B Harfi İle Başlayan Zıt Anlamlı Kelimeler

0

B harfi, Türkçede bulunan B harfi ile başlayan Zıt anlamlı sözcükler, kelimeler listesi ve anlamları.

A – B – C – Ç – D – E – F – G – H – I – İ –  K – L – M – N – O – Ö – P – R – S – Ş – T – U – Ü – V – Y – Z

babacan: sevimsiz, güvenilmez.


bacaksız: 1. uzun boylu. 2.ergin,

badire: mutluluk,

bağdamak: çözmek, açmak,

bağdaşmak: anlaşmazlık, uyuşmazlık.

bağımlı: özgür, hür, müstakil, serbest,


bağımsız: bağımlı, tutsak, esir.

bağımsızlık: tutsaklık, kölelik.

bağışlamak: azarlamak, kızmak.

bağlamak: çözmek, gevşetmek, serbest bırakmak,

bağlaşmak: ayrılmak,

bağlı: serbest, hür, özgür, bağımsız.


bağnaz: ilerici, çağdaş, aydın.

bahadır: korkak.

bahtiyar: bahtsız, bedbaht,talihsiz,

bakarkör: görebilen,

bakımlı: harap, viran,

baki: ölümlü, fani.

bakir: ellenmiş, bozulmuş, işlenmiş.


bakire: ellenmiş, bozulmuş,

baktırmak: saklamak, gizlemek.

balaban: küçük, ufak tefek,çelimsiz,

baliğ: toy.

baltalamak: kolaylaştırmak, desteklemek, korumak, yardımcı olmak,

bambaşka: benzeyen, andıran.

bangır bangır: usul usul, fısıltıyla, alçak sesle,


barbar: medeni, kibar, nazik,

barınmak: açıkta kalmak,

barış: savaş, harp.

barışçı: kavgacı, harbsever.

barışık: dargın, küs, düşman,

barıştırmak: ara bozmak, küstürmek,

bariz: gizli, saklı, belirsiz,müphem,

basık: 1. sivri, kabarık. 2.yüksek,


basılı: el yazmalı,

basınç: genişletme, serbest bırakma,

basit: 1. zor. 2. süslü, gösterişli. 3. yapmacık,

bastıbacak: iri, uzun.

baş: son.

başarı: başarısızlık,

başarı: muvaffak olan, başaran, becerikli,

baş eğmek: isyan etmek, karşı koymak,

başgöz etmek: boşandırmak,ayırmak,

başıboş: kayıtlı, tâbi, bağlı,

başıkabak: saçlı,

başkalaşmak: 1. sağlam kalmak. 2. olduğu gibi kalmak.

başkalık: sağlam kalma, olduğu gibi kalma. 2. normallik.

başkan: yönetilen, emir alan,görevli,

başlamak: bitirmek, nihayetlendirmek, sonuçlandırmak.


başlangıç: son, sonuç, nihayet.

başlayış: bitiriş, bitiş, son buluş.

başlıbaşına: hep beraber, beraber, başkalarıyla,

baş örtülü: başı açık.

başsız: önderli, liderli,

batak: 1. borcunu bilen. 2.kalkınmış,

batı: doğu, şark.

batık: çıkmış, kurtulmuş,

batıl: doğru, haklı,

batır (batur): korkak, ödlek,yüreksiz,

batma: 1. çıkma. 2. kalkınma, ilerleme,

batmak: 1. üstüne çıkmak,fırlamak. 2. doğmak,

battal: zarif, nazik, kibar, ince.

bayağılaşmak: asilleşmek, seçkinleşmek,

bayat: taze.


baygın: 1. ayık, diri. 2. canlı.

bayılmak: ayılmak, kendine gelmek,

bayıltmak: ayıltmak, kendine getirmek,

bayındır: yıkık, viran, harabe,

bakımsız, baysal: huzursuz,

becerikli: hünersiz, beceriksiz.

beceriklilik: hünersizlik, beceriksizlik,

bed: güzel, iyi, fevkalâde,

bedava: ücretli, paralı, karşılıklı,

bedbaht: talihli,

bedbin: iyimser,

beddua: dua, hayır dua.

bedelli: karşılıksız,

bedelsiz: paralı, ücretli,

bedhah: iyi kalpli,


beğeni: zevksizlik,

beğenilmek: hoşlanılmamak,istenmemek,

beğenmek: hoşlanmamak,istememek,

beğenmemek: seçmek, beğenmek,

beka: geçicilik, ölümlülük,fanilik,

bekâr: evli.

beklemek: ummamak,

beklenir: olamaz,

bekri: aylık.

belâ: dirlik, gönenç, mutluluk, neşe.

beleş: paralı, ücretli, karşılıklı.

belgili: belgisiz, ünsüz, belirsiz, silik,

belgin: kapalı, gizli,

belgisiz: belli, açık.

belirgin: gizli, saklı,


belirlemek: 1. belgisiz kılmak. 2. sınırsız bırakmak,

belirmek: gözükmemek, kaybolmak,

bellemek: unutmak, öğrenmemek,

belli: gizli, saklı, belirsiz,

bembeyaz: kapkara, simsiyah.

bencil: 1. yardımsever. 2.iyilikçi.

bengi: fani, geçici,

benzer: ayrı, bambaşka, farklı.

benzerlik: eşsizlik, teklik,

beraber: tek tek, ayrı ayrı.

beraberlik: tek tek olma, ayrı ayrı olma.

berbat: iyi, temiz, güzel,

bereket: kıtlık, azlık,

bereketli: az, kıt, verimsiz,

bereli: çiziksiz, beresiz.


beriki: uzaktaki, karşıdaki,

berk: 1. yumuşak. 2. çürük, dayanıksız,

berrak: kirli, bulanık, pis, karışık.

berraklaşmak: kirlenmek, bulanıklaşmak,

besbedava: pek pahalı, yüksek fiyatla,

besili: zayıflatılmış, sıskalaştınlmış.

beter: daha iyi, çok iyi, alâ, fevkalâde,

beyan: gizleme, örtme, saklı tutma,

beyazımsı: karaca,

beyazlatmak: karalamak, kirletmek.

bezgin: yaşamayı seven, hayat dolu.

bıkmak: hoşlanmak, usanmamak.

bırakmak: 1. tutmak, alıkoymak. 2. yakalamak, enselemek. 3. tutsak etmek,

bîçare: talihli, mutlu, mesut, biçimsiz: güzel, yakışıklı, gösterişli, alımlı,

bîgâne: ilgili, alâkalı,

bîgünah: günahkâr,

bihaber: haberli,

bîhuzur: huzurlu,

bilâhare: önce.

bildik: düşman, yabancı, el.

bildirmek: gizlemek, saklamak.

bile bile: bilmeyerek,

bilemek: köreltmek,

bileşik: yalın, basit,

bileşmek: ayrışmak,

bilgili: cahil, hünersiz, okumamış.

bilgisiz: okumuş, hünerli, bilgili.

bilhassa: en az, sonda, her şeyden sonra,

bilimsel: 1. gayri ilmi. 2. bilim dışı.

bilinçaltı: şuurüstü, üstbilinç.

bilinç dışı: bilinçli, şuurlu olarak,

bilinçli: şuursuz, bilinçsiz.

bilindik: bilinmeyen, meçhul,

bilinmek: meçhul olmak, bellisiz olmak,

bilinmez: 1. bilinir, malûm. 2. belli, ortada,

bilir: anlamaz,

binici: yaya, piyade,

binmek: inmek,

bir: ayrı.

birçok: az, çok az, pek az.

birdenbire: yavaş yavaş, ağır ağır, tedricen,

birebir: etkisiz,

birey: topluluk,

bireysel: kamusal,

bir hücreli: çok hücreli,

birikmek: dağılmak, yayılmak.

birleşme: ayrılık, ayrılma,

birleştirmek: uzaklaştırmak, ayırmak,

birlikte: 1. ayrı olarak, tek olarak. 2. yalnız olarak,

bîtap: dinç, güçlü, kuvvetli,

bîtaraf: taraflı, yanlı,

bitek: verimsiz, çorak,

bitevi (biteviye): aralı olarak, süreksiz, aralıksız,

bitim: 1. başlama, girme. 2. başlangıç, giriş.

bitimli: sonsuz, neticesiz, sonuçsuz,

bitirmek: 1. başlamak. 2. güçlendirmek,

bitişik: 1. ayrı, uzak. 2. uzak (komşu),

bitkin: canlı, dinç, diri.

bitkinlik: canlılık, dinçlik, dirilik,

bîvefa: vefalı,

bodur: uzun boylu,

boğazlı: iştahsız,

boğucu: ferah,

bol: 1. dar. 2. kıt, az. 3. bereketsiz,

bollanmak: azalmak, kıtlaşmak.

bolluk: darlık, kıtlık, azlık,

bonkör: cimri,

borç: alacak.

boş: dolu, yerinde, doğru, anlamlı.

boşanmak: evlenmek.

boşboğaz: ağzı sıkı, sır tutan.

boşluk: doluluk.

boyalı: 1. boyasız. 2. renksiz.

boylam: enlem.

boylu: tıknaz, bodur.

boynu bükük: neşeli, mutlu.

boysuz: boylu, endamlı, levent.

boyuna: 1. enine, enlemesine. 2. durarak, aralı, zaman zaman,

boyunduruk: serbestlik, özgürlük, hürriyet,

bozgun: yengi, zafer,

bozmak: iyileştirmek, sağlamlaştırmak, bütünlemek.

bozuk: 1. sağlam, kullanışlı. 2. barışık,

bozuşmak: (aralan) düzelmek, iyileşmek,

bölgesel: genel, umumi,

bölmek: toplamak, birleştirmek.

bölük: bütün, tüm.

bölümlemek: biraraya toplamak.

bönlük: uyanıklık, zekilik.

buçuklu: tam.

budala: akıllı, zeki, kurnaz,

bulmak: kaybetmek, yitirmek.

bulunmak: yitmek, kaybolmak.

bulutlu: güneşli, açık.

bun: sevinç, sevinme, ferahlık.

bunak: aklı başında,

bunalmak: ferahlamak, rahatlamak,

buruk: 1. alınmamış, gücenmemiş. 2. tatlı,

buruş buruş: 1. düzgün, ütülü. 2. gergin,

buyruk: rica, istirham,

buyurmak: emir almak, rica etmek, istirham etmek,

buzlanmak: ısınmak,

bücür: uzun boylu, boylu poslu, endamlı,

bükmek: açmak, düzeltmek,

bulûğ: toyluk, çocukluk,

büsbütün: yarı yarıya, yarım.

bütün: eksik, noksan,

bütünlemek: parçalamak, bölmek, ayırmak,

büyük: küçük,

büyüklenmek: alçak gönüllü olmak, mütevazi olmak,

büyüklük: 1. küçüklük, ufaklık. 2. mütevazilik.

büyümek: küçülmek, ufalmak, daralmak,

büyültmek: küçültmek, ufaltma, daraltma.



Bir Yorum Yazmak İster misiniz?