Babaeski Neresidir? Babaeski Tarihçesi

0

Babaeski nereye bağlıdır? Babaeski ilçesinin konumu, iklimi, ekonomisi, tarihi, özellikleri. Babaeski hakkında bilgi

Babaeski; Kırklareli İli’ne bağlı ilçe ve merkezidir.  1 bucağı (Karacaoğlan), 34 köyü vardır. İlin batısında; kuzeyden Merkez, doğudan Lüleburgaz, güneyden Pehlivanköy ve Tekirdağ’ın Hayrabolu, batıdan Edime’ nin Havsa ilçeleriyle çevrilidir. İlçe toprakları, Trakya’nın orta bölümünde, Ergene Havzası’nın engebeli düzlükleri üzerinde uzanır. İlçeyi, doğu-batı doğrultusunda aşan Ergene Irmağı’nı, kuzeyde Yıldız Dağları’ndan inen kollar besler (Teke Deresi, Şeytan Dere vb). İlçede, İç Trakya’ya özgü karasal iklim egemendir. Yıllık ortalama sıcaklık 14°C, yağış tutan 500-550 mm’dir. Meşe ağaçları ve bozkır bitkileri, doğal bitki örtüsünü oluşturur. Ekonomi, genelde tarım ve hayvancılığa dayanır. Buğday, yulaf, arpa, fasulye, fiğ, şekerpancarı, ayçiçeği, kolza, üzüm, elma, erik başlıca tarımsal ürünlerdir. Koyun ve keçi beslenir. Güneyde ilçe merkezine 8 km uzaklıktaki Alpullu Bucağı’nda kurulu Alpullu Şeker Fabrikası (1926) şekerpancarı üretimi ve istihdama önemli katkı sağlar. İlçe merkezi Edime-İstanbul E-5 Karayolu üzerinde deniz düzeyinden 45 m yükseltide kurulu olan ilçe merkezi, il merkezine 35 km uzaklıktadır. Edirne-İstanbul Demiryolu ilçenin 8 km güneyinden geçer.

Advertisement

Tarih: Oldukça eski yerleşim merkezlerinden biri olan Babaeski’nin tarihi İlk Tunç Çağı’na kadar uzanır. Bölgeye ilk yerleşen kavmin, Balkanlar’dan gelen Traklar olduğu saptandı (İÖ 1200). Sonraları sırasıyla Pers, Roma, Bizans egemenlikleri altında yaşayan ilçeyi 1359’da I Murat, Osmanlı topraklarına kattı. 1878’de Rus, Birinci Balkan Savaşı’nda Yunan işgaline uğrayan Babaeski, 9 Kasım 1922’de kurtarıldı.

Tarihsel Eserler: İlçedeki en önemli tarihsel eser Cedit Ali Paşa Camisi’ dir. İlçe girişinde, Köprübaşı’nda hamam, medrese, kervansaray ve kitaplıktan oluşan külliyeden günümüze yalnızca cami kalmıştır. Mimar Sinan’ nın eseridir. 1561-1565 arasında yapılmıştır. Camiyi 1832’de II. Mahmut onarttı. 1912’de Balkan Savaşları sırasında Bulgarların yıktığı minare, cumhuriyet döneminde onarıldı. Edirne’deki Selimiye Camisi’nin küçük bir benzedir. Yapımında kesme taş kullanılmıştır. Büyük kubbesi, dördü duvarlara gömülü altı ayak üzerine oturmuş olup yanlarda ve köşelerde ufak yarım kubbelerle desteklenmiştir. Mihrabı ve mermer minberi motiflerle süslüdür. Taçkapısı mukarnaslı ve dikdörtgen bordürlüdür.


Leave A Reply