Besinlerin Tarihçesi – Çağlar Boyunca İnsanoğlunun Beslenmesi

0

Çağlar boyunca insanlar hangi besinlerle beslenmiştir? Tarihte yiyecekler, besinlerin tarihçesi, tarih boyunca insanların beslenmesi.

Sağlıklı Yemek

Advertisement

Besinlerin Tarihçesi

Çağlar boyunca yiyecekler

Bizler kırlarda bayırlarda bitki ve meyve toplayarak, küçük hayvanları ve balıkları avlayarak yaşayan hayvan benzeri atalarımızdan evrimleştik. İnsanoğlu milyonlarca yıl mağaralarda ya da göçebe olarak yaşadı. Ateşin keşfedilmesi bu yaşama biçimini çok fazla etkilemiştir. Pişirmenin bulunuşu o zamana dek kötü tadından ya da sindirim güçlüğünden ötürü yenemeyen yiyeceklerin de kullanılabileceğini gösterdi. Yiyecekler önce bir sopaya takılarak doğrudan ateşin içine sokularak pişirilmiştir. Kazayla ateşin kenarındaki sıcak taşlara düşen yiyecek parçaları belki de ısıtılmış araçlarla fırınlama düşüncesine yol açtı. Bisküvi ve ekmek pişirmek için düz fırın taşları ve tuğla fırınlar kullanıldı. Demir çağı demirden pişirme araçlarının kullanılmasına tanık olmuştur. Bu da beslenmeye önemli ölçüde madensel tuz katılmasına neden oldu.

Hayvanların çoğu gibi insan da güvenliğini kalabalık yaşamakta bulmuş, böylece yaşayabilme olasılığını artırmıştır. Bitkilerin mevsimlik verimleri gözlenerek, bir toplama ve hasat düzeni yerleştirildi. Bir yıl önce ürünü alman topraktan ertesi yıl yeniden yararlanıldı.

Bazı ilk yerleşme bölgeleri Orta Doğuda İÖ 8000 yıllarında kuruldu. Burası çok verimli bir alandı. Yüksek verimli yaban otları ekilip, biçilip bir dahaki ürüne dek insanları beslemek üzere depolanabiliyordu. Bu otlar bizim çağdaş tahıllarımızın atasıdır ve uygarlıkların gerçekleşmesinde önemli etkileri olmuştur. Yerleşme bölgeleri, insanların artıklarıyla daha düzenli gıda bulabilen yabanıl hayvanları da çevrelerine çekmiştir.

İnsanoğlu bu hayvanları kendine yararlı olacak biçimde yetiştirmeyi öğrenmiştir.

İnsanoğlunun bu girişimi, tarımla birlikte hayvancılığın da gelişmesine yol açmıştır. İnsanlar, önceleri tarıma elverişli olmayan bölgelerde hayvanları beslemeye başlamışlar, dolayısıyla hayvancılık özellikle tarıma elverişli olmayan dağlık bölgelerde yerleşmiştir. Sonraları besi hayvanlarının kırsal alanlarda daha iyi beslendikleri kavranınca, yavaş yavaş kırsal kesimlere de el atılmış, dolayısıyla hayvancılık dağlardan ovalara inmiştir. Hayvancılığın yanı sıra hayvan ürünlerinden de yararlanmayı başaran insanlar mandıracılığı geliştirmişler ve bu alanda da başarı sağlamışlardır.

Advertisement

Hayvancılığa paralel olarak kümes hayvanları yetiştirilmesinde de büyük aşamalar yapılmıştır. Olasılıkla kökeni güneydoğu Asya olan tavuk, dünyanın hemen hemen tüm yörelerinde yetiştirilmiş ve tavuğun hem etinden hem de yumurtasından büyük ölçülerde yararlanılmıştır.

balıkçı

İnsanların ilk bulduğu avlanma tekniklerinden biri olan balıkçılık çağlar boyunca sürmüş ve hâlâ sürmektedir. İlk kez balıkçılığa akarsu ve göllerde başlayan insanlar kendilerine özgü birçok balık avcılığı yöntemi ve avcılık malzemesi geliştirilmiştir, önceleri ilkel tekniklerle sürdürülen tarım, hayvancılık ve avcılık gelişmiş, bir uzmanlık dalı olmuştur.

Egemen olan etki

Besin maddelerinin yetiştirilmesi ve bakımı bir uzmanlık işi haline gelince, yerleşim .bölgelerindeki birçok insan diğer ticari ve uzmanlık isteyen işleri yapmak fırsatı buldu. Uzmanlaşan çiftçilerin ürettiği ürünlerin fazlasıyla düzenli bir değiş tokuş ve tarım ticareti başladı. Dünyanın her tarafına yayılmış olan insanlar ürün fazlasını, kendi ülkelerinde bulunmayan ürünlerin karşılığı olarak verip gereksinme duydukları ürünleri aldılar. İnsanlar yüzyıllar boyunca küçük toprak alanlarından sağlanan ürünlere dayalı bir ekonomi düzeni sürdürdüler. Ortaçağlarda yerleşen lonca sistemi, tarımcıların örgütlenmesine neden oldu ve tarım işlerinde her yıl değişik ürünler ekme gibi yeni yeni yöntemler geliştirildi.

Tarım ticaretinin ilerlemesi sonucu, bilinmeyen ürünler tanındı ve yeni pazarlar kuruldu. Yeni pazarların kurulması da ticaretin ve tarımın daha da gelişmesine yol açtı. Kristof Kolomb ve Vasko dö Gama gibi kâşifler yeni ürünlerin tanınmasında yardımcı oldular. Kıtalar arasındaki ticaret yolları dünyanın çeşitli ülkelerinde yetişen ürünlerin tüm ülkelere yayılmasına neden oldu. örneğin, Amerika’da yetişen mısır, domates, patates gibi ürünler Avrupa’da tanındı; Doğu’nun baharatı Batı’ya taşındı; tropikal meyvalar, çay, kahve ve kakao gibi ürünler dünyanın her yanına yayıldı.

tarım

Advertisement

Çoğalan bir nüfusu beslemek

Ondokuzuncu yüzyılın ortalarında Avrupa’da nüfus artışı, artan gıda üretimini aşınca, kırsal bölge halkı besinlerinin çoğunu, daha fazla fiyata satılan kalabalık kentlere gönderdiler. Fakat ulaşım yöntemlerinin yavaşlığı ve kötü depolama koşulları besinlerin tüketileceği zamana kadar kokmuş, kirli ve sağlığa zararlı bir duruma gelmesine yol açıyordu.

Besinler kötü kalitelerini gizlemek için genellikle tehlikeli maddeler katılarak bozuluyorlardı. Una daha beyaz görünmesi için arsenik katılıyor, süt sulandırılıyor ve çokluk zararlı mikro organizmalarla dopdolu oluyordu. Sonunda, sağlığa zararlı besin satışı yasaklandı, öteki ülkelerden ithal edilen besinlerle durum düzeldi. Gemicilik ve soğutma yöntemleri geliştiğinden et, meyve ve süt ürünleri uzak ülkelerden bile getirtilebildi.

Besin teknolojisi yüzyılımızın besinlerinde bir devrim yapmıştır. Daha iyi ulaşım, dağıtım ve saklama yöntemleri, yıl boyunca çeşitli besinler yememizi ve bilmediğimiz yeni besinleri tanımamızı sağlamıştır.


Leave A Reply