Almanya’nın Başkenti Berlin Şehrinin Özellikleri ve Tarihi Hakkında Bilgi

0
Advertisement

Berlin hangi ülkededir? Almanya’nın başkenti Berlin şehrinin özellikleri, nerededir, tarihçesi, tarihi hakkında bilgiler.

Berlin; Almanya’nın başkentidir. Ayrıca eyalet konumunda bir bölgedir. İkinci Dünya Savaşı sonrasında ABD, Büyük Britanya ve Fransa’nın işgalindeki batı bölümü Federal Almanya’nın bir eyaleti; SSCB’nin işgalindeki doğu bölümü Demokratik Almanya’nın başkenti oldu. İki Almanya’nın 3 Ekim 1990’da birleşmesi üzerine yeniden Almanya’ nın başkenti konumunu kazandı.

Berlin Şehrinin Görünümü

Çam ormanlarıyla kaplı olan Orta Almanya Ovası’nda kurulmuştur. Buzul Çağı sonunda ovadan çekilen buzul eriyiklerince oyulmuş doğal kanallar ve göller sisteminin ortasında yer alan kentin bulunduğu düz ve kumluk ova, Spree Irmağı tarafından sulanır. Elbe, Oder ırmakları ve kanallarla Hamburg Limanı’na bağlanır.

Elektrikli ev araçları (Siemens), elektronik, besin, giysi, makine, kimya vb fabrikaları kent endüstrisinde önemli bir yer tutar. Turizm, kent ekonomisinde önemli rol oynayan başka bir etkendir. Almanya’nın başlıca kültür ve sanat merkezi olan kentin ortasından Kurfürstendam ve İmparator Wilhelm Kilisesi, kuzeydoğudaki Tiergarten ve Reichstag, Amerikan biçeminde yapılmış Kongre Salonu, çok sayıda müze (Dahlem Galerisi, Charlottenberg Sarayı) kentin en gözde yapıları ve semtleridir.

Advertisement
Berlin Duvarının Yıkılışı

Berlin Duvarının Yıkılışı

İkinci Dünya Savaşı sonrasında dinsel yapılara saldırıları kınama amacıyla İmparator Wilhelm Kilisesi içinde, altıgen yapıda Gedachtnisskirche (Anı Kilisesi) kuruldu. Gedachtnisskirche çevresinde de yeni bir iş merkezi planlandı. Kentin sınır bölgesinde üç büyük konut tasarısı gerçekleştirildi. İş hanlarının, toplantı salonlarının müzelerle tiyatroların çelik ve beton yapılar biçiminde yükselmesi, kente çağdaş bir görünüm kazandırdı. Kentin doğu kesimi Demokratik Almanya’nın başkenti yapıldığı zaman, İkinci Dünya Savaşı’ndan en büyük zararı gören kesimiydi.

1960’ların başında yüksek bir duvarla batıdan ayrılan doğu kesimi hızla onarılmaya başlandı.

Resmi yapılara ve ve yerleşim bloklarına öncelik tanınan bu çalışmalarda, tarihsel önemi olan birçok yapı eski durumuna getirildi. II. Friedrich Wilhelm’in yaptırdığı Brandenburg Kapısı (birleşmeden önce -1990- kenti ikiye ayıran alanda yer alıyordu) kentin adeta simgesi durumundadır. 18. yüzyılda düzenlenen ünlü Unter den Linden Caddesi üzerinde ve çevresinde kentin kültürel yapıları yer alır (Opera Binası, Ulusal Galeri, Humboldt Üniversitesi, 1810). Bergama’dan sökülüp Berlin’e getirilen dünyaca ünlü Zeus Sunağı, Pergamon Müzesinde sergilenmektedir. Kentteki çağdaş yapılar arasındakilerin en önemlisi, tüm kenti görebilen 357 m yükseklikteki döner televizyon kulesidir.

Tarih:

Berlin’in tarihi, Buzul Çağı sonlarında (İÖ 9000) bölgede avlanan rengeyiği avcılarına kadar uzanır; ancak tarım, Cilalı Taş Çağı’nda araç kullanılmaya başlanmasıyla gelişti (İO 3000). Kentte, Demir Çağı’nda önce Alman boyları, sonra Slav boyları yerleşti (650). Berlin, Köln ile birlikte bölgedeki küçük ticaret kasabalarından biri olarak kuruldu. Tarihsel kaynaklar, Berlin’den 13. yüzyılda söz etmeye başlar. 1307’de bu iki kasaba bir antlaşmayla birleşti.

Berlin Yılbaşı

Berlin’de Kurulan Meşhur Noel Pazarı

15. yüzyılın başlarında Brandenburg seçici prenslerinin Otuz Yıl Savaşları’ ndan sonra da Prusya Krallığı’nın başkenti oldu (1701). Yedi Yıl Savaşları’ nda Avusturyalılar (1757) ve Ruslar (1760) tarafından işgal edilen kent, Napolyon Savaşları’nda (1806-1808) Fransızların egemenliğine girdi. Bu arada Berlin’in çevresindeki kasabalar birleştirili, eski kale duvarları yıkılarak kent genişletildi. Unter den Linden Caddesi, Yazlık Saray, Opera, Brandenburg Kapısı (1788) yapıldı. Bilimler Akademisi 1700’de, Humboldt Üniversitesi 1810’da açıldı. 1848’de IV. Wilhelm Friedrich’e karşı gerçekleştirilen devrimden sonra 1866’da Kuzey Almanya Federasyonu’na katıldı. 1871′ de Alman Birliği’nin kurulmasıyla imparatorluk başkenti oldu.

Advertisement

Birinci Dünya Savaşı sonrasında Versailles Antlaşması sonucunda, Almanya çok büyük savaş tazminatı ödemek zorunda kaldı. Savaş ertesinde sol hareketler ve işsizlik kentte hızla yayılmaya başladı. 1919’da Spartakist hareketin önderi Rosa Luxemburg ile Karl Liebknecht Tiergarten’de öldürüldü. Dünya Ekonomik Bunalımı, 1920’lerin sonlarında kenti tümüyle etkisi altına aldı, enflasyon % 600’e ulaştı. Öte yandan sağ ve sol gruplar arasındaki sokak çatışmaları sürüyordu. 1933’te Naziler Adolf Hitler önderliğinde yönetimi ele geçirdiler. Çok sayıda sanatçı ve aydın öldürüldü, sol kitaplar toplatıldı ve kent meydanlarında yakıldı. Kentte yaşayan Yahudilerin sinagogları ve dükkânları yakıldı.

İkinci Dünya Savaşı sırasında kent, yoğun hava saldırılarına sahne oldu.

Hava bombardımanları sonucunda kentteki yapılardan % 20’si tümüyle, % 50’si kısmen zarar gördü. 1945 Mayısında Almanya hiçbir koşul öne sürmeksizin teslim oldu. Berlin, SSCB, ABD, Büyük Britanya ve Fransa arasında dört denetim bölgesine ayrıldı. SSCB, Berlin’in batı bölgesini kuşatınca (Berlin Ablukası) ABD ile çekişme konuusu olan kentteki sorunlar daha büyük boyutlara ulaştı. Batı Berlin’de yaşayanların besin ve enerji gereksinmelerini sağlamak için ABD ve Büyük Britanya, Berlin’e bir hava köprüsü kurdular. 1949’a kadar süren kuşatma sırasında 227 bin uçuş gerçekleştirildi.

Berlin'de yer alan meşhur Brandenburg Kapısı

Berlin’de yer alan meşhur Brandenburg Kapısı

Kuşatma kalktıktan sonra Doğu Berlin, Demokratik Almanya’nın başkenti (1949), bir yıl sonra da Batı Berlin, Federal Almanya’ nın bir eyaleti oldu (1950). 1961’de Demokratik Almanya, kenti iki kesime ayıran bir duvar yaptırınca 1969’a kadar iki Berlin arasındaki ilişkiler tümüyle kesildi, aynı yıl, dönemin Sosyal Demokrat Parti önderi ve Berlin eski belediye başkanı Willy Brandt’ın başlattığı Doğu’ya açılma siyaseti sonucunda 1972’de imzalanan temel antlaşma ile ilişkiler normale döndü.

1989’da Demokratik Almanya’da rejim karşıtı hareketlerin hızlanması üzerine Kasım 1989’da kentin simgesi olan Brandenburg Kapısı’ndan geçişlere izin verildiği gibi “Utanç Duvarı” adı verilen ve kenti ikiye bölen duvar da yıkıldı.

Advertisement

Bir Yorum Yazmak İster misiniz?