Beslenme İle İlgili Terimler – Beslenme Sözlüğü

0

Beslenme ile ilgili terimler ve açıklamaları. Beslenme sözlüğü, sık kullanılan beslenme terimlerin listesi ve anlamları.

beslenme-1

Advertisement

Adipoz doku: Hücreler yağ depolamak için uyum yapmışlardır. Bu hücreler, özellikle deri altına bazı organların çevresine ve vücudun her yanına dağılmıştır.

Amino asitler: Bileşimlerinde karbon, hidrojen, oksijen ve azot olan asitlerdir. Canlı dokuların temel maddesidir. Canlı dokularda kimyasal olarak birleşerek proteinleri yaparlar.

Anjin dö puatrin: Kalbin bir bölümüne kan gitmemesiyle duyulan göğüs ağrısıdır.

Anoreksi nöroz: Kilo almaktan aşırı korkuya kadar çeşitli tepkilere yol açan psikolojik bir bozukluktur. Bu bozukluk, sürekli bir zayıflama ve iştahsızlıkla tanımlanır. Genç kadınlarda ve kızlarda daha yaygındır.

Advertisement

Arteroskleroz: Kan damarı çeperlerinde yağlı maddelerin birikmesidir. Damar çeperini kalınlaştırarak kanın akış yolunu daraltır.

Beriberi: B1 vitamini eksikliğinden doğan bir yetersizlik hastalığıdır.

Biotin: Temel bir B vitaminidir.

Betakaroten: Birçok bitkide bulunan, vücutta A vitamini üretilmesine yarayan kimyasal bir maddedir.

Disakkarit: İki monosakkaritin kimyasal olarak birleşmesinden oluşan bir şekerdir.

Advertisement

Dokulandırılmış bitkisel protein: Fasulye ve soya fasulyesi gibi bitkilerden çıkarılıp, yeniden yapılan, tatlandırılan et görüntüsü ve tadı verilen bir proteindir.

Doymamış yağlar: Karbon atomlarına hidrojen atomları eklenebilen yağlardır. Eğer hidrojenlendirilirse doymuş yağ olurlar.

Doymuş yağlar: Olabildiği kadar çok hidrojen atomunu kapsayan ve artık başka hiçbir tane bile alamayacak durumda olan doymuş yağlardır.

Enzimler: Vücudun ürettiği, kendi değişmeden kimyasal değişimlerin hızını artıran proteinlerdir (bir tür katalizör). Enzimler sindirimin ve metabolizmanın her basamağında önemlidirler. Oysa, az miktarlarda bulunurlar. Besinleri ısıtmak enzimlerin yok olmasına ve bozulmasına neden olabilir.

Ergokalsiferol: D vitaminin bir türüdür.

Advertisement

Flüor: Toprak, su ve bitkilerde bulunan bir elementtir. Diş minesinin ve kemiklerin sertleşmesine katkıda bulunur.

Folik asit: Bir B vitaminidir. Sağlıklı alyuvarların oluşması için önemlidir.

Fruktoz: Meyvelerde bulunan bir monosakkarittir.

Galaktoz: Dissakkarit laktozun (süt şekerinin) yarısını oluşturan bir monosakkarittir.

Glikojen: Hayvanların karaciğerlerinde ve kaslarında kısa vadeli enerji kaynağı olarak depolanan bir polisakkarittir.

Advertisement

Glikoz: Doğada bol miktarda bulunan bir monosakkarittir. Birçok karbonhidratın, maltoz, laktoz, sakaroz, nişasta ve glikojenin temel maddesidir.

Glikoserin: Alkole benzer bir maddedir. Üç yağ asidi molekülüyle birleşince trigliseridleri, yani yağları oluşturur. Doğal yağların çoğunda gliserin vardır.

Guatr: Boyunun şişmesiyle sonuçlanan, tiroit bezinin şişmesidir. Bir nedeni günlük beslenmedeki iyot eksikliği olabilir.

Gut: Eklemlerin çevresinde ürik asit birikiminin neden olduğu eklem hastalığıdır. Şiddetli ağrı yapar, eklem hareketini engeller.

Hemoglobin: İçinde demir minerali olan karmaşık bir moleküldür. Alyuvar hücrelerinde bulunur. Akciğerlerden dokulara oksijen ve dokulardan akciğerlere karbondioksit taşır.

Advertisement

Hipervitamin: Yağlarda çözünebilen vitaminlerden çok fazla yenildiği zaman ortaya çıkan zararlı etkilerdir.

Hormonlar: Vücudun ürettiği organik moleküllerdir. Kandaki glikoz ve kalsiyum gibi maddelerin düzeylerini denetlemek üzere, düzenleyici olarak kanda bulunur.

İncebağırsak: Bağırsağın çok uzun bir bölümüdür. Besinlerin çoğu burada emilir.

İnositol: Şekerden çıkarılan alkol türünden bir maddedir. Kepekte ve birçok başka besinde bulunur, insanlara gereği bilinmemektedir.

İskorbüt: C vitamini eksiliğinden olan bir vitamin yetersizliği hastalığıdır.

Advertisement

İnsülin: Pankreasın belirli hücreleri tarafından salgılanan bir hormondur. Kandaki şeker (glikoz) düzeyini ve proteinlerle yağın metabolizmasını denetler.

İyot: Tiroksin hormonunu yapmak için tiroit bezine gerekli bir elementtir.

Kalori: Bir gram suyun sıcaklığını bir santigrat artırmak için gereken ısı birimidir. 1000 kalori ya da 1 kilokalori genellikle besin enerjisi birimi olarak kullanılmasına karşın, yerini artık kilojule bırakmaktadır.

Kalorimetre: Yaşayan organizmaların çıkardıkları ısıyı, yani metabolik hızını (üretiminin hızını) ölçen bir ölçü aygıtıdır.

Kalp damarı hastalıkları: Kalbe ya da kalp kaslarına giden kan damarlarının tıkanmasıyla kalbin çalışmasının bozulmasını açıklayan genel bir terimdir.

Advertisement

Kanser: Hücrelerin, denetlenemez biçimde çoğalarak bir tümör oluşturması ve dokulara dağılarak doku düzenlerini bozup ölüme neden olmasıyla tanımlanan bir hastalıktır.

Kanserojen: Yaşayan dokularla temas ettiğinde kansere neden olan bir maddedir.

Kansızlık: Alyuvar hücrelerinin ya da bunların hemoglobininin yetersizliğidir.

Karaciğer: Vücudun en büyük organı ve en önemli kimyasal madde fabrikasıdır. Yaşama işlevlerinde, enerji düzenlenmesinde, protein ve yağların metabolizmasında ana merkezdir. Glikojen halinde karbonhidrat depo eder ve yağların sindirimi için safra üretir.

Karbon: Yaşayan bütün dokularda, azot, kükürt ve oksijen gibi öteki elementlerle karışık halde bulunan bir elementtir.

Advertisement

Karbonhidrat: içindeki karbon, hidrojen ve oksijen atomları 1: 2: 1 oranında olan kimyasal maddelerdir. Nişastalar, sellüloz ve şeker birer karbonhidrattır.

Kemik hastalığı (Osteomalasi): Yetişkinlerde D vitamini eksikliğidir. Kemikler yumuşar ve kolayca kırılır.

Kepek: Tahıl tanelerinin çevresinde koruyucu bir tabaka oluşturan bir maddedir, insanlar tarafından sindirilemez.

Kilojoule: Standartlaştırılmış bir enerji birimidir. 1 kkal.- 4,184 kj.’dir.

Kolekalsiferol: Bir tür D vitaminidir.

Advertisement

Kolestrol: Besinlerde bulunan ve vücudun normal metabolizma sürecinde üretilen yağlı bir maddedir. Buna karşın bazı insanların metabolizması yüksek düzeyde kolestrol üretir ve bu fazla üretim kalp damarları hastalıklarının olasılığını artırır.

Kolit: Bağırsakların iltihaplanarak besinleri emememesidir. Belirtiler buğdaydaki bir protein olan glüteni beslenmeden çıkartarak yok edilebilir.

Kolostrum: Bebeğin doğumundan birkaç gün sonra emzikli annenin memesinden gelen bir ağız salgısıdır. Besin kapsamı sütten biraz farklıdır; fakat içinde bebeğin bağışıklığını sağlayan maddeler vardır.

Kriz: kan dolaşımının beynin herhangi bir bölümüne ulaşamayacak biçimde damarların tıkanmasıdır. Beynin hasarı ya da ölüme neden olur.

Kwashiorkor: Yoksul toplumlarda küçük çocuklarda görülen bir tür protein enerjisinin eksikliğidir.

Advertisement

Laktoz direnci: Gerekli enzimin yokluğundan ötürü laktozu sindirememe durumudur. Hastalarında hastalık, kramp ve ishal yapar.

Lignin: Lifli bitkisel maddelerdir, insanlar tarafından sindirilemezler.

Marasmus: Bir tür protein enerjisi yetersizliğidir. Çocuklarda çok görülür. Dokuların çok fazla yıpranmasına neden olur.

Metabolik hız: Metabolizmanın oluşma hızıdır. Doğrudan, üretilen ısı olarak ya da dolaylı, vücudun kullandığı oksijen ya da çıkardığı karbon dioksit olarak ifade edilir.

Metabolizma: Vücutta yaşama işlevlerini sağlayan kimyasal etki ve tepkilerdir. Metabolizmada üretilen enerji besinlerin parçalanmasıyla sağlanır ve fiziksel iş ya da ısı biçiminde tüketilir. Besinlerin parçalanması için oksijen gereklidir. Artık ürün olarak karbondioksit ve su oluşur.

Advertisement

Mikroorganizmalar: İnsan gözünün göremeyeceği kadar küçük, bağımsız, canlı hücrelerdir. Yalnızca elektronik mikroskopla görülebilirler. Hastalık yapabildikleri gibi besinlerin hazırlanmasında ya da saklanmasında yararlı olabilirler.

Monosakkarit: Halka şeklinde bağlanmış altı karbon atomu ile bunlara bağlı, hidrojen ve oksijen atomlarının oluşturduğu bir şekerdir. Herhangi bir karbonhidratın en küçük birimidir. Atomları farklı dizilmiş birçok monosakkarit türü vardır.

Monosodyum glutomat: Birçok besinde lezzet verici olarak kullanılan bir koruyucudur.

Nikotinik asit (niacin): Protein metabolizması için önemli, B gurubundan bir vitamindir.

Ödem: Kan dolaşımından sızan sularla dokuların şişmesidir. Başka örnekleri ile birlikte kalp hastalıklarında, gebelikte, böbrek hastalıklarında, kvvashiorkor’da görülür.

Advertisement

Öldürücü kansızlık: B12 vitamini yokluğundan ya da bunun besinlerden emilmesini sağlayan bir maddenin yokluğundan ötürü sakat kan hücrelerinin oluşumudur.

Ömür: Yaşam süresi.

Pankreas: Karaciğerin yanında bulunan, ensülin ve sindirime gerekli öteki hormonlarla enzimleri salgılayan küçük bir organdır.

Pantotenik asit: B gurubu vitaminlerinden biridir. Metabolizmada önemli rol oynar. Hemen her besinde bulunur.

Pastörizasyon: Besinlerdeki zararlı mikroorganizmaların büyük çoğunluğunu öldüren bir ısıl işlem türüdür.

Advertisement

Pektin: Birçok bitkinin yapısının bir parçası olan bir polisakkarittir. Suda ısıtılınca jelatinleşir, reçellerin ağdalaşmasında işe yarar. İnsanlar tarafından pek az sindirilebilir.

Pellagra: Temel gıdaları olarak mısır ve akdarı yiyen toplumlarda görülen bir hastalıktır. Yetersiz nikotinik asit ve amino asit triptofan alınması durumunda ortaya çıkar.

Polisakkarit: Birçok monosakkaritin düz ya da dallı zincirlerle birbirine bağlanmasıdır.

Pyridoxin: B6 vitaminin kimyasal adıdır.

Raşitizm: D vitamini eksikliğinden doğan bir çocuk hastalığıdır. Kemiklerin sakat gelişmesine neden olur.

Advertisement

Retinol: A vitamininin kimyasal adıdır.

Riboflavin: B2 vitamininin kimyasal adıdır.

Sakaroz: Doğada en bol bulunan ve en tatlı şekerdir. Bir molekül glikozun bir fruktozla birleşmesiyle oluşan bir disakkarittir.

Şeker hastalığı (Diabetes mellitus): Pankreastaki özel hücreler tarafından yetersiz insülin üretilmesinin neden olduğu bir hastalıktır. Başka kaynaklardan sağlanan insülinle ya da daha az karbonhidrat yenerek denetlenemediği zaman kanda zararlı olacak derecede yüksek düzeyde glikoz birikmesine yol açar.

Temel besinler: Vücutta üretilemeyen ve temel amino asitler, yağ asitleri, vitaminler gibi bulundukları biçimde sağlanması gereken besinlerdir.

Advertisement

Thiamin: B1 vitaminin kimyasal adıdır.

Tocoperol: E vitamininin kimyasal adıdır.

Trigliseritler: Üç molekül yağ asidinin bir molekül gliserinle birleşmesinden meydana gelen yağlardır.

Triptofan: Metabolizması nikotinik asit vitaminine bağlı olan temel bir amino asittir.

Üre: Böbrekte metabolize edilen ve idrarla dışarı atılan protein metabolizmasının bir artık ürünüdür.

Advertisement


Yorum yapılmamış

  1. Nuri Hakan TATAROĞLU on

    YİYİP İÇMEK
    VAZGEÇİLMEZ
    ZORUNLU
    SÜREKLİ
    DOĞUMLA BAŞLAYAN
    ÖLÜMLE SONLANAN
    ZEVK ALINAN
    BİR DUYGU
    UYUMAK
    YİYİP İÇMEK
    Ankara , 29.4.2018, Nuri Hakan Tataroğlu , gezgin gurme halk ozanı araştırmacı gezgin bezgin yazar şair

Leave A Reply