Barutun İcadı

0

Barut ne zaman, kimler tarafında ve nasıl icat edilmiştir? Barutun tarihi, tarihçesi ve bulunuş hikayesi hakkında bilgi.

barutun-icadiBarut; ateşli silâhlarda mermiyi atmak için kullanılan, güherçile (Potasyum nitrat), kükürt ve kömür tozundan meydana gelen patlayıcı bir maddedir. Çok kere karabarut adı da verilir.

Advertisement

Barutun çok eski bir tarihi vardır. M. Ö. 1000 yıllarında Çinliler savaşlarda ateşi bir silah olarak kullanıyorlardı. Gerek Doğuda, gerek Batı’da savaşlarda alev ve ateşten de faydalanılıyordu. Bilhassa Çin ordusunda çömlekler ve gülleler içindeki yanıcı maddeleri düşman ordusuna atarak dehşet saçan savaş arabaları vardı.

Batılılar’ın ateşli silahları Doğulular’dan Öğrendikleri sanılıyor. Fakat tarihçi Homeros’un (M. Ö. IX. yüzyıl) eserlerinde ateşli silahlar hakkında herhangi bir bilgiye rastlanmamaktadır. Pelopones Savaşları’nda (M. O. 428-424) içlerinde kömür, kükürt ve zift gibi yanıcı maddeler bulunan toprak kaplar mancınıklarla atılmıştı. Yalnız, böylece çıkarılan yangınlar, üzerine toprak atmakla kolayca söndürülüyor, fazla bir ziyan ve hasara sebep olmuyordu.

Bunun sonucu olarak, yanmak için gerekli oksijeni havadan değil de kendi bünyesinden alan yanıcı maddelerin aranmasına başlandı. Yani, üzeri örtülse bile söndürülememeli, alevler devam etmeliydi. Böylece, ateşli silahlardan patlayıcı silahlara geçilmiş oldu.

Bu işte ilk olarak güherçile kullanıldı. Güherçile, kimyasal adı «potasyum azotat olan beyaz renkte, ince billurlar halinde bir maddedir.

Advertisement

Doğu’da Çinliler güherçileyi (Potasyum nitrat) biliyorlardı. Abdullah adında Malaga’lı (İspanya’nın güneyi) bir Arap yazarı (1200 yılları), güherçileden bahsederken “Çin karı” tâbirini kullanmış, İranlı yazarlar da “Hint karı” demişlerdi. Böylece, güherçile XIII. yüzyılın ortalarına doğru Doğu’dan İslam memleketlerine geçmiştir. Çinliler’in barut yaptıkları anlaşılıyorsa da, onlar barutu maytap ve kestane fişeği dediğimiz şekilde kullanmışlardı.

Büyük İskender’in Hindistan’a gittiği sıralarda barut Hindistan’da da biliniyordu. Marco Polo Çin’e yaptığı uzun gezisinde, Çin rahiplerinin geceleri havada barutlu fişeklerle şenlikler yaptıklarını görmüştü.

Avrupa’da barutu ilk defa Friburglu Berthold Schwartz (1318 – 1384) adlı bir Alman rahip ve filozofunun bulduğu sanılıyor. Schwartz, Venedikliler’in kullandıkları ilk topları dökmüş, bu toplarda gülleleri uzağa fırlatmak için baruttan faydalanmıştı. Fakat bazı tarihçiler Avrupa’da barutun icadı şerefini Roger Bacon (1224- 1294) adlı İngiliz bilginine verirler.

Avrupa’da ateşli silâhlarda barut ilk defa XIII. yüzyılda kullanılmaya başlanmış, XIV. yüzyılda da topçulukta kullanılması geliştirilmiştir. Barutun bugünkü anlamiyle ilk olarak İngilizlerle Fransızlar arasındaki Cressy Savaşı’nda (1346) kullanıldığı sanılıyor.

Kimya alanındaki ilerlemeler sonucunda nitrosellüloz ve nitrogliserinin elde edilmesiyle hafif dumanlı barutlar kullanılmaya başlanmıştır Eskiden barut fazla miktarda duman yaptığı için ateş eden topun yeri belli oluyor, üstelik bu, top namlusunun kalın bir is tabakasıyla örtülmesine de yol açıyordu. Paul Vieille adlı bir Fransız mühendisinin (1854 – 1934) dumansız barutu icadından sonra silâhlarda bu cins barut kullanılmaya başlandı (1886). Ondan birkaç yıl sonra da İsveçli kimyager Alfred Nobel (1833 -1896) daha yüksek evsafta patlayıcı bir madde olan nitrogliserinli barutu keşfetti. Zamanla barut, değişik silah çeşitlerinde istenilen şekilde kullanılabilecek duruma getirildi.

Advertisement


Leave A Reply