Bakteriler Hakkında Bilgi

5
Advertisement

Bakteri nedir? Bakteri türleri nelerdir? Bakterilerin özellikleri, hastalık yapan ve yararlı bakteriler, bakterilerin yararları ve zararları ile ilgili bilgi.

BakteriBakteriler; Gözle görülemeyen, ancak mikroskopla saptanabilen yararlı ve zararlı işlevleri olan tekhücreli canlılardır. Zararları bir insanı ya da hayvanı öldürebilecek boyutlara varabilen bu canlıların günümüzde değerlendirilmekte olan birtakım yararlı işlevleri de vardır. Doğadaki varlıkları, ilk kez 17. yüzyılın başlarında Antony van Leeuwenhock’un mikroskobu keşfetmesiyle saptandı; bilim adamlanrı tarafından incelenmesi oldukça uzun zaman sonra gerçekleşti. Latince küçük çubuk anlamına gelen “basterium” sözcüğü 19, yüzyılın ortalarına kadar bilim sözlüğüne girmedi. Bakterilerle ilgili ilk geniş bilgiye Alman botanikçisi F. C. Cohn’un bakterilerle ilgili kitabında rastlanır. Cohn’un mikroskop kullanarak bakterilerle ilgili elde ettiği bilgilerin günümüzde de doğrulukları sürmektedir.

Bakterilerin canlılar dünyasında belirli bir yere oturtulması, biyologlar arasında bugün de sürmekte olan tartışmalara neden olmaktadır. Bazı biyologlar bunların tek hücreli hayvanlar olduklarını ileri sürerken bazıları da bunları bitki ve hayvanlar dünyasının dışında “protistler” denilen üçüncü bir dünyada sınıflandırmayı uygun görürler. Bakteriler çok küçük canlılar olmakla birlikte virüslerden oldukça büyüktür. Virüsler elektron mikroskobuyla gözlenirken bakterilerin genişliği 0.2 mikronla 2.0 mikron arasında, boyları 2.0 mikronla 10.0 mikron arasında değişir. Örneğin, verem bakterisinin ortalama boyu 1-4 mikron, genişliği 0.2-0.4 mikrondur. Çok küçük bir bakteri olan Haemophilus influenzae’nin boyu 0.5 mikron, genişliği 0.2 mikron kadardır. Buna karşılık şarbona neden olan ve oldukça büyük bakterilerden sayılan Bacillus anthracis’in uzunluğu 3-8, genişliği 1.0-1.25 mikrondur. Bakterilerin büyüklüğü türüne, ayrıca üreme evresine, beslenme durumuna ve çevre koşullarına bağlı olarak değişir. Cohn çalışmalarında üç değişik bakteri biçimi saptadı: Çubuk (basit), küre (kok) ve burgu (spiral). Çubuk biçimindeki bakteriler uç uca eklenerek iplikçikler ya da lifler gibi görülen koloniler oluştururlar. Küre biçimindeki bakteriler çift (diplokok) bir boncuk dizisi gibi (streptokok) ya da düzensiz bir yığm biçiminde (stafilokok) bulunurlar. Spiral bakteriler ender olarak koloni oluştururlar. Bakteri hücreleri incelendiğinde görülen ve çarpıcı özellikleri, gelişmiş bitki ve hayvan hücrelerinde bulunan çekirdeğe sahip olmamalarıdır. Ayrıca çekirdekçik de bulunmaz. Ancak öteki canlılarda çekirdeğin içinde yer alan kalıtsal madde bunlarda da bulunur. Bakterilerde kalıtsal madde öteki canlılardaki gibi çekirdek zarıyla çevrili olmayıp sitoplazma içerisinde dağılmış durumdadır (prokaryon). Bakteriler hem DNA hem de RNA üzerinde 6.400 kadar gen belirli bir düzende dizilmiştir. Bakterilerde dairesel kromozon biçimindeki DNA’dan ayrı bu kromozomun % 0.01-5’i kadar bir DNA oluşumu daha vardır. Bu oluşumlar da hücreyle aynı dönemde ya da ayrı düzende ikiye bölünürler. Bu oluşumlar plazmid adını alır. Günümüz biyoteknolojisinde plazmidlerden bakteri içine genlerin aktarımında yararlanılır.

Bakteri hücrelerinin stoplazmalannda protein sentezi merkezleri olan ribozomlar küçük kofullar ve depo edilmiş besin taneleri görülür. Hücrenin % 90’ı sudur. Bakteri hücrelerinde golgi cisimciği, lizozom ve enerji santralı görevini yapan mitokondrion yoktur. Solunum olayında işlevi olan enzimler mitokondrion olmadığı için sitoplazmaya dağılmış durumda bulunurlar. Bakteri, hücre çeperi protein ve karbonhidratlardan oluşan karmaşık bir yapıya sahiptir. Ayrıca bazı bakterilerin hücre çeperini çevreleyen yapışkan bir kapsülleri bulunur. Bir bölümünde de hücre zarlarından dışarıya uzanan değişik biçimlerde ve sayıda kamçı ya da kirpik biçiminde uzantılar yer alır. Bu yapılar bakterilerin hareketlerini sağlar. 1890’da Messea’nın önerisine uyularak bakteriler kipriklerinin ya da kamçılarının yerine ve sayısına göre şu biçimde sıralanırlar: Kamçısı bir ucunda ve tek olan bakterilere tek kamçılı bakteriler (monotricha) denir. Kolera hastalığı etmeni olan Vibrio cholerae gibi iki uçta birer kamçısı bulunanlara iki ucu kamçılı bakteriler (amphitricha) adı verilir. Bir ya da iki uçtaki kamçıları püskül yapanlara püsküllü bakteriler (Pophotricha); kamçılan bakterinin yanlarına ya da her yerine dizilenlere yarı kamçılı bakteriler (peritricha) denir. Bazı bakteriler kamçısızdır (atricha). Kamçıların sayısı, uzunluğu, bakteriye bağlandıkları yerler gibi özellikler, bakterilerin sınıflandırılmasında oldukça önemlidir. Öteki tüm canlılar gibi bakterilerin de yaşamları ve çoğalmaları için enerjiye gereksinmeleri vardır. Bakterilerin çoğu dış beslek (heterotrof) canlılardır. Yaşamaları için inorganik maddelerle birlikte çok sayıda amino asitler, glikoz ve vitaminler gibi inorganik maddeler gereklidir.Organizmalar içi enerji kaynağı, çevredeki organik bileşiklerdir. Bakterilerin birçoğu enzimlerini hücre dışına salarak sindirim olayını hücre dışında gerçekleştirirler. Bu enzim yapısına sahip olmayan bakteriler ise, besinlerini sağlamak için öteki canlıların enzimlerine gereksinme duyarlar. Bunların yaşam biçimi asalak yaşamdır. Asalak bakteriler ise hastalıklara ve hatta üzerinde üredikleri canlının ölümlerine neden olurlar.

Bakterilerin hastalık yapma özellikleri:
Bakterilerin hastalık yapma özellikleri oluşturduklan toksinlerin cinsine bağlıdır. Ekzotoksin çıkaran bakteriler,difteri ve tetanos gibi tehlikeli hastalıklar oluştururlar. Sindirim sisteminde hastalıklara yol açan ve hastalık yapma yetenekleri zayıf bazı bakteriler ise, endotoksinleri oluştururlar. Endotoksinler olağan durumlarda bakteri hücrelerinin içinde kalır, ancak bu hücreler parçalandığı zaman serbest duruma geçerler. Bazı bakteriler ise, konaklarının gereksinmesi olan vitaminleri sağlarlar. İnsan bağırsağında ortak yaşayan koli bakterileri, insanların gerek duyduğu K vitaminini bağırsaklarda sentez ederler.

Advertisement

Bazı bakteri türleri kendi besinlerini kendileri sentezlerler (ototrof). Bunu çoğunlukla fotosentez yaparak gerçekleştirirler. Bu tür bakteriler klorofil taşıyan gruptandır. Bazı bakteri türleriyse klorofile sahip olmamalarına karşın çevrelerindeki maddeleri oksitleyerek elde ettikleri enerjiyle besin yaparlar (kemosentez). Bu biçimde besin oluşturmaya azot, hidrojen, kükürt ve demir bakterilerinde rastlanır.

Bakterilerin üremesi:
Bakterilerin üremeleri eşeysizdir. Bir bakteri ortadan ikiye bölünerek çoğalır. Yeterli su ve besin maddesi bulunan ortamda ısı da uygunsa bakteriler hızla çoğalırlar. Bir bakterinin bölünmesiyle oluşan yeni iki bakteri hücresi 20 dakikada bölünüp çoğalacak duruma gelebilir. Bakterilerin artışı geometrik dizi biçimindedir. Ancak çoğalmaları için gerekli olan su ve besini çevrelerinde bitirince çoğalma azalır, hatta durur. Bazı bakterilerin bir özelliği de son derece dayanıklı endosporlar oluşturabilmeleridir. Endospor, bakteri hücrelerinin dışının dayanıklı bir zarla çevrilmesiyle oluşur. Endosporlar en elverişsiz ortam koşullarında da canlı kalabilirler. Uygun koşulda çimlenerek bakteriyi oluştururlar. Bakterilerin çoğu 100°C’de ölmelerine karşın endosporlar ölmez. Klor ve iyot gibi kimyasal maddelerin seyreltik çözeltileri bakterileri öldürür, ancak endosporları öldüremez.

Bakteri türleri:
Bakteriler dünyasını incelerken onlara iki değişik açıdan bakmak yararlı olur; hastalık yapan bakteriler ve yararlı bakteriler. Hastalık yapan bakterilerin oluşturduğu zararlı olaylara verem, tifo, kolera, frengi, belsoğukluğu, tetanos, boğmaca, malta humması, şarbon, veba, botulizm, difteri hastalıkları ve çeşitli organlardaki iltihaplar örnek gösterilebilir. Bir başka zararları da yiyeceklerin bozulmasına neden olmalarıdır. Bakterilerin yararlı işlevlerinden mayalanma (fermantasyon) ile günlük yaşamda gereksinme duyulan birçok ürün (yoğurt, peynir, sirke) elde edilebilir. Bakteriler kemosentezle doğada işe yaramaz hale gelen birçok maddenin yeniden biyolojik yaşama girecek biçimde yararlı duruma gelmesini sağlarlar. Örneğin, amonyak halinde insan ve hayvan vücudundan atılan azot, bazı bakteriler tarafından önce nitrit ve sonra nitrata çevrilerek yine bitkilerin yararlanabileceği biçime dönüştürülür. Aynı işlem kükürt için de geçerlidir. Ayrıca bakteriler insan, hayvan ve bitki cesetlerinin dokularının kokuşmayla parçalanmasını sağlayarak onlardaki organik maddelerin toprağa karışmasını sağlarlar. Nadasa bırakılan ya da baklagil ekilen topraklarda, havanın azotunu toprağa bağlayarak, toprağın azot açısından zenginleşmesini sağlayanlar yine bakterilerdir. Bu gibi olayların doğadaki ham besin maddesi dengesini sağlamakta büyük katkıları vardır. İnsan bağırsağında ortak yaşayan bakteriler, insanların gereksinmesi olan vitaminleri sentezleyerek kana karıştırırlar. Ayrıca geviş getiren hayvanların sindirim sisteminde yer alanları da otlardaki selülozun parçalanmasını kolaylaştırırlar.

Son yıllarda genetik mühendisliğiyle uğraşan bilim adamları, insanlar için çok önemli bazı maddeleri (insülin, interferon, büyüme maddesi) bakterilere gen nakli yaparak onlara sentezlettirmektedirler. Böylece bakterilerin bir bölümü insanlar için çalışan işçiler durumuna getirilmiştir.

Advertisement

5 yorum

  1. bigili kız on

    daha kısa yapın bence çünkü hepsini yazmam yarım saat sürdü ama artımı aldı sağolun

Bir Yorum Yazmak İster misiniz?