Bir Zamanların Parlak Yıldızlarının Şimdiki Halleri Nasıl? Ne Haldeler? – 4

0

Bir zamanların parlak yıldızları neredeler serisinin 4. kısmı. Bir çoğumuzun çocukluk yıllarının fenomeni olan bir çok ünlü sanatçının günümüzdeki halleri.

Serinin 3. Kısmı İçin Buraya Tıklayınız

Salih Güney – 77’sinde bile çetin ceviz

Salih Güney

Yeşilçam’ın gelmiş geçmiş en yakışıklı oyuncularındandır Salih Güney. Devlet Konservatuarı Tiyatro Bölümü mezunu olan muhteşem oyuncunun yer aldığı her sahne seyirciyi mest eder. Mimiklerine ve jestlerine öyle bir anlam katar ki farkına varmadan büyüsüne kapılırsınız. 1943 Adana doğumlu oyuncu ünlü Dormen Tiyatrosu’nda tiyatro kapanana kadar oyunlarda rol adlı. Sinemaya geçişi de yine Haldun Dormen’in sayesinde oldu, onun yönettiği “Bozuk Düzen” filmiyle 1965’te ilk filminde oynadı ve onu yüzlercesi takip etti. Şimdilerde Çeşme’de sakin bir hayat sürüyor. Genç görünümüyle 77 yaşında olduğuna inanmakta güçlük çektiğimiz Salih Güney’in kırmızı çizgisiyse diziler. Bölümlerin çok uzun olduğuna dikkat çeken efsane oyuncunun bu ilkesine saygı duysak da keşke yine filmlerde oynasa diyoruz.

Ayten Gökçer – Kuğu 80’inde de Kuğudur

Ayten Gökçer

Sahnede kuğu gibi süzülmesinin arkasında Ankara Devlet Konservatuarı’nda aldığı bale eğitimi olan Ayten Gökçer 1940 İstanbul doğumlu. Hayat verdiği karakterlerini oynarken bakışlarının gücünü kullanmayı çok iyi bilen Ayten Gökçer’in kariyerinde yok yok. Tiyatro, sineme ve dizi oyunculuğuna ek olarak tiyatro yönetmenliği de yapmış. Yine oyuncu olan eşi Cüneyt Gökçer’le büyük bir aşkla evlenen ve bu aşkı 47 yıl hiç sönmeyen Ayten Gökçer eşinin kaybından sonra gazetede yayınladığı ölüm ilanında “Cüneyt’im, hiç ayrılmadık, buluşmak üzere” yazarak yaşadığı acıyı hepimizle paylaştı. Eşinin ölümünün ardından sanat hayatından uzaklaşan ve sadece 2017 yapımı “İstanbul Kırmızısı” filminde oynayan bu narin oyuncuyu beyaz perdeye geri dönmeye ikna edecek projeleri heyecanla bekliyoruz.

Göksel Arsoy – Altın Çocuk 83 yaşında

Göksel Arsoy

Yeşilçam yıllarında Belgin Doruk denince akla Göksel Arsoy gelirdi, Göksel Arsoy denince de Belgin Doruk. Birlikte o kadar çok filmde başrolü paylaştılar ve öyle bir bağımlılık yarattılar ki, yönetmenler risk almayıp çoğu filmde ünlü ikiliyi değiştirmedi. Eski filmlerine hiç denk gelmediyseniz, size izlemeniz için kadın izleyicilerin onu nasıl tanımladıklarını söyleyelim ki, ilginizi çekelim: “Bize aşkı öğreten adam”! Yetenekleri sadece sinemayla sınırlı olmayan aşk ikonunun müziğe olan yatkınlığına bir de amcası ünlü Türk Klasik Müzik bestekârı Yesari Asım Arsoy eklenince albüm çıkarmasa olmazdı. Yüzlerce filme ek olarak iki de albüm çıkaran 1936 Kayseri doğumlu Göksel Arsoy’un ayrıca sporla da çok haşır neşir olduğunu ve 2018’de de otobiyografisinin yayımlandığını şuraya yavaşça bırakalım.

Serpil Çakmaklı – 57’sinde bomba gibi

Serpil Çakmaklı

Serpil Çakmaklı’nın 80’lere damga vuran ikonik bir saç stili vardı. Saçlarını yüzünün iki yanından öyle bir geri çekerdi ki, gözleri ve kaşları iki paralel çizgiye dönüşürdü. O dönem birçok genç kızın uyguladığı bu yöntem gözleri güzel göstermede oldukça başarılı olsa da inanılmaz bir baş ağrısına sebep olduğunu söyleyelim. 1962 Eskişehir doğumlu efsane esmer güzeli bir dizide rol aldıktan sonra keşfedilip yüzlerce filmde oynadı, 4 tane de albüm çıkardı. 2000’li yılların başından beri ekranlardan uzak duran Serpil Çakmaklı duyduğumuza göre hem bir filmde rol almaya hem de yapımcılık yapmaya hazırlanıyor. Spora ve genetik mirasına borçlu olduğu bomba gibi fiziğiyle yeniden aramıza dönecek olmasına çok sevindiğimizi de belirtelim.

Teoman – Karanlıklar Prensi 52 yaşında

Teoman

1967 Beyoğlu/İstanbul doğumlu Teoman, ilhamını da hep Beyoğlu’ndan aldığını söyler. Boğaziçi Sosyoloji mezunu olan asi rockçının asıl adı Fazlı Teoman Yakupoğlu. Müzik dünyasına 90’ların sonunda giriş yapıp müzik listelerinde 1 numarada yer almaya başlasa da, fenomene dönüşmesi 2000 yılında oldu. Ve bir nesil ne zaman bunalıma girse onunla teselli buldu. Söz ve bestelerindeki hüzün, isyan ve karanlık, bir neslin isyanını dışa vurma biçimine dönüştü. İçinden ne geliyorsa onu yaptığı için medyanın takip etmeyi en çok sevdiği isim oldu. 2011’de müziği bıraktığını duyurdu. 2012’de müziğe geri döndü. Son açıklamasında 2020’yi yarı-emekli geçirmek istediğini söylemiş ve herkesi korkutmuştur. Teoman müziği bıraksa da müzik Teoman’ı bırakmaz diyor ve konserlerine devam ettiğini duyuyoruz efenim.

Itır Esen – Masum Güzellik 63 yaşında

1956 İstanbul doğumlu Itır Esen çoğu sinemasever tarafından Yeşilçam’ın tartışmasız en güzel kadını ilan edilmiştir. Gerçekten de sapsarı saçları ve kocaman mavi gözleriyle rol aldığı tüm filmlerde baş döndürmüştür. Narin ve masum güzelliği ona Halit Refiğ’in 1975 yılında televizyon için çektiği Aşk-ı Memnu dizisinde Nihal rolünü kazandırmıştır. 70’li yıllarda Yeşilçam filmlerinde oynadıktan sonra 2000’li yıllara kadar hiçbir projede yer almamıştır. Daha sonra “Sis ve Gece” gibi önemli sinema filmleri de dahil olmak üzere birçok film ve dizide rol almıştır. Yılların güzelliğine daha da çok anlam kattığı usta oyuncu ayrıca senaristlik de yapmıştır. Bizleri kendisinden mahrum bırakmaması ve yeni projelerle karşımıza çıkmaya devam etmesi en büyük dileğimizdir.

Rüştü Asyalı – Keloğlan 73 yaşında

Tiyatro ve sinema oyuncusu, yönetmen, rejisör, senarist, seslendirme sanatçısı, Devlet Tiyatroları’nın pek çok bölümünün eski genel başkanı. Tüm bunların tek bir insanda toplanması inanılmaz geliyor değil mi? 1947 Elazığ doğumlu Rüştü Asyalı Ankara’da Halk Evleri tiyatro kurslarıyla bu serüvene başlamış. Ankara Radyosu’nda çocuklar için seslendirdiği Keloğlan tiplemesi o kadar beğenilmiş ki bu halk masal kahramanını dört ayrı sinema filminde canlandırmış. Adeta gök gürültüsü gibi kükreyen gür sesini duymadıysanız çok şey kaçırıyorsunuz. 73 yaşında hala sanatla iç içe olan Rüştü Asyalı Başkent İletişim Akademisi’nde Diksiyon ve Seslendirme dahil, birçok dalda ders veriyor. Ona göre: “Sanat, insanı insan kılar. Sanat, insanın insanlaşmasında onun elinden tutan, değişik dünyalara götürerek onu aydınlatan ve güzelliklerle tanıştıran bir olgudur.”

Engin Çağlar – Yeşilçam’ın Beyefendisi 80 yaşında

Yılda birkaç yüz filmin çekildiği Yeşilçam döneminde Engin Çağlar’ın 1970 yılında 13 filmde oynadığını söylersek ne demek istediğimizi anlatmış oluruz. 1940 İstanbul’da doğan ve asıl adı Çağlar Övet olan sanatçı Almanya’da iç mimarlık okumuş. Ekrem Bora dahil birçok Yeşilçam yıldızıyla arkadaş olan Engin Çağlar sinemaya geçiş yapmak istemiş. Ses Dergisinin yarışmasını kazanıp “sadece başrolde oynarım” demiş ve öyle de yapmış. En son 2015’te oynadığı “Bitmeyen Aşk” filmine kadar yüzlerce filmde rol alan Engin Çağlar, komşusunun kızına aşk olmuş. Türkiye ve Avrupa güzeli Filiz Vural’la yaklaşık 50 yıldır evliler ve hala tanıştıkları mahalledeki aile apartmanında yaşıyorlar. Sağlam fiziğiyle yıllara meydan okuyan Engin Çağlar’ı yeni rollerde görmek ne güzel olur.

Murat Soydan – Jönümüz 80’i devirdi

Birçok Yeşilçam ustası gibi Murat Soydan da birçok yeteneğe sahip. 1940’da Lüleburgaz’da doğan oyuncu, bir dönem Lüleburgaz sporda top koşturan başarılı bir futbolcu geçmişine sahip. Üniversite için İstanbul’a geldiğinde bir yandan da Konservatuarda Türk musikisi eğitimi almış ve sesi çok güzel. O dönem sinemaya geçiş kapısı olan dergi yarışmalarından Perde dergisinin yarışmasını kazanarak sinemaya başlayan yakışıklı oyuncu Türkay Şoray ve Hülya Koçyiğit’le birçok filmde başrol oynadı. 200’ün üzerinde film ve dizide oynadı ve 1972’de Altın Portakal En İyi Erkek Oyuncu Ödülü’nü kazandı. 2016 yılında yaşamının ve filmlerinin anlatıldığı kitabı yayımlandı. Kudretli duruşundan hiçbir şey kaybetmeyen Murat Soydan şimdilerde geniş ailesiyle vakit geçiriyor. Bizlerse onu yine dev ekranda görmeye can atıyoruz.

Can Gürzap – 75 yaşında yola devam

Küçük yaşlarda sanatçı babasından almaya başladığı oyunculuk eğitimi ve konservatuarda tiyatro eğitimine bir de Londra Central School of Speech and Drama’da aldığı ses eğitimi eklenince oyuncu, yazar, yönetmen ve eğitmene dönüşmesi kaçınılmaz olan usta sanatçı 1944 İstanbul doğumlu. İstanbul Devlet Tiyatrosu’nun kurucu müdürü de olan Can Gürzap birçok önemli tiyatro oyununda oynadı ve yönetti. Sinema filmleri ve televizyon dizilerinde de rol alan Can Gürzap’ın dile olan hakimiyeti ona Türkçeyi En İyi Kullanan Tiyatro Sanatçısı ödülünü de getirdi. 3 kitabı yayımlanan sanatçı günümüzde diksiyon ve etkili konuşma atölyeleri yapıyor ve İstanbul Devlet Tiyatrosu’nda bu sezon yeni bir oyunun yönetmenliğini yapıyor. Yeni oyuncuların mutlaka örnek alması gereken ustayı ayakta alkışlıyoruz.

Serinin 3. Kısmı İçin Buraya Tıklayınız


Bir Yorum Yazmak İster misiniz?