluğu, arzuhalcilik, otelcilik gibi türlü işlere girmiş bir adamdır. Bir ara hapse de düşmüştür. Şimdi ucuza aldığı dokuz odalı dairesini ayrı ayrı ailelere kiraya vererek geçinmektedir. Otelcilikten tecrübesi olduğundan kiracıları iyi yönetir. Katın mutfak, banyo ve tuvaleti ortak kullanılır. Kiracılar, ister istemez, içli dışlı olurlar.

Haki Bey ile Turan Hanım sık sık kavga ederler. Turan Hanım, bütün kiracıları kumara alıştırarak onların paralarını sızdırmaya çalışır.


İskender Bey fabrikatör olduğunu söyler, ama uyuşturucu maddeler satar, bundan ötürü sık sık başı polisle derde girer.

Hasan Bey, eskiden büyük bir çiftliğin sahibidir. Şimdi her şeyini yitirmiştir. Yaşlanmıştır. Geçmişini unutmak için sık sık içer, umutsuzluk onu günden güne tüketir.

Şefik Bey, eskiden konsolos olduğunu söyler. Görevli bulunduğu günlerde adı bazı kötü işlere karışır. Erken emekliye çıkarılır. Ama, memuriyeti sırasında epeyce para yapmıştır. Pisliğinden, cimriliğinden dolayı başta hizmetçi Halide olmak üzere bütün kiracılar ondan iğrenirler.

Odun ve kömür satıcısı Abdülkerim Bey Buhara’lıdır. Karısı ve sinirli, gürültücü bir çocuğu vardır. Çocuklarının dengesiz ve şımarık davranışlarından ötürü aile öteki kiracılarla kavgalıdır.

Ev sahibi İbrahim Efendi ise, üvey kızı Faika, damadı şoför Fuat, Fuat’ın felçli annesi ile bir odada oturur.

Ayaşlı’nın kiracılarının değişik kişilikleri vardır. Aralarında bir de banka memuru bulunur. Evin içinde geçen olayları, dedikoduları anı biçiminde bize yansıtan odur.

Birbirleriyle iyi kötü geçinip giden bu insanlar, bir süre sonra yavaş yavaş dağılmağa başlarlar.

Önce, öteden beri çevresini beğenmeyen, gözü yüksek sosyetede olan Turan Hanım, durumunu düzeltince başka bir eve taşınır. Şefik Bey bilinmeyen nedenlerle öldürülür. Hasan Bey felç olur. İskender Bey tutuklanır. Böylece, kiracılar, teker teker evden ayrılırlar. Evde mal sahibi ile yakınları kalır. Fakat Ayaşlı İbrahim Efendi de bir gün hastalanarak ölür. Geriye kalan kızı da başka yere taşınır.

Kitap Hakkında Yorumlar ve Yargı:

«Ayaşlı Ve Kiracıları daha çok bir roman denemesidir. Bu denemede Ayaşlı ile kiracıları arasındaki çoğu zaman gizli kalan mücadelenin çok süratli bir tablosu çizilmiştir. Kusuru yoktur denemez. Belki tam bir bütünlükten mahrumdur, eksik, yarım kalmış bir hal dikkatimizi çeker. Ama o bile devrine göre yeni sayılır. Yapısı dayanıklıdır, dili az çok parlak, hiç olmazsa sadedir. Bu dil daha sonraki hikayelerinde büsbütün arınmış, sevdiğimiz Türkçe olmuştur.» (Şahap Sıtkı).

«M.Ş.E., hikayelerinde olduğu gibi, bu romanında da, alışılmışın dışında yepyeni bir teknik kullanmış; belli bir kişinin bir tek macerası yerine, bir çevre içindeki birçok kişilerin maceralarını hep bir arada yürüterek, o çevrenin kesitini vermiştir.» (Cevdet Kudret).


«Bu roman Cumhuriyetten hemen sonraki yılların Ankara’sında bir apartmanın ayrı yarı kiraya verilen dokuz odasında yaşayan türlü kişilerin bir mevsimlik toplu hayatlarının ve ayrı sürdükleri kaderlerinin gerçekçi gözle, sadelik ve içtenlikle, rahat, oyunsuz ve temiz bir dil kullanılarak anlatılmış hikayesidir.» (Konur Ertop).

«Başkent Ankara’nın kurtuluş yıllarında, bir evin türlü tabaka, meslek ve meşrepte kişilerini anlatan bu roman, hem bir sosyal yergi hem de töre romanı niteliğindedir. Bir alay orta halli kişinin serüvenlerini teker teker anlatan ve bu olayları hafif ilintilerle birbirine bağlayan bu roman çatısı itibariyle uzun bir hikaye gibi kurulmuştur.» (Ahmet Kabaklı).





2 yorum

Bir Yorum Yazmak İster misiniz?