Aydınlanma Çağı (Felsefesi) Nedir? Önde Gelen Temsilcileri Kimlerdir?

0

Aydınlanma Çağı nedir? Aydınlanma Felsefesi düşünürleri, bilimadamları, Aydınlanma Felsefesi nedenleri ve sonuçları hakkında bilgi.

Aydınlanma Çağı; Klasik felsefe tarihlerinde 18. yüzyıla ve felsefesine verilen addır. Aydınlanma, insanın kendini herhangi bir otoriteye, ön yargıya, sözleşme ya da geleneğe bağlılıktan kurtarması, başkasının etkisinde kalmaksızın kendi aklıyla sorunların eleştirisini yapabilmesi ve özgür düşünebilmesi demektir. Bu kültür döneminin önder düşünürleri, aklı, insan yaşamının yönlendiricisi yapmayı ve bilginin ışığını her bireyin kafasına ve ruhuna sokmayı amaçlıyorlardı.

Aydınlanma Çağı (Felsefesi)

Bu girişimler belli bir zamanda ve belli bir ülkede olmadı. 17. yüzyılda Batı Avrupa’da başlayarak 18. yüzyılda yoğunlaşıp 19. yüzyıla kadar sürdü. İlkin F. Bacon, Th. Hobbes, J. Locke, eylemi İngiliz deneyciliğine dayandırılır. Aynı akımın din alanındaki görüşlerini Edw. H. Cherbury, J. Toland, M. Tindal, H. Bolingbroke’ın doğalcı felsefelerinde izlemek olasıdır. Fransız düşünürleri, saray çevresinde görülen töresel bozulmayı ve kralın yetkilerini kötüye kullanmasını konu ederek, yergi dolu alaylarıyla geçmişi köklü bir eleştiri süzgecinden geçiriyorlardı. Descartes’in “Matematiksel düşünceler” öğretisi, Spinoza’nın dine karşı eleştirici tutumu ve Leibniz Wolffun “akla uygun düşünce” yöntemi, P. Bayie, Ch. Montesquieu, F.M. Voltaire ve J.J. Rausseau gibi düşünürlerin, felsefi düşüncelerini hazırladı.

1751-1772 arasında Fransız düşünürlerinin 28 cilt olarak yayımladıkları “Ansiklopedi” Aydınlanma dönemine yalnız olumlu bir katkı değil, aynı zamanda kültür alanındaki iş bölümü ve işbirliğinin en yetkin örneklerinden birisiydi.

Bu başarılı çalışmaya, başta Diderot olmak üzere D’Alembret, Helvetius, D. Holbach, J. L. Lagrange, Condillac, La Mettrie, Voltaire, Rousseau, Condorcet gibi pek çok bilim adamı, yazar ve aydın katkıda bulundu. İngiltere ve Fransa’da yalnız düşünsel tasarımlar düzeyinde kalan reformlar, yeni kurulmakta olan ABD’de gerçekleşme olanakları buldu. B. Franklin, Th. Jefferson, J. Adams, A. Hamilton ve yazın alanında onların propogandasını yapan ünlü şair Th. Paine, birer aydınlanmacıydılar. Kısa bir süre sonra İspanya ve Rusya’da da görülecek olan aydınlanma eylemi, böylece tüm Batı Avrupa’ya yayıldı.

Aydınlanma Çağı (Felsefesi)

Direrot’nun kitaplığını satın alan Çariçe Katerina, ona yüksek bir aylık bağlayıp ülkesinde gerçekleştirmeyi düşündüğü reformlar için tasarılarını istedi.

Almanya’da Aydınlanma Çağı G. W. Leibniz ile başlar. Eserlerindeki akılcı düşünce, akımın hızlanmasında rol oynadı. Reform eyleminin yarattığı derin düş kırıklığı ve Hıristiyanlar arasındaki kanlı din savaşları, insanın daha gelişkin bir dine inanma gereksinimini vurgulamaktaydı. Dine bütünüyle teslim olmaya karşı çıkan “doğal hukuk” filozofların H. Grotius, S. Pufendorf ve Chr. Thommasius’un, bu konuda önemli etkileri oldu.

Onların görüşlerini Chr. Wolff, G. E. Lesing, G. Herder, Prusya Kralı II. Friedrich, F. Schiller felsefe, yönetim ve edebiyat alanlarında dahada ileriye götürdüler. Schiller’in dram ve şiirleri düşünce özgürlüğü, bağımsızlık, adalet ve insanlık sevgisi konularında güçlü ve ateşli övgülerle bezeliydi. Bir grup eğitici (Filantropistler, İnsandostları), halk eğitiminin gelişmesi için bazı yeni yöntemlerle bir dizi dersler düzenleyerek, görüşlerini uygulamaya koydu. Pestallozzi, Basedow, Cooper, A. H. Francke, Fr. Wolf gibi eğitimciler, klasik insancılık ülküsünün babası sayıldı ve kısa zamanda Avrupa’da benimsendi.

Alman Aydınlanmacıları

Alman aydınlanmacıları, öteki ülkelerdeki düşünürlerin felsefi önermeleriyle genelde uyuşuyorlarsa da Alman felsefesi kesinlikle İngiliz duyumculuğuna (Hume) ve Fransız kuşkuculuğuna (Montaigne) karşı olup, doruk noktasına Kant’ın Eleştiriler’i ile ulaştı. Rasyonalizm (akılcılık) ve ampirizm (deneycilik) sentezini amaçlayan bu eserle Goethe’nin eserleri Alman aydınlanmasının doruk noktasını oluşturuyordu. Rönesans özlemlerinin gerçekleştiği aydınlanma döneminin temelinde çağdaş kuşkuculuk ve deneyciliğin canlandırıp hızlandırdığı, sonuçta, 17. yüzyılın büyük bilimsel buluşmalarına neden olan bir tutum yatmaktaydı. Değişik eğilimdeki aydınların imgesi olduğu Aydınlanma Akımı, her şeyi öğrenme, her konuda bilgi edinme, halka dönük bir felsefe, deneysel bilim, dinsel eleştiricilik, toplumsal ve politik düşünce gibi konularda itici ve geliştirici bir güç oluşturma eylemiydi.

Aydınlanma Çağı (Felsefesi)

Akım, Osmanlı sınırları içinde giremediği için 18. yüzyılda özellikle Lâle Devri’nde görülen yeniliklerle, aydınlanma eylemi arasında bir bağ kurmak yerinde değildir. O dönemde bazı kurumlardaki (askerlik ve tıp) yenilikle (ıslahat), bazı toplumsal reformlardan başka bir şey değildi. Cumhuriyet’ten sonra girişilen köktenci Batılılaşma çabaları ise, Batı’nın yalnızca üst yapı kurumlarının alınması nedeniyle yetersiz kaldı. Yine de Cumhuriyet’in ilk yıllarında bazı kültür kurumlarının ve çeviri etkinliğinin aracılığıyla toplumda görülen aydınlanma belirtileri, yoğun biçimde sürdürülemedi. Bu yüzden köklü bir eğitim ve öğretimin gerçekleşmesi politik değişimler yüzünden ertelenmiş oldu.


Leave A Reply