Dev İmparatorluk Osmanlı Devleti Neden Çöktü? Çöküşe Giden Yol

2

Osmanlı Devleti’nin çökmesinin sebepleri nelerdir? Devletin yıkılmasına giden yolda yaşanalar, yıkıma götüren sebepler nelerdir?

Osmanlı Devleti’ni yıkıma götüren birçok sebep vardır. Bunlar kimi zaman bağımsızlık isteyen azınlıklar, kimi zaman savaşlar, kimi zaman da sosyo-ekonomik meseleler olarak karşımıza çıkmaktadır. Bunlardan bazılarını anlatmaya çalışacağız.

Osmanlı Venedik

Osmanlı Devleti’nin “Dağılma Dönemi,1792 tarihli Yaş Antlaşması ile başlar, 30 Ekim 1918 tarihinde imzalanan ve Osmanlı Devleti’nin fiilen sona erdiği antlaşma olan Mondros Ateşkes Antlaşması’na kadar devam eder.

19. YÜZYILDA OSMANLI DEVLETİNİ SARSAN OLAYLAR

  • 1. Sırp isyanı (1804)
  • 2. 1806-1812 Osmanlı-Rus Savaşı ve Bükreş Antlaşması
  • 3. Yunan İsyanı
  • 4. 1828-1829 Osmanlı-Rus Savaşı ve Edirne Antlaşması
  • 5. Mısır Valisi Kavalalı Mehmet Ali Paşa’nın isyanı
  • 6. Kırım Savaşı(1853-1856)
  • 7. 93 Harbi (1877-1878 Osmanlı-Rus Savaşı)

Şimdi yukarıda sayılan meseleleri fazla detayına inmeden anlatmaya çalışalım.

1806-1812 OSMANLI-RUS SAVAŞI:

Osmanlı Devleti Rusya ile Bükreş Antlaşması’nı imzalayarak savaşı sona erdirdi.

  • 1. İki devlet arasında Tuna Nehri sınır olacak.
  • 2. Ruslar Beserabya hariç işgal ettiği yerleri geri verecek.
  • 3. Sırplara bazı haklar verilecekti.

YUNAN İSYANI

1821’de Mora’da başlayan isyan kısa sürede büyüdü. Osmanlı hükümeti Mısır Valisi Mehmet Ali Paşa’dan yardım istedi. M. Ali Paşa yardım karşılığında II. Mahmut’tan Mora ve Girit valiliklerinin kendisine verilmesini istedi. Osmanlı ve Mısır donanması isyanı bastırdı ve Navarin Limanı’na çekildi. Ancak Yunan isyanının bastırılması Batılıların işine gelmedi. İngiltere, Fransa, Rusya ve Avusturya Osmanlı Devleti’ne kesin uyarı vererek Yunanistan’a bağımsızlık verilmesini istediler. Bu istek reddedilince Osmanlı ve Mısır donanmasını Mora yarımadasının Navarin Limanı’nda yaktılar. Rusya Osmanlı’ya savaş ilan etti.

1828-1829 OSMANLI-RUS SAVAŞI

Savaş Rusya’nın saldırısıyla başladı, ancak Osmanlı Devleti böyle bir savaşa hazır değildi. Çünkü:

  • 1. Donanması Navarin’de yakılmıştı.
  • 2. 1826’da Yeniçeri Ocağı kaldırılmış, Asakir-i Mansure-i Muhammediye Ordusu yeni kurulmuştu.
  • 3. Yunan Ayaklanmasından dolayı bütün Avrupa Osmanlı’nın karşısındaydı.

Rusların ilerleyerek doğuda Erzurum’a, batıda Edirne’ye kadar gelmeleri üzerine Osmanlı Devleti barış istedi. Rusya’yla Edirne Antlaşması imzalandı.(1829)

EDİRNE ANTLAŞMASI (1829)

  • 1. Eflak-Boğdan ve Sırbistan’a özerklik verildi.
  • 2. Yunanistan bağımsız olacaktı.
  • 3. Rus ticaret gemileri boğazlardan geçebilecekti.
  • 4. Prut Nehri sınır olacaktı.
  • 5. Osmanlı Devleti savaş tazminatı verecekti.

MISIR MESELESİ-MISIR VALİSİ MEHMET ALİ PAŞA’NIN İSYANI

II. Mahmut Mehmet Ali Paşa’yı görevden almak için hazırlanırken Mehmet Ali Paşa’nın oğlu İbrahim Paşa, üzerine gönderilen padişah kuvvetlerini yenerek Konya’ya ilerledi. Bu zor durum karşısında padişah yabancı devletlerden yardım istedi. İngiltere ve Fransa bu isteğe kayıtsız kaldılar. II. Mahmut son çare olarak (denize düşen yılana sarılır diyerek) Rusya’dan yardım istedi. Bir Rus donanması İstanbul boğazını geçerek Büyükdere önlerine demirledi. Osmanlı Rus yakınlaşması İngiltere ve Fransa’yı telaşlandırdı. Hemen devreye girerek Mehmet Ali Paşa’ya baskı yaptılar. Bunun üzerine Mehmet Ali Paşa ile II. Mahmut arasında Kütahya Antlaşması imzalandı.(14 Mayıs 1833)

KÜTAHYA ANTLAŞMASI (14 MAYIS 1833)

  • 1. Mehmet Ali Paşa’ya Mısır ve Girit valiliklerine ek olarak Suriye valiliği de verilecek.
  • 2. Oğlu İbrahim Paşa’ya da Cidde valiliğine ek olarak Adana Muhassıllığı (O bölgenin vergilerini toplama hakkı) verilecek.

HÜNKAR İSKELESİ ANTLAŞMASI (8 TEMMUZ 1833)

  • 1. Osmanlı bir saldırıya uğrarsa Ruslar asker ve donanma gönderecek, ancak masrafları Osmanlı ödeyecek.
  • 2. Rusya bir saldırıya uğrarsa Osmanlı boğazları kapatacak. (İngiltere ve Fransa’ya karşı)
  • 3. Bu antlaşma 8 yıl sürecek.
Önemi
  • 1. Rusya bu antlaşmayla boğazlar üzerinde büyük avantaj sağlayıp, Karadeniz’deki güvenliğini artırmış oldu.
  • 2. Bu antlaşmayla Boğazlar Meselesi ortaya çıkmıştır.
  • 3. Bu antlaşma Osmanlı’nın boğazlar üzerindeki egemenlik haklarını tek başına kullandığı son antlaşmadır.

II. MAHMUT DÖNEMİNDE ASKERİ ALANDA YAPILAN ISLAHATLAR

  • 1. Alemdar Mustafa Paşa, Nizam-ı Cedit ordusunun yerine Sekban-ı Cedit Ordusunu kurdu.
  • 2. II. Mahmut Alemdar Mustafa Paşanın öldürülmesi üzerine Sekban-ı Cedit’in yerine Eşkinci Ocağı’nı kurdu.
  • 3. 1826’da Yeniçeri Ocağını kaldırarak (Vakayı Hayriye Olayı da denilir) yerine Asakir-i Mansure-i Muhammediye Ordusu kuruldu.
  • 4. Yeni kurulan Asakir-i Mansure-i Muhammediye Ordusu tümen, tabur, bölük gibi birliklere ayrıldı. Eğitimi için Prusya (Almanya)’dan subaylar getirildi. Avrupa’ya subaylar gönderildi.

Yapılan yeniliklerin, devletin yıkılmasını geciktirmiş olsa da önleyemediğini hep beraber görmekteyiz. O halde ıslahatların sürekli olması, uygulanabilir olması kadar günün şartlarına uygun olması da dikkate değerdir.

Tanzimat Fermanı

Tanzimat Dönemi (1839 -1876):

Bu ferman, Türk aydınlarının Fransa’ya giderek yenilikleri ülkeye tanıtması açısından büyük öneme sahiptir.

Tanzimat Fermanı (Gülhane-i Hatt-ı Hümayun) (1839):

Boğazlar ve Mısır sorununda Avrupa devletlerinin desteğini almak ve azınlıklara imtiyaz verme baskılarına son vermek amacıyla Abdülmecit zamanında Dışişleri Bakanı Mustafa Reşit Paşa tarafından hazırlanmış ve Gülhane parkında okunmuştur. Tanzimat Fermanı ilk kez padişahın üzerinde bir kanun gücü olduğunu göstermiştir. Bir hukuk devleti olma yolunda önemli bir adımdır, anayasacılık hareketi başlamıştır.

Maddeleri:

Halkın can, mal ve namus güvenliği sağlanacaktır. Askerlik, vatan hizmeti haline getirilmiş, askere alma ve terhis işlemleri belirli kurallara göre yapılacaktır. Vergiler, herkesin gelirine göre alınacaktır. Kanunlar herkese eşit uygulanacak ve mahkemeler açık olacak Herkese mal, mülk, edinme ve istediği gibi tasarruf hakkı sağlanacak. Rüşvet ve iltimas önlenecek.

Tanzimat Dönemi Yenilikleri:

Islahat Fermanı ilan edilmiştir (1856). İl genel meclisleri kurulmuştur, iltizam yolu ile aşar vergisi toplama usulü kaldırılmış, maliye bakanlığı tarafından toplanması kararlaştırılmıştır. Cizye miktarının belirlenmesi işi patrikhaneye verilmiştir. İlk kâğıt para basılmıştır. İlk dış borç İngiltere’den alınmıştır, ilk demiryolu hattı kurulmuştur (İzmir – Aydın hattı). İlk telgraf okulu açılmıştır. Eğitim bakanlığı kurulmuş, okullar ilk, orta, lise ve yüksekokul diye kısımlara ayrılmıştır. Öğretmen okulları ve mülkiye mektebi açılmıştır. Kız öğrenciler ilk kez okullara alınmıştır. Şer’i kanunların yanında Avrupai tarz kanunlar yapılmış bu da hukukta ikilik ortaya çıkmasına sebep olmuştur.

Islahat Fermanı (1856) :

Kırım Savaşı’nın sonunda 1856’da Paris’te toplanan barış konferansına sunulmuştur. Ferman daha çok Hıristiyan azınlığa ve onların haklarını, ayrıcalıklarını genişletmeye yöneliktir.

Maddeleri:

Din ve mezhep özgürlüğü sağlanacaktır. Okul, kilise, hastane gibi binaların tamiri ve yeniden inşası sağlanacaktır. Hıristiyan ve Yahudi azınlığı küçük düşürücü sözler yasaklanmıştır. Hıristiyan azınlıklara devlet memurlarına ve çeşitli okullara girme imkânı verilmiştir. Mahkemelerin açık yapılması, herkesin kendi dinine göre yemin etmesi, hapishanelerin ıslahı ve kanunların azınlıkların diline çevrilmesi kararlaştırılmıştır. İşkence, dayak ve angarya kaldırılmıştır. Vergiler herkesin gelirine göre alınacaktır. Azınlıklara bedelli askerlik getirilmiştir. Hıristiyanlar da il genel meclisine üye olabileceklerdir. Yabancılara da vergilerini vermek şartıyla mal mülk sahibi olma imkânı verilmiştir. Azınlıklara da banka, şirket, okul açma imkânı verilmiştir.

I. MEŞRUTİYET DÖNEMİ (1876)

Balkan bunalımını görüşmek üzere İstanbul Konferansı toplandığı esnada Avrupa devletlerinin iç işlerimize karışmasını engellemek için 23 Aralık 1876’da Osmanlıcılık fikrini savunan Jön Türklerin gayretleriyle Kanun-i Esasi ilan edilerek Meşrutiyet Dönemi başlamıştır. Meclis-i Ayan ve Mebusan olmak üzere iki tane meclis açılmıştır. Ayanlar meclisi üyeleri padişah tarafından seçilir ve ölene kadar üye kalırlar. Meclis-i Mebusan üyeleri 50.000 kişide 1 olmak üzere halk tarafından seçilir. Anayasaya göre yürütmeden padişah ve hükümet, yasamadan meclis sorumludur. Fakat son söz padişahındır. Hükümet padişaha karşı sorumludur. Padişahın meclisi açma kapatma yetkisi vardır.

II. MEŞRUTİYET DÖNEMİ (1908)

İttihat ve Terakkiciler’in baskıları sonucu II. Abdülhamit 1908 Reval Görüşmeleri sırasında meşrutiyeti yeniden ilan etmiştir. Türkçülük fikri devlet üzerinde etkili olmaya başlamıştır. Birtakım yeniliklerle yürürlüğe giren anayasaya göre padişahın meclisi açma-kapatma yetkisi sınırlandırılmış, hükümet meclise karşı sorumlu hale gelmiş, devlet kademelerine gelebilmek için Müslüman olma şartı kaldırılmıştır. 31 Mart Vak’ası (13 Nisan 1909) İttihat ve Terakki yönetiminden memnun olmayanlar ve muhalifler isyan etmişler, Selanik’ te oluşturulan Mahmut Şevket Paşa komutasındaki hareket ordusu gelerek isyanı bastırmıştır.

Ülkelerin kalıcı olmaları kendilerini yenileyebilmelerine bağlıdır. Bununla birlikte ekonomik güç her zaman kalıcılığı sağlamada büyük bir etkendir.


2 yorum

  1. mehmet selim polat on

    BEN OSMANLI TORUNUYUM.93 MAHACİRİYİM.BANA KARA PAPAK TÜRKMEN DERLER.MÜSLÜMANIM.ATAM OSMANLIDIR.

Bir Yorum Yazmak İster misiniz?