Band-e Amir: Hindi Kuş Dağları Yamaçlarındaki Doğa Harikası Göl Şeridi

0

Band-e Amir nerededir? Afganistan’ın doğal güzellikleri Band-e Amir Gölleri ve Milli Parkı. Coğrafi konumu ve görülmeye değer özellikleri.

Band-e Amir

Hindu Kuş Dağları’nın güneşle yıkanan batı yamaçları arasında saklı, yağmurun ender, suyun kıt olduğu yerde serin, parıltılı bir göl şeridi vardır. Bunların Band-e Amir Nehri boyunca denizden yüksekliği 3000 m’dir ve buraya yalnızca bir Afgan kasabası olan Bamian’dan izlenen 80 km’lik kurak bir dağ yolu ile ulaşılabilir. Bu riski alabilenler, şaşırtıcı bir güzellikle karşılaşır.

Band-e Amir

Mor renkli kireçtaşı ve kil uçurumlarla çevrelenmiş olan göller, 11 km uzunluğundaki nehir boyunca dağılmış durumdadırlar. Nehir bazı yerlerde doğal kayalardan meydana gelen barajı aşar ve bir sonraki gölde söğüt, yosun, ot ve deniz bitkilerinin ulaştığı kıyıya süzülür.

Renkleri, göl suyunun derinliğine, ışığın yoğunluğuna ve suda yaşayan su yosunlarının sayısı ve türüne bağlı olarak süt beyazdan mavi-yeşile, koyu mavi ve koyu yeşile kadar farklılık gösterir. Uzunlukları 90 m’den 6 km’ye kadar sıralanır.

HARİTASI:

Yazın en sıcak zamanlarında gün ortasındaki sıcaklık 36 dereceye kadar çıkar; insanlar ve hayvanlar -sırtlanlar gibi- gölge yer aramaya başlar. Ama her bahar dağdaki karların erimesiyle oluşan göller, hala buz soğukluğuna sahiptir. Göller arasında -bazıları iki katlı bir evden daha uzun olan doğal barajlar- etraftaki kayaların mineralleriyle biçimlenen sarkıtlar çoğunlukla yazın oluşturur.

Başta kalsiyum karbonat olan bu mineraller, göllerin varlığından bütünüyle sorumludur. Kar eridiğinde, kireçtaşı ve kireçli toprak arasından sızar ve içlerinde daha sonradan nehre dökülecek olan bazı mineralleri eritir.

Band-e Amir

AKAN SUYLA OLUŞAN PARILTILI KAYA

Kalsiyum karbonat çözelti, su canlılarıyla ilişkiye girince, kimyasal reaksiyonlar bunlardan bazılarının tortu katmanlar halinde nehir yatağında ve çevresinde birikmesine neden oluyor. Bir süre sonra bunlar kristalleşme ve katılaşma sonucu traverten olarak bildiğimiz gözenekli kayalara dönüşüyorlar. İşte su kenarında güneş ışığında parlayan traverten tabakasıdır ve su renginin değişmesine, göl yatağından başlayan bu yansımalar katkıda bulunuyor.

Böylece yüzyıllardır nehre set çekerek zincir halinde göllerin oluşmasını sağlayan travertenler oluyor. Ancak Afgan mitleri farklı bir açıklama getiriyor. Bu mitler Hz. Muhammed’in damadı Ali’nin kendisini Band-e Amir’e tutsak etmeye çalışan yerel bir tirana ne kadar kızgın olduğunu anlatıyor. Ali bu öfkeyle, nehri engelleyen bir toprak kaymasına ve şu anda Band-e Haibat adı verilmiş olan gölün yaratılmasına yol açıyor. Bu öyküde bir gerçeklik payı da var çünkü bazı traverten barajlar, çok eski toprak kaymaları sonucunda çöküntü altında kaldı.


Bir Yorum Yazmak İster misiniz?