Bilgi Bilmek İle İlgili Atasözleri ve Anlamları Açıklamaları – Bilgi Sözleri

0
Advertisement

İçinde bilgi, bilmek geçen atasözleri nelerdir? Bilgi, bilmek konulu atasözlerinin anlamları ve açıklamaları. Bilgi hakkındaki atasözleri.

Bilgi İle İlgili Atasözleri ve Anlamları

Arka resim kaynak: pixabay.com

ATASÖZLERİ

  • *** abanın kadri yağmurda bilinir
    bir şeyin gerçek değeri, ancak ona çok ihtiyaç duyulduğu zaman iyi anlaşılır.
  • *** aç aman bilmez, çocuk zaman bilmez
    aç hiçbir mazeretle susturulamaz, çocuk da istediği şeyi hemen elde etmek ister.
  • *** Allah bilir ama kul da sezer
    bir işin nasıl bir sonuç vereceğini ancak Tanrı bilir ama insan da kafasını kullanarak aşağı yukarı bir tahminde bulunabilir.
  • *** Allah’ın bildiği kuldan saklanmaz
    kişi işlediği suçtan dolayı önce Tanrı’ya karşı sorumludur ve bu suçu da Tanrı bilir, bu nedenle onu kuldan saklamak gerekmez.
  • *** altının kadrini sarraf bilir
    bir kimsenin, bir şeyin değerini ancak bu konularda uzmanlığı bulunanlar bilir.
  • *** altının kıymetini sarraf bilir
    bir kimsenin, bir şeyin değerini ancak o konuda uzmanlığı olanlar bilir.
  • *** anamın (babamın) öleceğini bilseydim kulağı dolu darıya satardım
    insan en değerli malının karşılıksız olarak elinden gideceğini bilse onu yok denecek kadar az bir paraya satar.
  • *** arı bal alacak çiçeği bilir
    işini bilen kimse nereye başvuracağını bilir.
  • *** aşını, eşini, işini bil
    sağlık ve mutluluk içinde yaşamak isteyen kişi, yiyeceğine dikkat etmeli, arkadaşını iyi seçmeli ve bir iş sahibi olmalıdır.
  • *** at binicisini bilir (tanır)
    işçi, yöneticisinin işten anlayıp anlamadığını bilir ve çalışmalarını ona göre yürütür.
  • *** avcı ne kadar hile (al) bilse ayı o kadar yol bilir
    bir kişi başkasını alt etmek için çeşit çeşit ustalık kullanır ama karşısındaki de yenilmemek için türlü önlemler alır.
*** azı bilmeyen çoğu hiç bilmez
küçük de olsa bir iyiliğin değerini bilmeyen, daha büyük iyiliklere layık değildir.
  • *** baş yastığı baş derdini bilmez
    insanın derdi içindedir, en yakını bile onu anlamaz.
  • *** başa gelmeyince bilinmez
    başına bir felaket gelmeyen, başkasına gelen felaketin ne denli acı olduğunu gereği gibi anlayamaz.
  • *** bilmemek ayıp değil, öğrenmemek (sormamak) ayıp
    insanın her şeyi bilmemesi kusur değildir ama bilmediği bir işi sorup öğrenmeden yapmaya kalkışması kusurdur.
  • *** bin bilsen de bir bilene danış
    bir insan bir şeyi ne kadar iyi bilirse bilsin, gene de onu kendisinden daha iyi bilen bulunabilir.
  • *** bir görüş bir kör biliş
    bir kez görmekle bir şey iyice anlaşılmaz, öğrenilmez.
  • *** biri bilmeyen bini hiç bilmez
    küçük de olsa bir iyiliğin değerini bilmeyen, daha büyük iyiliklere layık değildir.
  • *** biz kırk kişiyiz, birbirimizi biliriz
    birbirimizi çok yakından tanırız, onun öyle bir üstün durumu olmadığını biliriz.
  • *** buldum bilemedim, bildim bulamadım
    kişi elinde fırsat varken bundan yararlanmayı bilmez, yararlanma yollarını öğrendiği zaman da eline fırsat geçmez.
  • *** cami ne kadar büyük olsa imam gene bildiğini okur
    bir yetkili kimse, çevresindekilerin düşüncesi ne olursa olsun kendi istediğini yapmaya çalışır.
  • *** cefayı çekmeyen sefanın kadrini bilmez
    sıkıntı çekmemiş olanlar, eriştikleri rahatlığın ve mutluluğun değerini bilemezler.
  • *** cemaat ne kadar çok olsa imam gene bildiğini okur
    bir yetkili kimse, çevresindekilerin düşüncesi ne olursa olsun kendi istediğini yapmaya çalışır.
  • *** çok bilen (söyleyen) çok yanılır
    çok bildiği için kendine güvenen kişi, bilmediği şeylere de karışır ve bunlarda yanılır.
*** çok gezen çok bilir
çok gezen, çok yer gören çok şey öğrenir; çok yaşayan, çok okuyan onun bildiklerini bilemez.
  • *** çok yaşayan (okuyan) bilmez, çok gezen bilir
    çok gezen, çok yer gören çok şey öğrenir; çok yaşayan, çok okuyan onun bildiklerini bilemez.
  • *** dalmasını bilmeyen ördek, kıçından dalar
    ne yaptığını bilmeyen kişi işi tersinden yürütmeye kalkar.
  • *** damdan düşen damdan düşenin hâlinden (hâlini) bilir
    iyi bir durumdayken kötü duruma düşen kimse, başına aynı durum gelen kimsenin derdini iyi anlar.
  • *** destursuz bağa girenin yediği sopayı Mevla bilir
    bir yere izinsiz girmek veya bir işe izinsiz el atmak kötü karşılanır.
  • *** devletli ile deli bildiğini işler
    yüksek rütbeliler, deliler, kimsenin sözünü dinlemez, akıllarına geleni yaparlar.
  • *** dilim seni dilim dilim dileyim, başıma geleni senden bileyim
    kişinin başına ne gelirse dilini tutmamasından gelir.
  • *** doğru bilinmeyince eğri bilinmez
    doğru ile yanlışı, iyiyle kötüyü birbirinden ayırmak için her ikisini de bilmek, tanımak gerekir.
  • *** elma da alma da demesini biliriz
    şartlara göre uygun davranırız.
*** erkek getirmeyi, kadın yetirmeyi bilmeli
erkek çalışıp kazanmakla, anne tasarruflu olmakla yükümlüdür.
  • *** eşek bile bir düştüğü yere bir daha düşmez
    aptal kişi bile başına gelen felaketten ders alır, o felakete yol açan şeylerden kendisini korur.
  • *** fare çıktığı deliği bilir
    bir kabahate, suça veya gizli işe kalkışan kişi, yakalanacağını anladığında nereye sığınacağını bilir.
  • *** gençliğin kıymeti ihtiyarlıkta bilinir
    insan gençliğinde yaptığı şeylerin çoğunu yaşlandığında yapamaz ve gençliğin ne denli değerli olduğunu o zaman anlar.
  • *** haddini bilmeyene bildirirler
    çevresindekileri hiçe sayarak yetkili olmadığı konularda yüksekten atanlara sert karşılıklarla gereken dersler verilir.
  • *** hasta olmayan, sağlığın kadrini bilmez
    insanlar sağlığın değerini ancak hastalıkta acı çekip iyileştikten sonra anlarlar.
  • *** herkes bildiğini okur
    başkaları ne söylerse söylesin, herkes kendi düşünüşüne göre iş yapar.
  • *** herkes kendi ayıbını bilmez
    insan kendi kusurunu göremez, bilemez.
  • *** hesabını bilmeyen kasap, ne satır bırakır ne masat
    hesabını bilmeyen kişi elinde, avucunda bulunan işe yarar şeyleri de ziyan eder.
  • *** insan (adam) kıymetini insan (adam) bilir
    bir kimsenin, bir şeyin değerini ancak o konuda uzmanlığı olanlar bilir.
  • *** insan kıymetini insan bilir
    bir kimsenin ne kadar değerli olduğunu ancak o kimsenin değerini ölçebilecek nitelikteki insanlar anlar.
  • *** iş bilenin kılıç kuşananın
    her şey, onu gereği gibi kullanmasını bilene yakışır.
  • *** iyilik et denize at, balık bilmezse Halik bilir
    karşılık beklemeden iyilik yap.
  • *** kader olmayınca kadir bilinmez
    kişi talihsiz ise ne kadar iyi insan olursa olsun, değeri bilinmez.
*** kayış bilir kotan ne çeker
ağır bir işin ne kadar güç yapıldığını ancak o işin yapılmasında aracı olan, emeği geçen bilir.
  • *** kel ilaç bilse kendi başına sürer
    kendi işini halledemeyen kişiden aynı durum için yardım alınamaz.
  • *** kiminle dans ettiğini biliyor musun?
    bu konuda benim ne kadar üstün olduğumu biliyor musun?
  • *** kimse bilmez, kim kazana kim yiye
    bir kimsenin çalışıp çabalayarak kazandığı malı kimi zaman hatır ve hayalde olmayan kişiler yer.
  • *** kör (kesmez) bıçak ele (yavuz), iş bilmeyen avrat dile (yavuz)
    kör bıçak işe yaramaz ama insanın elini keser; iş bilmeyen kadın da çok konuşmaktan başka bir şey yapmaz.
  • *** malını yemesini bilmeyen zengin, her gün züğürttür
    züğürt, yokluk içinde bulunduğundan yiyemez, varlık içinde olduğu hâlde yiyemeyen de bunun gibidir.
  • *** oynamasını bilmeyen kız “yerim dar” demiş; yerini genişletmişler (bollatmışlar), gerim (yenim) dar” demiş
    kendisinden beklenen işi beceremeyen kişi, çeşitli engellerin işi güçleştirdiğini söyleyerek yeteneksizliğini belli etmemeye çalışır.
  • *** öküz, yem bitince çifte gideceğini bilir
    çalışmanın önemini kavramak için aç kalmak gerekmez.
  • *** ölü evinde ağlamasını, düğünevinde gülmesini bilmeli
    insan içinde bulunduğu çevrenin durum ve koşullarına uygun biçimde davranmasını bilmelidir.
  • *** para ile imanın kimde olduğu bilinmez
    kimin ne kadar parası bulunduğunu, kimin ne kadar Tanrı’ya yakın olduğunu kimse bilemez.
  • *** paşa gönlü bilir
    ne yapacaksa yapsın, kendisi bilir.
  • *** sen bilirsin deyince (değirmende) kavga olmaz
    bir konu üzerindeki görüşme sırasında uysallık gösterir, karşınızdakinin dediğini kabul ederseniz anlaşmazlık çıkmaz.
  • *** sıçan çıktığı deliği bilir
    bir kabahate, suça veya gizli işe kalkışan kişi, yakalanacağını anladığında nereye sığınacağını bilir.
*** soğanın acısını yiyen bilmez, doğrayan bilir
bir iş yapılırken ne kadar güçlük çekildiğini, o işi başarmış olan bilir; başarılmış olan bu işten yararlanan bilmez.
  • *** tok açın hâlinden bilmez
    varlıklı olan, yoksulun ne denli sıkıntı içinde bulunduğunu bilmez.
  • *** tuz ekmek hakkını bilmeyen kör olur
    iyiliğini gördüğü, ekmeğini yediği kimseye karşı saygısızlık ve hainlik eden kişinin sonu iyi olmaz.
  • *** ürümesini bilmeyen köpek sürüye kurt getirir
    beceriksiz kimselerin iyilik yapayım derken zarara yol açtıklarını anlatan bir söz.
  • *** var ne bilsin yok hâlinden
    varlıklı olan, yoksulun ne denli sıkıntı içinde bulunduğunu bilmez.
  • *** yerini bilmeyen, yılda bir kat urba eskitir
    hangi alanda çalışabileceğini önceden iyi kestirememiş olan kişi sık sık yer ve iş değiştirme yüzünden hayli zarar görür.
  • *** yiyen bilmez, doğrayan bilir
    bir iş yapılırken ne kadar güçlük çekildiğini, o işi başarmış olan bilir; başarılmış olan bu işten yararlanan bilmez.
  • *** yol bilen kervana katılmaz
    bir işi kendi başına yapabilecek olan başkalarının yardımına gerek duymaz.
  • *** yol bilenle yürüyen, yorulmaz
    bir işi yoluyla, yöntemiyle yapan kolay yapar.

Bin Bilsen De Bir Bilene Danış:

ANAFİKİR: Bir işe başlamadan, mutlaka o işi bizden daha iyi bilene danışmalıyız.

İnsanın her şeyi bilmesi mümkün değildir. Bir konuda ise çok şey bilebilir. Ancak bildiği de hiçbir zaman, o konuda bulunan bilgilerin hepsi olamaz. Kendisinin bilmediğini bilen bir başkası olabilir. Erdemli insan, bilgisinin ölçüsünü bilen, bilmediklerini öğrenmeye çalışandır. Bu nedenle bir konuyu bizden daha iyi bildiğine inandığımız kişilerin düşüncelerini almamız, yapacağımız işin sağlıklı olması için gereklidir.


Yorum yapılmamış

Reply To İsimsiz oyuncu Cancel Reply