Basınç ve Rüzgarlar Konu Anlatımı – Hava Basınçları, Rüzgar Türleri, Örnekler

0

Coğrafya’da basınç ve rüzgarlar konu anlatımı. Hava basınçları, rüzgar türleri birbirleri ile etkileri gibi konuların örnekler ile anlatıldığı yazımız.

Her varlık gibi havanın da bir ağırlığı vardır. Havada bulunan azot, oksijen, argon gibi gazlar atmosferin altındaki ve içindeki varlıklara bir basınç uygularlar. Buna hava basıncı denir.

45° enleminde, deniz düzeyinde ve 0°C sıcaklıkta atmosferin etki ettiği basınç, normal basınç olarak kabul edilmiştir. Bunun değeri 1013,3 milibara ya da 76 cm yüksekliğinde ve 1 santimetrekare genişliğindeki bir cıva sütununun ağırlığına eşittir.

• Bundan fazla olan basınca yüksek basınç (antisiklon)

• Düşük olan basınca ise alçak basınç (siklon) adı verilir.

Alçak basınçta hava hareketi merkeze, yüksek basınçta merkezden çevreyedir. Ancak Kuzey Yarıküre'de rüzgârlar sağa, Güney Yarıküre'de sola saparlar.

Alçak basınçta hava hareketi merkeze, yüksek basınçta merkezden çevreyedir. Ancak Kuzey Yarıküre’de rüzgârlar sağa, Güney Yarıküre’de sola saparlar.

Alçak ve yüksek basınç alanları havanın hareket halinde olduğu yerlerdir.

Basınç, barometre denilen araçla ölçülür ve milibar (mb) cinsinden ifade edilir. Normal basınç 1013 mb’dır. Basıncın yer yüzüne dağılışını göstermek için kullanılan haritalarda basınç, eş basınç eğrileri (izobar) ile gösterilir.

BİR YERİN HAVA BASINCINI BELİRLEYEN ETMENLER

Atmosfer basıncı, yer yüzünün her noktasında aynı değildir. Bu farklılığı yaratan başlıca etkenler yükseklik, yoğunluk, sıcaklık ve dinamik etkenlerdir.

1. Yükseklik : Yükseklere çıkıldıkça atmosferin basıncı düşer. Bunun nedeni yükseldikçe, atmosferin kalınlığı ile birlikte ağırlığının da azalmasıdır. Ayrıca atmosferin yer yü-zune yakın kısımlarında yoğunluk fazladır. Atmosferdeki gazların ağır olanları da alt kısımlardadır. Yukarılara çıkıldıkça basıncın azalmasında bunların da rolü vardır.

2. Yoğunluk : Hava yoğunluğunun çok olduğu yerlerde hava daha ağır olduğundan buralarda basınç, yoğunluğun az olduğu yerlere oranla daha fazladır.

3. Sıcaklık : Hava ısındıkça seyrelir. Soğuk hava ise sıkışıktır. Bu nedenle havanın soğuk olduğu yerlerde basınç yüksek, sıcak olduğu yerlerde düşüktür.

4. Dinamik Etkenler: Hareket halindeki hava kütleleri basınç üzerinde önemli etkilerde bulunur. Yüksek basınç alanından alçak basınç merkezine doğru hareket eden hava, burada yığılarak ve basıncın yükselmesine neden olur. Sözgelimi Ekvator çevresinde yükselen hava, üstten kutuplara doğru hareket ederken 30° enlemlerinde yüksek basıncın oluşmasına yol açar. Yine, kutup rüzgârları ve batı rüzgârlarının etkisiyle her iki yarım kürede 60° paralelleri çevresinde birer alçak basınç merkezi oluşmuştur.

Bu yolla oluşan basınç merkezlerine dinamik basınç merkezleri denir.
Basınç ve Rüzgarlar

HAVA HAREKETLERİ (RÜZGÂRLAR)

Atmosferde, farklı basınç altındaki yöreler arasında oluşan, yatay doğrultulu hava hareketlerine rüzgâr denir. Rüzgârlar, etkileri bakımından üç belirgin özelliği olan iklim elemanlarıdır. Bu özellikler; rüzgârın yönü, hızı ve esiş sıklığıdır.

Rüzgârın yönü, rüzgârın, bulunduğumuz yöne doğru geldiği doğrultudur. Bu doğrultu, esas olarak coğrafi yönlerle ifade edilir : kuzey rüzgârı, batı rüzgârı gibi. Rüzgâr yönünün

• sıcaklık,
• nemlilik,
• yağış,
• denizin dalgalılığı

üzerinde önemli etkileri vardır. Sözgelimi, kuzeyden esen rüzgârlar hava sıcaklığını düşürür, Kuzey Yarımküre’de açık denizlerden esen rüzgârlar denizin fazla dalgalı olmasına yol açar.

Rüzgârların yönü, esas olarak basınç merkezlerinin konumuna bağlı olmakla birlikte, yerşekillerinin de rüzgârlara yön vermede önemli etkileri vardır. Rüzgârların yönü üzerinde dünyanın, kendi çevresinde dönmesinin de etkisi vardır. Dünya’nın kendi çevresinde sürekli olarak dönmesi sonucu rüzgârlar, Kuzey Yarımkürede sağa, güney yarım kürede sola saparlar.

Yukarıdaki grafik, bir yerde yılda hangi yönden kaç kez rüzgâr estiğini göstermektedir. Rüzgârların büyük bir çoğunlukla kuzeydoğu ve güneybatı yönlerinden estiği dikkate alınırsa bu yerleşme yerinin kuzeydoğu-güneybatı doğrultulu bir vadide yer aldığını söyleyebilir.

Yukarıdaki grafik, bir yerde yılda hangi yönden kaç kez rüzgâr estiğini göstermektedir. Rüzgârların büyük bir çoğunlukla kuzeydoğu ve güneybatı yönlerinden estiği dikkate alınırsa bu yerleşme yerinin kuzeydoğu-güneybatı doğrultulu bir vadide yer aldığını söyleyebilir.

Rüzgârın hızı ; havanın hareket hızının ifadesidir. Rüzgârın hızı, anemometre denilen bir araçla ölçülür. Bu hız, saniyede metre (m/sn) ya da saatte kilometre (km/saat) olarak ifade edilir. Rüzgârın hızı;

• basınç farkına,
• yer şekillerine,
• bitki örtüsüne göre değişir.

Rüzgârların etkileri şiddetlerine bağlıdır. Söz gelimi, 3 m/sn şiddetindeki bir rüzgâr, ancak yaprakları kımıldatırken, 35 m/sn şiddetindeki bir rüzgâr ağaçları kökünden söker, evlerde büyük hasara yol açar.
Rüzgârın esiş sıklığı (frekansı); rüzgârın hangi yönden ne kadar süreyle ve kaç defa estiğini ifade eder. Rüzgâr frekansı gün, ay, yıl olarak yüzde türünden ifade edilir. Rüzgâr esiş sıklıkları rüzgâr gülü diyagramları ile gösterilir aşağıdaki şekil bir rüzgâr gülü diyagramıdır.

Yer yüzündeki basınç merkezlerinde günlük, mevsimlik ve yıllık değişmeler görülür. Bu değişimlere bağlı olarak rüzgâr sistemleri de değişiklik gösterir. Şimdi rüzgâr sistemlerini sırasıyla inceleyelim:

A- SÜREKLİ RÜZGÂRLAR

Sürekli rüzgârlar, dünya üzerindeki sürekli alçak ve yüksek basınç alanları arasında eserler. Bunların başlıcaları, Alizeler, Batı Rüzgârları ve Kutup Rüzgârları’ dır.

1- ALİZELER

30° kuzey ve 30° güney paralelleri çevresinden, Ekvator’a doğru yıl boyunca esen rüzgârlardır. Tam kuzey ve güneyden esmeleri gereken bu rüzgârlar, Dünya’nın dönmesi sonucu yön deriştirirler. Kuzey Yarımküre’de kuzeydoğudan güneybatıya, güney Yarımküre’de güneydoğudan kuzeybatıya doğru eserler. Ekvator çevresinde yükselmiş olan hava da dengeyi sağlamak üzere üstten dönencelere doğru eser. Böylece üst alizeler oluşur.

Alizeler, genellikle kuru rüzgârlardır. Fakat denizlerden geçtikleri yerlerde nemlendikleri için dağlık alanlardaki yamaçlara yağış bırakırlar. Alizeler, denizlerin üzerinde karadakinden cnk daha kuvvetli ve düzenli eserek gökyüzünün copu zaman açık olmasını sağlar-İ3L. Bu nedenle alize rüzgârlarına açık adalar, en gözde turizm merkezleridir.

Sürekli olmaları ve yönlerinin belirli olması nedeniyle Alizeler, tarih boyunca yelkenli gemiler için elverişli bir ortam oluşturmuştur. Yelkenli gemiler devrinde, Amerika ile Avrupa arasındaki ticareti sağladığı için Alizelere, ticaret rüzgârları denmiştir.

2- BATI RÜZGÂRLARI

30° kuzey ve güneyden, 60° kuzey ve güney paralellerine doğru esen rüzgârlardır. Batı rüzgârları da Dünya’nın dönmesi sonucu sapmaya uğrarlar. Bu rüzgârlar, kıtaların batısındaki ripni? w (^okyanuslardan estiklerinden bol miktarda yağış bırakırlar. Batı rüzgarlarının oluşmasında gezici siklonlar da rol oynadığından. bu rüzgarların yön ve hızları değişiklik gösterir.

Atmosferin genel dolaşımı ve büyük rüzgârlar

Atmosferin genel dolaşımı ve büyük rüzgârlar

3- KUTUP RÜZGÂRLARI:

Kutup rüzgârları kutuplardaki yüksek basınç alanından 60° paralelleri çevresindeki alçak basınç alanlarına doğru esen soğuk rüzgârlardır. Genellikle doğu rüzgârları şeklinde eserler.

B – DEVİRLİ RÜZGÂRLAR:

Bu rüzgârlar, kıta ve okyanuslar arasındaki ısınma ve sıcaklık farkından meydana gelirler. Mevsimlik rüzgârların en tanınmışı musonlardır. Hint Yarımadası ve Güneydoğu Asya ile Hint Okyanusu ve Kuzey Çin ile Japonya’da görülen bu rüzgârlar; kış musonları ve yaz musonları olmak üzere iki ayrı kategoride ele alınabilir.

Kış Musonları

Kış Musonları

Kışın, sıcaklığın düşük olduğu Hint Yarımadası bir yüksek basınç alanıdır. Hint Okyanusu’nda sıcaklık daha yüksek olduğundan burası da bir alçak basınç alanıdır. Bu nedenle kış boyunca Musonlar karadan denize doğru eserler. Karadan estikleri için yağış getirmezler.

Yaz Musonları

Yaz Musonları

İlkbaharla birlikte karalarda sıcaklık hemen yükselir ve buralar alçak basınç alanı haline dönüşür. Oysa Hint Okyanusu’nda sıcaklık düşük olduğundan basınç yüksektir. Böylece Musonlar yön değiştirerek yaz boyunca okyanustan karalara doğru eserler. Yaz musonları denizden estiklerinden nemli havayı karalara taşırlar ve bol yağış getirirler.

C – YEREL RÜZGÂRLAR

Bir bölgede, kısa süre içinde esen rüzgârlara yerel rüzgârlar denir. Ygrel rüzgârların esis süreleıi—genellikle—kısadır ve e$ki alanları dardır. Kimisi sıcak, kimisi soğuk olan bu rüzgârlar değişik adlarla tanınırlar.

Yerel rüzgârların başlıcaları şunlardır :

MELTEMLER

Meltemler, kıyılarda, dağlık alanlarda görülen kısa süreli ve etkili alanları dar rüzgârlardır. Gün boyunca oluşan sıcaklık farkından meydana gelirler. Söz gelimi, kıyı meltemleri böyle oluşmaktadır:

Kara ve Deniz Meltemleri

Kara ve Deniz Meltemleri

Deniz meltemi: Güneş’in doğuşuyla birlikte hızla ısınan kara, alçak basınç alanı haline gelir. Oysa deniz, geç ısındığından burada basınç yüksektir. Gündüz boyunca rüzgar, denizden karaya eser.

Kara meltemi:
Güneş’in batışı ile birlikte karalarda sıcaklık hemen düşer ve basınç yükselir. Bu nedenle gece boyunca da rüzgâr, karadan denize doğru yön değiştirir.

Vadilerde ve dağ yamaçlarında da farklı ısınma nedeniyle vadi ve dağ meltemleri görülür.

Vadi ve Dağ Meltemleri

Vadi ve Dağ Meltemleri

SOĞUK YEREL RÜZGÂRLAR

Soğuk yerel rüzgârlar genellikle dağlık alanlardan kıyılara esen rüzgârlardır. Bu rüzgârlar çeşitli yerel adlar alırlar Türkiye’de kuzeydoğudan esen soğuk rüzgârlara poyraz adı verilir. Yurdumuzda ayrıca karayel ve yıldız da soğuk rüzgârlardandır.

Kışın ve ilkbaharda, Fransa’nın karlı dağlarından ılık Akdeniz kıyılarına esen mist-ral ile Dalmaçya kıyılarından Adriya Denizi kıyılarına esen bora da tanınmış, soğuk, kuru ve şiddetli yerel rüzgârlardandır. Tanınmış bir yerel soğuk rüzgâr da Romanya’da, kuzeydoğudan Tuna ovalarına esen krivetz (kriviç) tir.

SICAK YEREL RÜZGÂRLAR

Yüksek yamaçlardan aşağılara doğru hareket eden hava, giderek ısınır. Bu ısınma her 100 metrede 1 °C’tır. Örneğin 2000 metre yüksekten denize doğru esen bir rüzgâr, deniz seviyesine indiğinde 20 °C ısınmış olur. işte, sıcak yerel rüzgârların oluşum esası budur.

Bu rüzgârların en tanınmışı, çok eskiden beri isviçre’de bilinen föhn (fön) rüzgârlarıdır. Yaz aylarında esen bu sıcak ve kuru rüzgâr, ekinlerin ve meyvelerin olgunlaşmasını sağlar. Föhn rüzgârları özelliğindeki rüzgârlar; dünyanın değişik bölgelerinde yaygın olarak görülürler.

Föhn Rüzgarları

Ülkemizde Toroslar ve Kuzey Anadolu Dağlarının denize bakan yamaçlarında bu tür rüzgârlar görülür. Ayrıca yurdumuzda güneybatıdan esen diğer bir sıcak rüzgâr da Lodos’tur.

Çöllerden esen sıcak yerel rüzgârlardan en tanınmışı scirocco (sirokko) ve hamsin’dir.

Scirocco, Cezayir ve Tunus’ta Büyük Sahra’dan Akdeniz’e doğru eser. Bu rüzgâr, sıcaklığı yükselttiğinden kuraklığa neden olur. Ancak Akdeniz üzerinden geçerken nemlenir ve Avrupa’nın güney kıyılarına yağış bırakır.

Hamsin, Libya ve Mısır’ın kıyıya yakın bölgelerinde eser. Sıcak, kuru ve boğucu bir rüzgardır.

Türkiye’de güneyden esen samyeli de sıcak, kuru, tozlu ve bitkileri kavuran bir rüzgardır.

Bazı yerel rüzgarlar genellikle tropikal kuşakta ani ve büyük basınç farkları sonucu oluşurlar Bunlar hortum, tayfun ve tornado diye adlandırılan, genellikle yıkıcı rüzgarlardır.


Bir Yorum Yazmak İster misiniz?